
Çocukluğumuz sadece kırlarda bahçelerde top koşturmakla geçmedi elbette. Arada bir kendi oyunlarımızı uydurduğumuz, kar yağmasını sabırsızlıkla bekleyip kartopu savaşları yaptığımız da oldu. Ama yine de toptan ve futboldan kopamadık elbette. Özgür'e Yunanistan'daki dedesinden gelen hediye aslında tüm mahalleye gelmişti aslında. O futbol oyunu 20 kişiyi başında toplamayı başarıyordu aynı anda. Gazozuna turnuvalar mı düzenlemedik, tepesinde az mı sabahlamadık. Bundan istiyorum şimdi. Aynısı olmasa da olur. Yeter ki hareket olsun, yeter ki içinde futbol olsun.
