4 Temmuz 2010 Pazar

KALBİMİN SARA'YLARI SENİN


İker Casillas'la aynı yaştayız. Bizim jenerasyondan yani. Zaten nadir kaldı böyle isimler de. Belli bir süre sonra futbolcuların yaş ortalamasının sizden küçük olduğunu anladığınızda o zaman yaşlılık psikolojisine giriyorsunuz zaten. Velhasılı kelam, benim liseyi bitirip üniversite derdin düşmemle, Casillas'ın formayı Cesar'dan aldığı günler hemen hemen birbirine denk gelmekte.
Hayat Madrid'de farklı, İstanbul'da farklı elbette. Casillas'la kıyaslayacak değilim kendimi. O eline eldiveni geçirdi, biz de mikrofonu zamanı gelince.
Fakat futbolcu olunca, evinizin pembe panjurlu olma ihtimali de daha fazla oluyor haliyle. Diğer etkenleri de sayabiliriz tabii. Usta yorumcu Mirkelam ne güzel söylemiş;
Hayat insana her an gülmüyor, hemen bir sevgili vermiyor
Casillas için durum öyle değil tabi. Öyle bir sevgili yaptı ki kendine, Güney Afrika'lara bile gitse O'nu yalnız bırakmayacak türden hem de. İlk maçta alınan İsviçre mağlubiyeti'nin ardından sadece 1 gol gördü kalesinde ve bir de penaltı kurtardı Saint Iker. Artık Sara Carboneri nasıl kamufle olduysa, dikkatini dağıtamadı bu sefer. Maçtan sonra da ilk kutlayan elinde mikrofonuyla hanım ablamız olmuş zaten. İyi güzel de, o dil ne öyle?

1 yorum:

alperenash dedi ki...

m"açtan sonra el ele, hep beraber tribüne" imajı vermeye çalışmış ablamız..