20 Mart 2010 Cumartesi

DİL ÇIKARMA ÇOK AYIP


Hayatındaki ilk maçına henüz 9 aylıkken dedesinin kucağında, üstelik Camp Nou tribünlerine giden -izleyen demeyelim o kadar da değil- birinin bundan güzel bir hatırası olamaz elbette. Bugün de West Ham'a karşı yazdı golünü penaltıdan. Arkasına CESC yazdıracağım bir formam olacak ama takımına karar veremedim henüz. Arsenal mi, yoksa İspanya milli takımı mı? Yoksa biraz daha bekleyip Barcelona forması alıp bir taşla iki kuş mu vursam?

ŞİMDİ REKLAMLAR


İtalya 90; bizim jenerasyonun dünyaya açılması anlamında, futbolla kafayı bozmuş, Şampiyon Kulüpler Kupası'nda o yaşta yarı final görmüş, 103 gollü şampiyonluklara tanıklık etmiş, Metin-Ali-Feyyaz'ın altın çağında ekrana kilitlenmiş, Trabzonspor'un ligde ve Avrupa'da kök söktürdüğü yurdumuzda dünya futboluna açılan bir pencereydi. Ülkelerin futbol takımlarına milli takım dendiğini o dönemler yeni yeni idrak eden ben, çok şükür ki 8-0'lık İngiltere hezimetleri sırasında topa bop demekle meşguldüm.

Dedik ya İtalya 90 farklıydı bizim için. Zenga'yı bile saçları, her maçta taktığı zinciri ve bitmeyen sakızıyla özdeşleştiren ben, O Gaziantespor'a geldiğinde bir türlü ısınamamıştım. Unutulmayan maçlardan biri de o maça kadar gol yemeyen Zenga'nın, Arjantin'le penaltılara kalındığında Hayrettin misali kumbaraya döndüğü o yarı final maçıydı. Aldo Serena penaltı noktasına doğru yöneliyor, kalede o maçta adını ilk kez duyduğumuz Sergio Goycochea var. Bir Quilmes reklamı. Gerisini İtalyan spikerden dinleyelim. video

AYAĞA DİKKAT HOCAM


O kramponun görüntü yapışması değil de gerçekten kritik bölgeye gelmesi halinde Gilardino'yu değil sedyeye, direkt ameliyathaneye almaları lazımdı.

ADAM GİBİ ADAM GUARDIOLA


Aslında fotoğraf herşeyi o kadar güzel açıklıyor ki. Rakiplik düşmanlık değil. Biz buralarda birbirimizi yerken Avrupa arenasında futbolun da, insanlığın da en büyük derslerini kaçırıyoruz. Düşmüşüz bir şampiyonluk hevesine, o atıldı mı, bu ne kadar ceza aldı, Yılmaz Vural aslında büyük hoca falan filan feşmekan... Şu fotoğrafta; Guardiola'nın sempatikliğine, Cristian Molinaro'nun yüz ifadesine bakar mısınız? Güzellikler çok da uzağımızda değil. Ama istediğimiz sürece...

17 Mart 2010 Çarşamba

O TUTTGART BU TUTTGART STUTTGART


Alman ekibinin Barcelona'ya rakip olamayacağı kura çekildiğinden beri bilinen bir gerçekti zaten. İlk karşılaşmanın ardından Barcelona'nın bu maçı Camp Nou'da eze eze alacağı beşikteki bebeğin bile teminat verebileceği bir hadiseydi. Zaten kadronda Messi varsa, insanüstü sınırları aşabileceğin gün gibi aşikar. O; İsviçreli bilim adamlarının incelemesi, Norveçli balıkçıların tavsiye etmesi gereken bir dünya yıldızı. Barcelona her ne kadar milyon dolarlık isimleri kadrosunda barındırsa da, gollerin altyapıdan gelen isimlerden olması da geceye not düşülecek ilginç bir detaydı.

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE


Ne denilebilir ki? Onlar canını siper etmiş bu kutsal topraklara. Genç yaşta eşini, işini bırakıp koşmuşlar cephelere. Öyle bir nesil ki şehit düştü Çanakkale'de.
Mehmet Akif ne güzel söylemiş;
Asım'ın nesli diyordum ya
Nesilmiş gerçek
İşte çiğnetmedi namusunu
Çiğnetmeyecek...

Kanlarıyla ülkemin topraklarını sulayan şehitlerimize selam olsun. Ruhları şad olsun.

MARABA TELEVOLE

MUTLULUK


Söylenesi bir şey yok, izlenesi sebep çok...

REAL MADRID'TEN GİDENLER

Belki biraz geç oldu ama aklıma gelmişken yazmak istedim. Sezon başında kadrosunda bir anlamda temizleme operasyonuna giden Real Madrid Şampiyonlar Ligine Lyon karşısında veda etti ve Kaka, Ronaldo gibi transferler tartışılmaya başlandı. Aslında gidenlere de göz atmak lazım. Gittikleri yerde neler yapıyorlar diye.
Arjen Robben: Bayern'de 13 gol attı 7 asist yaptı ve Şampiyonlar Liginde Fiorentina karşısında ikinci maçın yıldızı olarak son 8' kalmasını sağladı.
Wesley Sneijder: Çok fazla şey söylemeye gerek yok. Chelsea karşısında Stamford Bridge'de kazanılan maçta orta sahada yaptıklarıyla kalitesini gösterdi.
Gabriel Heinze: Marsilya Fransa Liginde liderin 3 puan gerisinde. Daha önemlisi Şampiyonlar Ligi gruplarında takım adına kritik gollere imza attı. UEFA Avrupa Liginde Benfica karşısında takımın en önemli kozu olacak.
Javi Garcia & Javier Saviola: Yıllar sonra Benfica Portekiz'de şampiyonluğa koşarken, Javi Garcia orta sahadai Saviola'da gol yollarında etkili oyun sergiliyor. Saviola toplamda 34 maçta 19 gol attı.
Gidenlerden Hamburg'a yeni transfer olduğu için van Nistelrooy'a ve takımdan gitmeleri hayırlı olan Michel Salgado ve Milan'da da aradığını bulamayan Huntelaar'la ilgili birşey söylemek istemiyorum...

15 Mart 2010 Pazartesi

BABA!!! BÜYÜKSÜN!!!


33 yaşındaki delikanlının Milan'ı kaçıncı kurtarışı ben sayamadım artık. Evet 90 artılarda gelen goller özeldir ama bu gol de güzel be kardeşim. Hani iki katı sevinesi geliyor insanın.
FORZA MILAN!!!