champions league etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
champions league etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2009 Pazar

ŞAMPİYONLAR LİGİ MD #4 ÖNCESİ


* Camp Nou'da oynanan Barcelona-Rubin Kazan karşılaşmasının 2. dakikasında 35 metreden attığı golle Rubin Kazan'ı 1-0 öne geçiren Aleksandr Ryzantsev daha önce hiç bir maçta uzaktan şut çekme girişiminde bulunmamış.
* Arsenal'in Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı son 24 maçında sadece 1 mağlubiyeti var. Geçtiğimiz sezon Manchester United'a 2-1 yenilmişlerdi.
* Stuttgart'ın kalecisi Jens Lehmann 10 Kasım'da 40 yaşına basacak. Lehmann aynı zamanda Güney Afrikalı bir teknik adamın genç bir futbolcuyu takip ettiği, dünya kupası konulu bir filmde rol alıyor.
* Fiorentina'nın genç futbolcusu Stevan Jovetic kendisine efsane isim Gabriel Batistuta'yı örnek aldığını açıkladı.
* Real Madrid Ronaldo’nun oynamadığı son 5 maçta sadece 1 kez kazandı.

24 Ekim 2009 Cumartesi

ŞAMPİYONLAR LİGİ MD #3'ÜN ARDINDAN


* Gökdeniz Karadeniz, Galatasaraylı Cihan Haspolatlı'nın ardından (13 Kasım 2002), 7 yıl sonra Camp Nou'da gol atan ilk Türk futbolcu oldu.
* Zlatan Ibrahimovic Barcelona formasıyla Avrupa kupalarındaki ilk golünü bu hafta Rubin Kazan'a karşı kaydetti.
* Inter namağlup fakat grupta son sırada yer alıyor.
* 3. maçlar sonunda 3'te 3 yapan 4 takım var. Sevilla, Lyon, Chelsea ve Manchester United.
* Macaristan’da yeni bir rekora imza atıldı. Debreceni-Fiorentina karşılaşmasında bir Şampiyonlar Ligi maçında ilk kez 10 dakikada 3 gol kaydedildi.
* Antonio Valencia Manchester United formasıyla ilkleri yaşadı. Geçtiğimiz hafta Premier Lig'de ilk golüne imza atan futbolcu, bu kez de CSKA Moskova filelerini havalandırarak Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk golünü kaydetti.
* Glasgow Rangers iki kez üstüste kendi sahasında 1-4 mağlup olarak (Sevilla ve Unirea Urziceni) kırılması güç bir rekora imza attı.
* Bordeaux-Bayern Münih maçında futbol adına her şey vardı. 3 gol, 2 kırmızı kart, 2 kaçan penaltı.
* Raul Gonzalez Şampiyonlar Ligi'ndeki 66. golünü Milan ağlarına gönderdi.
* Real Madrid'i yıkan isim Milan'lı Pato attığı 2 golle Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk gollerine imza attı.
* Frank Lampard, Athletico Madrid maçında attığı golle Şampiyonlar Ligi'nde 11 maçın ardından goller tanıştı.
* Athletico Madrid'de kötü gidişatın faturası teknik direktör Abel Resino'ya kesildi. Takımın başına Quiqe Sanchez Flores getirildi.

17 Ekim 2009 Cumartesi

CHAMPIONS LEAGUE MD #3


*Didier Deschamps profesyonel futbolculuk yaşantısında kupayı Marsilya ile kazanmayı başarmıştı. Şimdi Marsilya'nın teknik direktörü olarak görev yapıyor.
* Sevilla ve Glasgow Rangers geçen sezon UEFA Kupası grubunda da karşı karşıya gelmiş ve maçı İspanyol temsilcisi 2-0 kazanmıştı.
* Rumen şampiyonu Unirea Urziceni'yi Ibrox'ta ağırlayacak olan Glasgow Rangers daha önce Rumen takımlarına karşı hiç kaybetmedi.
* Manchester United 2008 yılında penaltı atışlarıyla kupayı kazandığı Luzhniki Stadına CSKA Moskova maçıyla geri dönüyor.
* CSKA Moskova sahasında oynadığı son 6 Avrupa Kupası maçını kazanırken, Kırmızı Şeytanlar son 13 deplasman maçında kaybetmedi.
* Beşiktaş Alman rakiplerine karşı son 5 maçını da kaybetti.
* Real Madrid ve Milan toplamda 16 Avrupa kupası kazandılar.
* Real Madrid, Milan karşısında 11 maçın 9'undan galibiyetle ayrıldı.
* AZ Alkmaar'ın sahibi DSB Bank iflasın eşiğinde.
* Liverpool ve Lyon Avrupa kupaalarında şimdiye kadar hiç karşı karşıya gelmediler.
* Liverpool Fransız rakiplere karşı evinde oynadığı 11 maçın 9’unu kazandı.
* Marsilya'nın teknik direktörü Didier Deschamps ve golcüsü Fernando Morientes, 2004 yılında final oynayan Monaco'da birliktelerdi.

15 Ekim 2009 Perşembe

NASIL YANİ?


Fotoğraf Unirea Urziceni-Stuttgart maçından. Unirealı futbolcunun kim olduğunu çıkaramadım henüz. Yalnız O'nu bu hale getiren ne önemli olan nokta orası bence.
Not: Fotoğrafta photoshopun f'si bile yoktur (tuhaf bi cümle oldu ama neyse).

26 Eylül 2009 Cumartesi

ŞAMPİYONLAR LİGİ MATCHDAY 2



29 Eylül Çarşamba
E ACF Fiorentina 21:45 Liverpool FC
E Debreceni VSC 21:45 Olympique Lyonnais
F FC Rubin Kazan 19:30 FC Internazionale Milano
F FC Barcelona 21:45 FC Dynamo Kyiv
G FC Unirea Urziceni 21:45 VfB Stuttgart
G Rangers FC 21:45 Sevilla FC
H Arsenal FC 21:45 Olympiacos FC
H AZ Alkmaar 21:45 R. Standard de Liège

30 Eylül Perşembe
A FC Bayern München 21:45 Juventus
A FC Girondins de Bordeaux 21:45 Maccabi Haifa FC
B PFC CSKA Moskva 19:30 Beşiktaş JK
B Manchester United FC 21:45 VfL Wolfsburg
C AC Milan 21:45 FC Zürich
C Real Madrid CF 21:45 Olympique de Marseille
D APOEL FC 21:45 Chelsea FC
D FC Porto 21:45 Club Atlético de Madrid

* CSKA Moskova ile Beşiktaş tarihlerinde ilk kez karşılaşacak.
* Bayern Münih ve Juventus Şampiyonlar Ligi'nde 5’inci kez karşı karşıya gelecek. Galibiyetlerde Juventus’un 3-1’lik üstünlüğü bulunurken, Almanlar grup maçlarında iç sahadaki son mağlubiyetini 2004 yılında Juventus’tan almıştı.
* Eski Real Madrid'liler Gabriel Heinze ve Fernando Morientes bu kez Marsilya formasıyla Santiago Bernabeu'ya çıkacaklar.
* Kazan şehri tarihinde ilk kez bir Şampiyonlar Ligi maçına ev sahipliği yapacak.
* Liverpool geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi'nde deplasman maçlarında hiç maç kaybetmedi.
* Sevilla Glasgow Rangers'a konuk olacak. İspanyol ekibi, 2007 yılında UEFA Kupası'nı Glasgow'da kaldırmıştı.
* Glasgow Rangers kendi sahasında son 20 yıldır bir İspanyol takımını yenemedi.
* Arsenal geçen sezon yarı finalde kendi sahasında Manchester United'a kaybedene kadar 5 yıldır sahasında maç kaybetmiyordu.

17 Eylül 2009 Perşembe

NEREYE BİRADER?


Şampiyonlar Ligi maç değerlendirmeleri geliyor. Çok yakında...

16 Eylül 2009 Çarşamba

GECENİN SPİKERLERİ


FC INTERNAZIONALE MILANO-FC BARCELONA: Ertem Şener
LIVERPOOL FC- DEBRECENİ VSC: Cem Yılmaz
OLYMPIQUE LYONNAIS-ACF FIORENTINA: Nebil Evren
FC DYNAMO KIEV-FC RUBIN KAZAN: Serhan Hayat (S.H)
VFB STUTTGART-RANGERS FC: Sabri Ugan
SEVILLA FC-AFC UNIREA URZICENI: Aykut Aydın
OLYMPIACOS FC-AZ ALKMAAR: Erdem Ulus
R.STANDARD DE LIEGE-ARSENAL FC: Güney Mergen

15 Eylül 2009 Salı

HEDEF FİNAL


Şampiyonlar Liginde grup maçları heyecanı bu gece oynanacak maçlarla başlıyor. Hazır yeni bir turnuva başlarken aklıma nedeni belli olmayan ve sürekli yapılan bir açıklama geldi. Bir takım sezon başında iyi kurulduysa yani Avrupa Kupalarında iyi yerlere gelmek istiyorsa ya da şansının da yardımıyla bir anda kendisini çeyrek finalde bulduğunda o takımın teknik direktörü ya da başkanından şu açıklama gelir. '' Hedefimiz Final '' Neden Hedef final..... Şampiyonlar Liginde sadece grup maçlarından başlayan bir takım final maçına gelene kadar 12 maç, Avrupa Ligindeki bir takım ise play-off turundan başlayacağı macerada finale çıkmak için 16 maç oynamak zorunda kalıyor. Peki neden hedef final. E madem finale çıkacak kapasiteyi takımda buluyorsun neden finale çıkmakla yetiniyorsun, direk desene hedefimiz kupayı kazanmak....

27 Ağustos 2009 Perşembe

DUA OLAYI


Benjamin Balima ve Florent Rouamba. Sheriff Tiraspol'da oynuyorlar. İkisi de Burkina Faso'lu. Sepp Blatter'in dua açılımından etkilenmiş olacaklar ki,Olympiacos-Sheriff maçında takımlar sahaya çıkarken onlar sahayı sınırlayan çizgilerin dışında kalıp dualarını öyle yapmayı uygun görmüşler. Hani saha dışındayken ofsayta kalınmadığını görmüştük ama bunu belkide hiç kimse düşünememiştir şimdiye kadar.
Merak edenler için. Duaları kabul olmadı bu arkadaşların. Olympiacos maçı 1-0 kazanarak Şampiyonlar Ligi hanesiine yazdırdı ismini.

25 Ağustos 2009 Salı

TOPUN KARİZMASI GİDERSE


Eski topları hatırlarım. Futbol toplarını, hani şu 5'te devre 10'da biter maçlarında hunharca vurduğumuz toplar. Maç başlarken normal olan topun 10. golden sonra evrim geçirdiğini görürdük. Her seferinde üzerinden bir deri daha soyulurdu, aşınırdı, yıpranırdı. Çoğu dandik top, üzerinden sarkan deri parçasıyla ters yöne kavisler bile çizerdi. Az öyle gol yemedik zamanında.
Ama şimdi öyle değil ki. Teknoloji var. İnsan eli değmeden yapılıyor. Dikişsiz nakışsız üstelik. Bugün o tez de çürüdü.
Athletico Madrid-Panathinaikos Şampiyonlar Ligi Play Off 2. maçı. 16. dakikada Simao Sabrosa yerde kalıyor. Karar serbest vuruş. Alıyor topu eline ama o da ne. Topun yüzeyindeki deri kalkmış. Hakeme gösteriyor ''yırtıyorum bak sonra bıdı bıdı etme'' diye. Hakem Pieter Vink de ''yırt evladım onlardan daha çok var'' gibisinden yanaşıyor yanına.
Adidas bu sezon için üretmişti Finale'yi oysa. İlk maçta yırtılıp, çatlıyorsa bir daha gözden geçirsinler. Şampiyonlar Ligi bu, Avrupa'nın hatta dünyanın en büyük futbol organizasyonu. Maçlar 5'te devre 10'da bitmiyorki.

22 Temmuz 2009 Çarşamba

TOPU VER EVLADIM


Tarih 26 Şubat 2002. Şampiyonlar Ligi o zaman çift grup sistemiyle oynanıyor, inanılmaz zorlu maçlar, yoğun ve yorucu tempo. İki takımla katıldığımız Şampiyonlar Ligi serüveninde Fenerbahçe 0 çekmiş, Galatasaray ise D grubunda deplasmanda yendiği Nantes'ın ardından ikinci olmuş ve gruplara katılmaya hak kazanmış.
İkinci grup maçlarına buruk bir başlangıç yapmış Sarı Kırmızılılar ve Roma'dan son dakikada yediği golle berabere tamamlamış maçı. O beraberlik 6 maçın sonunda alınacak 5 beraberliğin habercisidir adeta. Liverpool ile deplasmanda Mondragon'un devleştiği maçta berabere kalır Sarı Kırmızılılar. Sıra Kırmızılar'dadır artık, onlar geleceklerdir Ali Sami Yen'e. Silik golcü Radu Niculescu ile 71'de öne geçer Galatasaray, fakat 79' da bir taç atışından gelen topa yaptığı vuruşla Heskey bu gole cevap verir.
Buraya kadar herşey normal. Ama o maçta top toplayıcılık yapan ve Riise'nin arkasında gördüğümüz Arda Turan, Riise'ye verdiği topla belki de farkında bile olmadan Galatasaray'ın yediği golün asistini yapar. İlginç olan bir diğer nokta da maçın hakemi Urs Meier'in gözlerinin önünde topun Riise'nin ayağından taça çıkması fakat İsviçreli hakemin atışı Liverpool'a vermesidir. Belki de Galatasaray o golü yemeseydi peşpeşe ikinci sezonunda çeyrek final oynayabilecekti.

CHAMPIONS LEAGUE #1

Şampiyonlar Ligi yaklaşıyor. Gerçi grup maçlarına daha 55 gün var ama biz o havayı erken soluyanlardanız. Klasik futbolcu deyimi olarak sadece önümüzdeki maçlara bakmıyoruz tabiki. Araştırma aşamaları, maçlara hazırlık, anlatım ve ekranlara taşıma gibi görevlerden ziyade geçmişi de unutmuyoruz. Spor servisinde yapılan futbol sohbetleri unuttuğumuz detayları hatırlamamıza sebep oluyor yani bir nevi hafıza tazeleme durumu.
Buraya da yansıtacağım artık zamanla unutulan, ama aslında hep hafızalarda kalan maçları.
1998-1999 sezonunun bence Şampiyonlar Ligi'ndeki en heyecanlı, keyif veren maçıydı Camp Nou'daki Barcelona-Manchester United karşılaşması. Tarih 25 Kasım 1998. Daha ilk düdük çalar çalmaz Manchester United topu ağlarında görüyor, ama daha sonra oyunda dengeyi sağlayıp Yorke ile skorda eşitliği de sağlıyordu Manchester United. 1-1 sona eren ilk yarı futbolseverler için bir sürprizdi aslında. Çünkü iki takım da o kadar çok gol pozisyonu buluyordu ki gerek kaleciler, gerekse direkler izin vermiyordu gol sesine.
İkinci yarıda Andy Cole çıkıyor sahneye ve Camp Nou'yu sessizliğe gömüyordu adeta. Ama delikanlı Rivaldo rahat durur mu, frikikten O da dengeliyordu skoru. 5 dakikada bir gol oluyordu artık. Yorke bir kez daha çıkıyor sahneye ve skoru 3-2'ye taşıyordu. Ama dedik ya Rivaldo'nun içi rahat değil diye. Son sözü de O söylüyordu zaten.
Hala daha Şampiyonlar Ligi'nin en güzel maçlarından biri olarak hatırlanır o karşılaşma. İlginç olan nokta ise, iki takımın o sezon Şampiyonlar Ligi'nde 16 Eylül 1998'de oynadığı grubun ilk maçı da aynı skorla, yani 3-3 sona ermesiydi.