Star Spor'daki 2. yılımdı. Tüm spor servisleri ve kanalları (GSTV ve BJK TV'de bu gruba dahil) birleşmiş ve Doğan TV Center bünyesinde bir spor havuzu kurulmuştu. Deyim yerindeyse tam bir All-Star diyebilirdik kadroya. İlker Yasin önderliğinde tüm ekip harika işlere imza atıyor ve Şampiyonlar Ligi'nde Fenerbahçe'nin başarısıyla yoğun tempo bir saniye bile durmuyordu. Zamanla bazı kanallar ayrıldı farklı bünyelere geçti. Bazı spor servisleri lağvedildi vs. Şu an havuz sistemine aynen devam ediliyor. Oradakiler hala çok kaliteli ve Türkiye markaları. Ertem Şener ve Sabri Ugan da yıllardır Şampiyonlar Ligi'yle özdeşleşmiş Ronaldinho'yu Messi'yi bizlere sevmiş, ilginç bilgiler paylaşmış ve sesleriyle bizi o dünyanın en büyük turnuvasına ortak etmişti yıllardır Star ekranlarında. Fakat artık sadece Star ile sınırlı kalmayacaklar. Sabri Ugan sınırları aşıp CNNTÜRK'de Cumartesi günleri ekrana gelen Barış Kuyucu ve Uğur Meleke ile Sınırsız Futbol programına katılacak. Ertem Şener de bundan böyle CNNTÜRK spor haberlerinin yeni yüzü olacak. İki güzel insana da yeni serüvenlerinde sonsuz başarılar diliyorum.
sabri ugan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sabri ugan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Ocak 2011 Salı
CNNTÜRK EKRANLARI ARTIK DAHA NET
Star Spor'daki 2. yılımdı. Tüm spor servisleri ve kanalları (GSTV ve BJK TV'de bu gruba dahil) birleşmiş ve Doğan TV Center bünyesinde bir spor havuzu kurulmuştu. Deyim yerindeyse tam bir All-Star diyebilirdik kadroya. İlker Yasin önderliğinde tüm ekip harika işlere imza atıyor ve Şampiyonlar Ligi'nde Fenerbahçe'nin başarısıyla yoğun tempo bir saniye bile durmuyordu. Zamanla bazı kanallar ayrıldı farklı bünyelere geçti. Bazı spor servisleri lağvedildi vs. Şu an havuz sistemine aynen devam ediliyor. Oradakiler hala çok kaliteli ve Türkiye markaları. Ertem Şener ve Sabri Ugan da yıllardır Şampiyonlar Ligi'yle özdeşleşmiş Ronaldinho'yu Messi'yi bizlere sevmiş, ilginç bilgiler paylaşmış ve sesleriyle bizi o dünyanın en büyük turnuvasına ortak etmişti yıllardır Star ekranlarında. Fakat artık sadece Star ile sınırlı kalmayacaklar. Sabri Ugan sınırları aşıp CNNTÜRK'de Cumartesi günleri ekrana gelen Barış Kuyucu ve Uğur Meleke ile Sınırsız Futbol programına katılacak. Ertem Şener de bundan böyle CNNTÜRK spor haberlerinin yeni yüzü olacak. İki güzel insana da yeni serüvenlerinde sonsuz başarılar diliyorum.
14 Ocak 2011 Cuma
ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ
Sizleri zaman tünelinde bir yolculuğa çıkaracağım. Star Spor'da dile kolay tam 14 sene. Zaman öyle bir geçmiş ki farkına bile varmamışız belki de. Sabri kaptan pardon Ugan'dan bahsediyorum elbette. Geçmişe özlem duyanlar o anları tekrar yaşarlar belki de. Bu arada klibi hazırlayan Telegol yönetmen yardımcısı İlbey Şengül'e de selamımızı verelim ve izleyelim.20 Kasım 2010 Cumartesi
ASLAN YÜREKLİ KAPTAN - ARDA TURAN

Kitapla ilgili söyleyeceğim fazla bir şey yok.
Ama..
İddiam şu...
Bu kitabı bir anne alsın ve okumaya başlasın...
Eğer "İlgimi çekmedi, bıraktım" derse, bu kitabı aldığı için o anneden çok içten bir şekilde özür dileyeceğim...
Buna söz veriyorum ...
Ama iddia ediyorum,
Bu kitabı öncelikle anneler okuyacak. Sonra babalar. En son çocuklar...
Bakalım en çok kim sevecek.
İsterim ki,
sizler de okuyun..
Sizlerle de konuşalım..
Böyle diyor Sabri Ugan kitabı hakkında. Kitabını edinip kendisine imzalatma imkanı bulabildim. O kadar akıcı ve anlaşılır bir dille yazmış ki bir solukta sayfaları ardımda bırakmışım da anlamamışım. Okurken kâh Arda'nın evinde, kâh antrenman sahasında buldum kendimi. Demek Sabri abi sadece maç anlatıp program sunarken değil, kelimeleri kağıda dökerken de çok başarılıymış. Bunu blogundan zaten biliyoruz fakat böyle bir kitap bir başarı öyküsü olarak kesinlikle herkesin kütüphanesinde bulunmalı. Giriş sayfasında imzası olursa da tadından yenmez...
28 Temmuz 2010 Çarşamba
SABRİ UGAN O GOLÜ ANLATIYOR

Sağolsun ricamı kırmadı ve satırlara döktü yüreğindekini Sabri ağabey. Yarın akşam oynanacak Galatasaray-OFK Beograd maçını da Türkiye O'nun sesinden izleyip dinleyecek. Ben bu konuda biraz daha şanslı oluyorum sanırım, O maçı anlatırken yanında olacağım.
Athletic Bilabao maçıyla verdik startı. Soğuk bir dersane günüydü o günün sabahı. Beyazıt Meydanı'nda kafasında tuhaf şapkalarla Basklıları görünce takılmadan duramamıştık zaten. Saatler sabahtan 21.45'e ayarlanmıştı. Kalpler başka atıyor, heyecan tavana vuruyordu. Galatasaray tek kale oynuyor, 2 metrelik Robert, Hakan Şükür'ü kilitliyor, Kral'a adım attırmıyordu. Sürpriz gol Okan'dan geliyor, ama biz daha tekrarını izlerken İsmael Urzaiz defansın hatasını affetmiyordu. Sinirler gerilmiş, soluklar tutulmuş, kalp atışları iki katına vurmuştu.
Gelin devamını Sabri Ugan'dan dinleyelim;
"Tamam belki 20 olmadı ama, en azından iyi futbol ve "bol bol pozisyon" var...:)
Fenerbahçe'nin Old Trafford'da, Manchester United'ı Boliç'in golüyle 1-0 yendiği maçı Süper FM'den naklen anlatmıştım.
Onu saymayalım.
Biraz geriye saralım.
Benim, "yerinden" anlattığım ilk maç 1997 Kupa Galipleri Kupası maçıdır. Büşah Gencer'in beni görevlendirdiği küçük kağıt parçasını hala saklarım. O güne kadar çok fazla tecrübe sahibi değildim ama gözünü kırpmadan Rotterdam'a göndermişti. Barcelona - PSG Finali..
Sanırım o şansı iyi kullanmış olmalıyım ki, o zamanlar (Teleon'da) bir dolu Süper Lig maçıyla birlikte Şampiyonlar Ligi (4 final) anlattım..
"Hangi takımı tutuyorsun?" sorusu sonrasında yapılan yorumlar şöyledir "Ben senin Galatasaraylı olduğunu biliyorum"
Bunun nedeni, Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'nde çok başarılı olduğu senelerde neredeyse tüm maçlarını benim anlatmış olmamdır.
Atletic Bilbao, Rosenborg, Real Madrid, G.Rangers, Monaco, Olimpiakos hemen bir çırpıda sayabildiklerim. Az biraz daha yoklasam hafızamı daha da çıkar elbet.
İşte bütün o galibiyetlerde hep ben vardım ekran mikrofonlarında.
Evet...
Başlangıç noktası olarak Athletic Bilbao maçını almak gerek.
Şampiyonlar Ligi'nde o sezonun Ali Sami Yen'deki ilk karşılaşmasıydı.
O maçta efsane kaptanlardan Cüneyt Tanman'la birlikteydik.
90+'lar başlamıştı.
Maç 1-1 devam ediyordu.
İçimden bir ses "Galatasaray bu maçı alacak" diye fısıldıyordu kulağıma ama mantığım da haykırıyordu "Nasıl olacak bu iş? Biraz sonra duyacağın düdük maçı bitirecek"
İşte kalbimle mantığımın deli gibi kapıştığı o dakikalarda Tugay orta alanda bir top kaptı.
Yemin ederim içimde kelebeklerin kanat çırpmaya başladığını hissettim.
Tugay aldı ve solundaki Hagi'ye verdi.
Hagi topu dokundu..
Biraz ileri açıldı.
Sonra bir daha dokundu..
Vuruş mesafesine yaklaştı..
Ve o muhteşem sesi duydum..
"Dummm!!!"
Hagi vurmuştu.. Athletic Bilbao kalecisi Etxeberria'nın topa uzandığını gördüm.
Yemin ederim Ali Sami Yen'de "Çıt" çıkmıyordu.
O sessizliği sanırım benim çığlığım bozdu önce..
"Goooooooooooooolllll" diye bağırdım.
Ama, topun filelerle buluştuğunu görmemiştim.
Hagi vurmuştu,
Etxeberria uzanmıştı ve ben "Goooll" diye haykırıyordum...
Cüneyt ağabey ensemden tuttu, yerden kaldırdı...
Goldü...
Evet evet goldü...
Galatasaray o sezonun Ali Sami Yen'deki ilk maçında Athletic Bilbao'yu 2-1 yenmişti... :))"
Eline diline yüreğine sağlık Sabri ağabey...
OFK Beograd maçında da senden bol gollü bir galibiyet bekliyoruz:)
27 Temmuz 2010 Salı
NASIL ANLATALIM BU GOLÜ ŞİMDİ SİZE?
Eveeeet Sabri abi. Gün bugündür. Muhtemelen sabah şirkete geldiğinde bu postu okuyacaksın ve kayıtsız kalmayacaksın adım gibi eminim:) Hagi o gün Monaco'ya o golü attı, hem de öyle bir taktı ki Porato hala topu filelerden çıkarmaya çalışıyor. Ali Sami Yen'e her gidişimde gözlerimle o mesafeyi kestirip, kaleyi tutturup o golü hayalimde izliyorum. Sen o gün '' nasıl anlatalım bu golü şimdi size?'' demiştin. Gerçekten anlatılmaz yaşanırdı o an. Ama 10 sene geçti artık üzerinden. Şu golü bize bir kaç cümle de olsa bir zahmet anlatıver, bizi o geceye geri götürüver. Bu da kardeşinin nacizane bir ricası olsun:)
5 Kasım 2009 Perşembe
DONAR KAZAN

Şampiyonlar Ligi'nde F grubu tam bir kaynar kazan. Ama bu sezonun flaş takımı da F grubundan Rubin Kazan. Var mıdır Guardiola yönetiminin Barcelona'sından iki maçta 4 puan alabilen babayiğit bilmiyorum ve sanmıyorum da. Bunun için kapsamlı bir araştırma gerekli. Fakat bu hafta futbolseverler için her ne kadar ziyafetse bizim için de bir o kadar eziyet. Uykusuz geceler, full mesailer, maçlar, yayınlar vs derken çoğu bitti azı kaldı diyelim.
Sabri ağabeyden dün bahsetmiştim Kazan'da donuyordur şimdi diye. Yanılmamışım. Devre arasında verdiği görüntülere bakılırsa İstanbul'a buzdan heykel durumunda dönmesine ramak kalmış. O keyifli anları izlemek için tıklayın.
16 Eylül 2009 Çarşamba
SPİKER GÖZÜYLE DEV MAÇ "SABRİ UGAN"

Aslında çoook önceden yayınlanırdı da bu yazı; Sabri Ugan nasıl başlayacağına karar veremedi!
Defterlere kenar süsü yaptğı zamanları çok gerilerde bırakmış olmasaydı ne edebiyat döşenirdi şu satırlara tahmin bile edemezsiniz.
Ve ama şimdi, şiirsel anlatımları bir yana bırakıp futbolun kendi doğası içindeki vahşi ormanların içine dalmanın doğru olduğunu düşünüyor.
Biliyorum, zeka pırıltılı gözlerine, hınzır gülüşlerini ekleyip “Nan daha nasıl edebiyat parçalanır?” diye geçirenleriniz vardır… Onlara tebessümle “Selam” edip, Atina’ya geçeyim…
Gökhan’a nazire yaparcasına ateşini yükselten bu nedenle Atina biletini yakan Servet muhtemeldir ki, Galatasaray defansına ekstra sıcaklık getirecek. Emregiller’in Aşık ve Güngör’ü bu sıkıntılı atmosferde bir puan balonu uçurmaya katkıda bulabilirler mi bilmem. İçimden “İnşallah” diyorum ama, mantığım burada Leo Franco’ya “Allah kolaylık versin” dileklerini iletiyor.
Orta saha ve forvetin beceri ve yeteneğinden en küçük kuşkum yok. Yeter ki futbol şansı onların yanında olsun. Ara pasları kendi renktaşlarıyla buluşsun, kaleye şutları o 3 direğin arasına konsun… Bilirsiniz, bazen 1 santim belirler futbolun kaderini. Bir santim içeri goldür de, bir santim dışarısı ahh vahhh…
Ben isterim ki; yıllar sonra anlatım maceralarımla oğlum Doruk’un kafasını ütülerken “Bir gün Atina’dayım. Ben diyim 30 metre, sen de 40 metre.. Elano öyle bir vurdu ki; ağır çekimde ben göremedim, kaleci nasıl görsün?” şeklinde bir cümle kurabileyim…
Arda’dan, Baroş’tan, Keita’dan, Kewall’dan “inanılması güç” efsanelerden sözedeyim…
Ne biliyim işte, Mustafa Sarp’ın bitmek bilmez enerjisinden, Mehmet Topal’ın uzaktan salladığı bir füzesinden sözedeyim çığlık çığlığa..
Hakan Balta’nın unutulmaz performansından, adaşımın bana da “inanılmaz” gelen, “hayretlere” düşüren futbol resitalinden falan…
Çok mu uçtum ne?
Tamam, ayaklarımı yere basayım da Karaguinis, Leto, Salpingitis, Gilberto falan diyim fısıltıyla…
“Neden fısıltı” sorularına da “uyuyan varsa uyandırmayım” diyerekten…
Bir de “Gate 13 diye bir taraftar grubu var. Aman kimse bulaşıp, hırlaşmasın” diye ekleyerekten…
Bu yazı burada bitsin, Sabri Ugan da maçı anlatmaya Atina’ya gitsin…
4 Ağustos 2009 Salı
SABRİ UGAN'DAN İNCİLER

Kolay değildir maç anlatmak. İzlemesi kolay ama dile getirmesi zordur. Spikerlik nankör meslektir. Beğeneni de çoktur beğenmeyeni de insanın. Ama kimseye yaranamazsın genelde. Biri överse üçü yerer adamı izleyicinin. O atıp tutanlar, ''bu nasıl söz?'' diyenleri elinde mikrofonla çok merak ediyorum. İki lafı biraraya getirebilirler mi acaba öyle kolay kolay.
Ama bu işin hakkını yıllardır sonuna kadar verenler de var elbette. Sesiyle büyüdüğümüz, ama kaderin cilvesiyle zamanla mesai arkadaşım olan sevgili Sabri Ugan en güzel örnektir bu kategoriye. İlk anlattığı ulusal maç olan Barcelona-Paris Saint Germain Kupa Galipleri Kupası finalinden bugüne tam 12 sene geride kaldı. O gün Bobby Robson, Jose Mourinho ve Ronaldo kupayı ellerinde kaldırırken o ölümsüz kareyi bize nakleden Sabri Ugan ilk yurtdışı deneyimini yaşıyordu aynı zamanda. Sonrasında zaten adı Şampiyonlar Ligi'yle özdeşleşti. Türkiye de bir çok zafere O'nun sesinden tanık oldu. Şampiyonlar Ligi Özel programını birlikte hazırlıyoruz. Çok yakında kolları sıvayacağız zaten yepyeni bir programla karşınızda olacağız Star ekranlarında Şampiyonlar Ligi'nin en özel görüntüleriyle.
Aklıma gelip de toparladıklarım bunlar. Sizin de aklınıza gelenler varsa eklemekten büyük zevk duyarım.
- '' Hagi Hagi Hagi Hagi... Nasıl anlatalım bu golü size ? ''
Galatasaray-Monaco Şampiyonlar Ligi maçı Hagi'nin 40 metreden attığı enfes golün sonrası
- '' Sambaa sambaa sambaa imza Alex de Souza. Kadıköy'de sambaa! ''
Fenerbahçe-PSV Eindhoven Şampiyonlar Ligi maçı Alex'in kafa golünün ardından
- '' Kalkın ayağa kalkın. Ayakta alkışlayın bu golü ''
Galatasaray-Glasgow Rangers Şampiyonlar Ligi maçı Hakan Ünsal'ın golünün ardından
- '' Dileriz bu yağmur 90 dakika boyunca gol çiçeklerimizi sular. ''
Galatasaray-PSV Eindhoven Şampiyonlar Ligi maç önü
- '' Affetmedi, Real Madrid'i bir kez daha affetmedi. Jardeeellll! ''
Galatasaray-Real Madrid Şampiyonlar Ligi maçı, Jardel'in Galatasaray'ı galibiyete taşıyan golü sonrası
- '' Sergen Cudicini Sergen Cudicini Sergen gooollll Sergeeennn goooll ''
Chelsea-Beşiktaş Şampiyonlar Ligi maçı Sergen'in 2. golünün sonrası
- '' Ne büyüksün Hagi, ne muhteşemsin Hagi. Ne müthiş bir vuruş bu ''
Galatasaray-Athletic Bilbao Şampiyonlar Ligi maçı Hagi'nin son dakikadaki galibiyet golünün ardından