24 Ekim 2009 Cumartesi

EMRE O BARAJDA OLMASAYDI


Tarih 26 Mart 2000 Pazar. Emre Belözoğlu o dönemler toy bir Galatasaraylı henüz. Johnson'ın attığı frikik golüyle Ali Sami Yen'de Fenerbahçe'nin Galatasaray'ı 1-0 mağlup ettiği maçı hatırlamayan yoktur heralde. O golün hikayesi de oldukça ilginç zaten.

Usulca barajın üzerine doğru giden top frikik atışı sırasında barajda henüz yerini alan Emre Belözoğlu'na çarparak Taffarel'i yanıltmış ve ağlarla buluşmuştu.

Oysa asıl ilginç nokta; Johnson topu çimlerin üzerine koyduğunda Emre'nin kurulan baraj ile uzaktan yakından alakası bile yoktu.

Ne zamanki Johnson topa hareketlendi Emre de hızla baraja doğru koştu ve... Sonuç malum...

ŞAMPİYONLAR LİGİ MD #3'ÜN ARDINDAN


* Gökdeniz Karadeniz, Galatasaraylı Cihan Haspolatlı'nın ardından (13 Kasım 2002), 7 yıl sonra Camp Nou'da gol atan ilk Türk futbolcu oldu.
* Zlatan Ibrahimovic Barcelona formasıyla Avrupa kupalarındaki ilk golünü bu hafta Rubin Kazan'a karşı kaydetti.
* Inter namağlup fakat grupta son sırada yer alıyor.
* 3. maçlar sonunda 3'te 3 yapan 4 takım var. Sevilla, Lyon, Chelsea ve Manchester United.
* Macaristan’da yeni bir rekora imza atıldı. Debreceni-Fiorentina karşılaşmasında bir Şampiyonlar Ligi maçında ilk kez 10 dakikada 3 gol kaydedildi.
* Antonio Valencia Manchester United formasıyla ilkleri yaşadı. Geçtiğimiz hafta Premier Lig'de ilk golüne imza atan futbolcu, bu kez de CSKA Moskova filelerini havalandırarak Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk golünü kaydetti.
* Glasgow Rangers iki kez üstüste kendi sahasında 1-4 mağlup olarak (Sevilla ve Unirea Urziceni) kırılması güç bir rekora imza attı.
* Bordeaux-Bayern Münih maçında futbol adına her şey vardı. 3 gol, 2 kırmızı kart, 2 kaçan penaltı.
* Raul Gonzalez Şampiyonlar Ligi'ndeki 66. golünü Milan ağlarına gönderdi.
* Real Madrid'i yıkan isim Milan'lı Pato attığı 2 golle Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk gollerine imza attı.
* Frank Lampard, Athletico Madrid maçında attığı golle Şampiyonlar Ligi'nde 11 maçın ardından goller tanıştı.
* Athletico Madrid'de kötü gidişatın faturası teknik direktör Abel Resino'ya kesildi. Takımın başına Quiqe Sanchez Flores getirildi.

23 Ekim 2009 Cuma

ŞAMPİYONLAR LİGİ ÖZEL CUMARTESİ 12.30'DA STAR'DA


Wolfsburg-Beşiktaş ve CSKA Moskova-Manchester United maçlarının özet görüntüleri, Liverpool-Lyon, Real Madrid maçlarının en özel anları ve Şampiyonlar Ligi'nde 3. maç gününün tüm ayrıntıları, bu Cumartesi saat 12.30'da Star ekranlarında olacak.

HAFTASONU MAÇ YAYINLARI



23 Ekim Cuma
20:00 Trabzonspor-Kayserispor / Lig TV
21:30 Leverkusen-Dortmund / TRT 3
24 Ekim Cumartesi
13:30 Mersin İdman Yurdu-Kartalspor / D Spor
14:45 Wolves-Aston Villa / Spormax
16:00 Bursaspor-İstanbul BŞB / Lig TV
16:30 Bayern Münih-E.Frankfurt / TRT 3
17:00 Rangers-Hibernian / Futbol Smart
17:00 Tottenham-Stoke City / Spormax
19:30 Chelsea-Blackburn / Spormax
20:00 Eskişehirspor-Beşiktaş / Lig TV
20:00 Bordeaux-Le Mans veya Nice-Lyon / Kanal A
21:00 Sporting Gijon-Real Madrid / NTV
21:45 İnter-Catania / NTV Spor
22:00 Rennes-Montpellier / Kanal A
25 Ekim Pazar
00:30 Atlético MG-Vitoria / Spormax
13:00 CSKA Moskova-FC Moskova / Spormax
13:30 Adanaspor-Altay / D Spor
14:30 Hamilton-Celtic / Futbol Smart
16:00 AZ Alkmaar-Ajax / Euro Futbol
16:00 Türkiye (-17)-Burkina Faso (-17)/ TRT 3
16:00 Liverpool-Manchester United / Spormax
16:00 Siena-Juventus / NTV Spor
18:00 Auxerre-Lille veya Lens-Toulouse / Kanal A
18:15 West Ham-Arsenal / Spormax
18:35 Schalke 04-Hamburg / TRT 3
20:00 Fenerbahçe-Galatasaray / Lig TV
21:15 River Plate-Boca Juniors / NTV Spor
22:00 Marsilya-Paris Saint Germain / Kanal A
22:00 Barcelona-Real Zaragoza / NTV Spor
22:00 İnternacional-Gremio / Spormax

22 Ekim 2009 Perşembe

FOOTBALL MANAGER 2010


Sonunda demo çıktı. Yine bir Championship rezaleti sonrasında. Demo 6 aylık ben oynadım. Çok beğendim. Taktiksel anlamda çok gelişmiş oyun. Benim gibi herşeyi irdeleyen her adamla özel uğraşan insanlar için çok güzel olmuş.Ellerine sağlık SI Games'in. Burada linki var. İndirmek isteyen indirsin. Orjinali çıkınca kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz.

20 Ekim 2009 Salı

NE OLDU GUARDIOLA?


Karadeniz'de gemilerin mi battı?

MARİFETLİ WENGER


Sadece saha kenarında ellerini bağlamakla olmuyor bu işler. Takımının bugün yaptığı antrenmanda bir ara canı sıkıldı, aldı topu, yaptı şovunu. Yakışır Fransız'a. Her şey iyi güzel de yanda burnunu karıştıran kim acaba? Yardımcılarından biri ama çıkaramadım tam olarak.

19 Ekim 2009 Pazartesi

KİM BU KALECİ?


Bu seferki soru kolaydı halbuki. Dedim ya kopya bile vermiştim üstelik. Doğru cevap Dinamo Kiev kalecisi Oleksandr Shovkovskiy olacaktı. Lakabı ''Sasho''. İsmi oldukça uzun olduğu için eldivenine lakabını yazdırıyor.

TEK BİLİNMEYENLİ DENKLEM


Soru: Top nerede?

Cevap: Top kalede.

Play-off finalinde Celticli Caldwell kaleleri şaşırınca, kendi ağlarını havalandırıyor. Ama topsuz futbolun pek tadı yok. İlk karede anlamı yok gol sevincinin. İkinci karede Arsenalli futbolculara hak vermemek elde değil.

18 Ekim 2009 Pazar

SIMAO'NUN DÖVMESİ


Simao Sabrosa öz be öz Portekizlidir benim bildiğim. Araplıkla alakası var mı bilmiyorum ama kolundaki dövmenin kendine göre bir anlamı olmalı elbet. Ne anlama geldiğini bilen varsa bizi de aydınlatsın lütfen.

KİM BU KALECİ?


Soru bu kez kısmen daha kolay. Bilen fazla beklemeyecektir zaten. Hem kopya da verdim daha ne yapayım?

17 Ekim 2009 Cumartesi

CHAMPIONS LEAGUE MD #3


*Didier Deschamps profesyonel futbolculuk yaşantısında kupayı Marsilya ile kazanmayı başarmıştı. Şimdi Marsilya'nın teknik direktörü olarak görev yapıyor.
* Sevilla ve Glasgow Rangers geçen sezon UEFA Kupası grubunda da karşı karşıya gelmiş ve maçı İspanyol temsilcisi 2-0 kazanmıştı.
* Rumen şampiyonu Unirea Urziceni'yi Ibrox'ta ağırlayacak olan Glasgow Rangers daha önce Rumen takımlarına karşı hiç kaybetmedi.
* Manchester United 2008 yılında penaltı atışlarıyla kupayı kazandığı Luzhniki Stadına CSKA Moskova maçıyla geri dönüyor.
* CSKA Moskova sahasında oynadığı son 6 Avrupa Kupası maçını kazanırken, Kırmızı Şeytanlar son 13 deplasman maçında kaybetmedi.
* Beşiktaş Alman rakiplerine karşı son 5 maçını da kaybetti.
* Real Madrid ve Milan toplamda 16 Avrupa kupası kazandılar.
* Real Madrid, Milan karşısında 11 maçın 9'undan galibiyetle ayrıldı.
* AZ Alkmaar'ın sahibi DSB Bank iflasın eşiğinde.
* Liverpool ve Lyon Avrupa kupaalarında şimdiye kadar hiç karşı karşıya gelmediler.
* Liverpool Fransız rakiplere karşı evinde oynadığı 11 maçın 9’unu kazandı.
* Marsilya'nın teknik direktörü Didier Deschamps ve golcüsü Fernando Morientes, 2004 yılında final oynayan Monaco'da birliktelerdi.

FUTBOL DOLU GÜNLER


17 Ekim Cumartesi
14:30 St Johnstone-Rangers / Euro Futbol
14:45 Aston Villa-Chelsea / Spormax
16:00 Denizlispor-Bursaspor / Lig TV
17:00 Celtic-Motherwell / Euro Futbol
17:00 Manchester United-Bolton / Spormax
17:00 Stoke City-West Ham / Spormax
19:00 Juventus-Fiorentina / NTV Spor
19:00 Konyaspor-Mersin İdman Yurdu / D Spor
19:00 Nottingham Forest-Newcastle / Futbol Smart
20:00 Beşiktaş-Kasımpaşa / Lig TV
20:00 Nancy-Marsilya / Kanal A
20:45 Twente-AZ Alkmaar / Euro Futbol
21:00 Real Madrid-Valladolid / NTV
21:45 Genoa-İnter / NTV Spor
22:00 Lille-Rennes / Kanal A
23:00 Valencia-Barcelona / NTV

18 Ekim Pazar
00:30 Sao Paulo-Atletico MG / Spormax
13:00 Lokomotiv Moskova-Spartak Moskova / Spormax
15:00 Blackburn-Burnley / Spormax
16:00 Gaziantepspor-Fenerbahçe / Lig TV
17:30 Sparta Rotterdam-Feyenoord / Futbol Smart
18:00 Wigan-Manchester City / Spormax
19:00 Dardanelspor-Çaykur Rizespor / D Spor
20:00 Galatasaray-Trabzonspor / Lig TV
22:00 Palmeiras-Flamengo / Spormax
21:45 Milan-Roma / NTV Spor
22:00 Toulouse-Paris SG / Kanal A

19 Ekim Pazartesi
19:00 Kayseri Erciyesspor-Kocaelispor / D Spor
22:00 Fulham-Hull City / Spormax

SHEVA


Chelsea'nin ardından Premier Lig'de kalibresi daha düşük bir takıma gitmeyip yuvaya dönmekle doğru bir seçim yaptı bence. Henüz 33 yaşında. Henüz diyorum çünkü Tugay'ın 40'ına gelince futbolu bırakmasının ardından 33 yaş genç geliyor artık. Bir zamanlar ki ekürisi, Fenerbahçe'nin gol makinesi Robrov eşlik edemiyor O'na forvet hattında. Fakat Rebrov, Rubin Kazan macerasının ardından bu sezon Dinamo Kiev'de Valeri Gazzeev'in yardımcılığını yapıyor.
Yakışıyordu Kırmızı-Siyah Sheva'ya. Bir karar hayatını değiştirdi, parayı tercih etti. Hani kim olsa aynı şeyi yapardı belki de. Gençlerden daha fazla çalışıyor şimdi antrenmanlarda. En az 3 sene daha oynar (keyfi isterse). Öyle ya da böyle bir nesil de Shevchenko'yla büyüdü.
Şimdi düşünüyorum da; değişen tek şey saçları mı acaba?

16 Ekim 2009 Cuma

ALVES&XAVI&VALDES


Kafalarının içinden neler geçiyor bilinmez ama kötü kötü bakıyorlar Dinamo Kiev kalesine. Fonda da Valdes açma germe yapıyor heralde.

BİR GOLÜN ARDINDAN


Bosnalı golcü Edin Dzeko, Old Trafford'da golünü atıyor ve taraftarlarının bulunduğu bölüme doğru koşarak gol sevincini kutluyor. En büyük hayali vatandaşı Elvir Bolic'ten sonra Old Trafford'da tarih yazmaktı. Takımını öne de geçirdi ama ne yazıkki bu gol yetmedi. Arka planda ise O'nu alkışlayan bir Manchester United taraftarı...
Düşündüm de bu tablo burada olsa; o alkışlayan, üstelik takımı 1-0 mağlup duruma düşmüşken bu hareketi yapsa ne hale gelirdi kimbilir.

15 Ekim 2009 Perşembe

NASIL YANİ?


Fotoğraf Unirea Urziceni-Stuttgart maçından. Unirealı futbolcunun kim olduğunu çıkaramadım henüz. Yalnız O'nu bu hale getiren ne önemli olan nokta orası bence.
Not: Fotoğrafta photoshopun f'si bile yoktur (tuhaf bi cümle oldu ama neyse).

O AN


''The Miracle of İstanbul'' diyor Liverpoollular bu final için. Yani İstanbul Mucizesi. Milan fırtına gibi başlamış, Liverpool ise 6 dakikada attığı 3 golle getirmişti finalin sonunu. Yalan yok İtalyanları tutuyordum o maçta. Çocukluğumdan beri de öyledir. Bu kez farklıydı ama. Bunun adı tam bir finaldi.
Olimpiyat Stadı'na yakın oturmanın bedelini elektriklerin 9 kez kesilmesiyle ödedik biz de o gece ailece. Neyseki penaltılarda Einstein'ın ruhu gelip evimizi aydınlattı da kupa seremonisini görebildik.
120 dakika ve penaltılar sona erdikten sonra balkona çıktığımda gökyüzündeki o muhteşem parıltıyı hatırlıyorum. Olimpiyat'ın ışıkları odama kadar süzülüyordu neredeyse. Milan'a mı üzülsem, futbolun büyüsüne mi sevinsem bilemedim. Aklımda kalan tek şey maçın spikeri Ertem Şener'in şu sözleriydi;
''Asla yalnız yürümeyeceksin dediler, sözlerini tuttular ve şampiyon oldular.''

14 Ekim 2009 Çarşamba

HANGİSİ DAHA KOLAY?


Gol atmak mı?
Cirit atmak mı?
Yoksa ceza sahası içinde cirit atıp gol atmak mı?
Peki bunların hepsini yapabiliyor mu Berbatov Manchester United'da?
Cevap: No.
Peki eksik olan ne?
Cevap: Kendisi de bilmiyor.
Bir bilse eli değil ayakları çalışacak zaten.

THE BABA


Harika bir tablo. John Terry ve ikizleri. Solda kızı Summer Roze, sağda oğlu Georgie John. Georgie tam bir başkan edasıyla oturuyor yalnız duruşa bakar mısınız...

KİM BU ÇOCUK?


Tanju Çolak


Bu sefer harbiden kazık demiştim ve doğru cevap gelmedi. Olsun moral bozmak yok. Önümüzdeki fotoğraflara bakacağız :)

ASLA RAYDAN ÇIKMAYACAKSIN!


Clive Owen en sevdiğim aktörlerden biri. BMW M5 reklamında Madonna'ya arka koltukta taklalar attırırken hayranlığım bir kat daha arttı kendisine. Sonraları ''Derailed'' ve ''Inside Man'' filmlerini izleyince olay budur demiştim zaten.
Sıkı bir Liverpool taraftarı olur kendileri. Anfield Road'da tribündeki yerini almış ama karizmayi çizmemek için güneş gözlüğünden de feragat etmemiş.
Güzel filmdi ''Raydan Çıkanlar'' ve güzel bir ablamızdı ''Jennifer Anniston''. Kadın milletine güvenilmeyeceğini bu kadar güzel anlatan başka bir eser yoktur heralde.

13 Ekim 2009 Salı

FELLAINI NEREYE BAKIYOR?


Hani eli işte gözü oynaşta derler ya aynen o hesap. Takımlar çıkmış sahaya, bizimkinin aklı başka yerde.

CAMP NOU'DA BİR PAPAZ


Fotoğraf Barcelona'nın mabedi Camp Nou Stadı'nın açılışından. Ama o papaz ne alaka, indirdikleri kütle ne işe yarar anlamadım. Anlayan beri gelsin bana da anlatsın.

ARANIYOR


Aranan Milan aslında. Çocukluğumun aşkı kayıplarda. Leonardo sezon başlarında uzatmaları oynamaya başladı bile. Kimbilir 10 yıl önce bu zamanlar San Siro'da Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'a attığı golün ardından yediği bedduaların bedelini ödüyordur belkide. Beckham bekleniyor acilen. O da kurtaramazsa kimse kurtaramaz zaten Milan'ı. Bu arada 1000 $ da kesmez Beckham'ı be.

KİM BU ÇOCUK?


Bu sefer harbiden zor. 1 gün süre. Bakalım doğru cevap kimden gelecek?

11 Ekim 2009 Pazar

DON'T CRY FOR ME ARGENTINA*


Suskun biten bir ilk 45 dakikanın ardından ikinci yarıda bir gol yağmuru bekliyordu televizyonları başındaki herkes. Sadece Arjantin ve Perulu değil, tüm futbolseverler. İkinci yarının hemen başında Burak Yılmazvari golcü Higuain'le de buldu golü Argentina. Daha önce de demiştim, Messi Arjantin forması giyince gözümde başka biri diye. Dün yine çok çalıştı, çabaladı ama içeriye bir türlü giremedi. Küçük enişte Agüero da yedek kulübesindeydi. Dakikalar ilerledi ama gol yağmuru yerine, amansız bir fırtınaya tutuldu Buenos Aires. 75. dakikada kamera yuvarlanacak sandım bir an. Arjantinli kameraman hayatının en zor maçını çekmiştir heralde. Spiker Emre Gönlüşen'e de ayrı bir alkış tabii. Sahayı biz bile ekranda görmekte zorlanırken, O, zorlandığımız görüntüyü bize offtubedan aktarıyordu gecenin bir vakti.
Del Solar Beşiktaş'tayken de böyleydi. Maç içinde pek sesi çıkmaz, nadir anlarda verdiği bir pas veya attığı nadir gollerden biriyle puanı getirirdi. 90 dakika deyim yerindeyse yatan Peru golü bulunca, futbolun ihaneti geldi aklıma. Taraflıydım, niye olmayayım ki?
Yelkovan akrepi kovalarken, dünya kupası umutlarına veda eden Tangocularda ''Benim için ağlama Arjantin!'' diyordu Maradona, ama şiddetini arttıran yağmur gözyaşlarını tutamıyordu. Derken 90+3'te, bir Bocalı çıktı ve El Monumental'i salladı. Yani daha anlaşılır bir deyimle; dönemin Hakan Şükür'ünün Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı'ını ''Kral Hakan Şükür!'' sesleriyle inletmesi gibi bir şey bu.
Bu kez yüzü güldü Maradona'nın ve kalbinde Arjantin'i yaşatanların. Dünya Kupası da Messi'siz çekilmez be!

*Benim için ağlama Arjantin

8 Ekim 2009 Perşembe

AGRESİFLİĞE LÜZUM YOK


Saha kenarında her ne kadar sakin gözükse de sinir küpünün önde gidenidir Louis Van Gaal. 1995 Şampiyonlar Ligi finalinde Ajax-Milan finalinde hakemin yanında attığı uçan tekme hala hafızalarda. Geçtiğimiz hafta oynanan Bayern Münih-Juventus maçının bitiş düdüğüyle beraber skordan memnun kalmamış olacak haliyle, İngiliz 4. hakem Lee Mason'u yıpratıyor. Bu sefer yaş aldıkça o kadar hoplayıp zıplamıyor elbette.

THE PROPOSAL


İzleyin ve Sandra Bullock'a bir kez daha aşık olduğum için bana hak verin.

BIANCA vs DOUMBIA


İsviçre Süper Lig takımlarından Young Boys'un Fildişi Sahilli golcüsü Seydou Doumbia Street Fighter'da Bianca'nın yerine oynasa hiç de göze batmaz. İkisi kapışsa kim kazanır acaba?

ÇEKTİN Mİ ABİ?


Sanki burada kaleye şut atmaktan ziyade fotoğrafçılara poz vermeyi tercih etmiş Berbatov. ''Pozu yakaladın mı?'' diye soran gözlerle üstelik.

7 Ekim 2009 Çarşamba

YAŞAYAN EFSANELER #2


Buffon ve Del Piero... Kimler geldi kimler geçti ama onların yeri Juve tribünlerinde bambaşka.

FRANSA'NIN GELECEĞİ O'NUN ELLERİNDE


22 yaşında henüz Lyon'un kalecisi Hugo Lloris. Yaptığı başarılı kurtarışlar ve sempatik tavırlarıyla dikkat çekiyor. Şampiyonlar Ligi Özel programına verdiği röportajla da dikkatimi çekmişti. Oldukça mütevazi ve başarının takım olarak elde edildiğine inanıyor. Daha çok genç ve önünde uzun yıllar var. Fiziği ve mental kapasitesini daha da geliştirip Fransa milli takımının da filesini uzun yıllar koruyabilir.

6 Ekim 2009 Salı

BENITEZ AĞA


2006-2007 sezonu. İlk maçı Chelsea, rövanşı da Liverpool sahalarında 1-0 kazanıyor. Haliyle uzuyor maç. Uzadıkça da keyif veriyor. Kırmızılar Anfield Road'da üstün olan taraf ama beklenen gol bir türlü gelmiyor. Penaltılara gidiyor maç. Rafa Benitez de gerim gerim gerilen teknik direktörlerin aksine bağdaş kurup öyle izlemeyi tercih ediyor penaltıları. Bir nargilesi eksik hani. Penaltılarda rakibine 4-1 üstünlük kuran Liverpool, Chelsea'yi Şampiyonlar Ligi'nin dışına elinin tersiyle itiyor. Finalde ise bir zamanların Milan'ına Alex Ferguson'ın deyimiyle ''ofsayt çizgisinde doğan adam Inzaghi'' nin golleriyle 2-1 kaybediyorlar.
Top sakallı haline alıştığımız Benitez tuhaf geldi gözüme bu fotoğrafta. Bir de o çoraplar ne öyle alacalı bulacalı. Ama karizmayla da bitmiyor işler. Ne demişler?
''İmaj hiçbir şeydir, Liverpool herşey''...

5 Ekim 2009 Pazartesi

ATKIMANIA


Sebebini bilmediğim bir atkı hastalığım var. Gittiğim maçlardan çok önce stat çevresinde dolaşıp o maçın atkısını arıyorum. Hatta Kadıköy'deki UEFA finalinden sonra Lucescu ile yaptığım röportaj sırasında boynumdaki ShakhtarDonetsk-Werder Bremen final maçının atkısını çıkarmadığım için eleştiriler bile almıştım. Seviyorum, güzel ve zararsız bir huy. Sabri ağabeyim de sağolsun kırmamıştı beni ve Atina'dan eli boş dönmemişti Panathinaikos-Galatasaray maçı sonrası. Bu atkıya takıldım şimdi de. Maçı offtube da sevgili spiker arkadaşım Aykut Aydın anlatmıştı. Oraya gitseydi yapışırdım yakasına isterdim atkımı. Neyse. Önümüzdeki maçlara bakacağız artık...

FIRENZE


2-0 biten Liverpool maçı öncesi tribünler. Fiorentina taraftarı bu işi çok iyi biliyor. Jovetic de karşılıksız bırakmadı zaten bu emekleri.

MUHABBETİNİZ BOL OLSUN


Ronaldinho, Deco ve Albertini. Fotoğraf emektar futbolcunun jübilesinden. Tam 14 yılını verdi Milan'a. Barcelona'da noktaladı futbol hayatını. Yaşayan efsanelerden Demetrio Albertini. Jübilesinde San Siro'da Milan-Barcelona karşılaşmıştı. Bu arada Milan 4-2 kazanmıştı jübile maçını. İlk gol de tabi Albertini ustadan gelmişti. Maçta iki takımın da efsane isimlerinin forma giymeleri en güzel kareydi zaten.

SU'DAN SAYFALAR


''Yağmur yağıyor. Pencereme vuran her tıpırtı sonrası bir kıskançlık krizine giriyor ruhum… İnsan kulağını kıskanır mı? Kıskanır… Tıpkı bu bloğu kıskandığım gibi. Kıskandım ve ben de karaladıklarımı paylaştım. Şimdilik çay kahve, soğuk bir şey ikramı yok ama.. Beklerim efendim …''

Böyle diyor Sabri Ugan... O'nun maç anlatımlarıyla büyüdü çoğumuz ve O'nun şiirsel sesi bilinçaltımıza bir nakış gibi işlendi çoğu golde.

Hakan Ünsal Glasgow Rangers ağlarını muhteşem bir aşırtmayla havalandırdığında ''Kalkın ayağa!'' diyerek televizyonları başlarındaki izleyicileri gol sevincine ortak etti,

Sergen Chelsea'ye Stamford Bridge'i dar ederken, ''Kartalın kanat sesleri Londra'yı inletiyor'' diyerek kalplerimizi Ada'da birleştirdi,

Alex PSV Eindhoven'a inanılmaz bir gol atarken, ''Sambaaa Alex de Souza'' diyerek ekranlarımızın başında bize samba bile yaptırdı.

Hagi'nin Monaco'ya attığı o enfes gol sonrası ''Nasıl anlatalım bu golü size?'' diyerek kelimelerin bile kifayetsiz kaldığını tüm Türkiye'ye öyle güzel ifade etti ki...

O da enerji dolu, kıpır kıpır, pırıl pırıl yazılarını paylaşacak bizlerle. Sudan sebepler üretmeden SU'DAN SAYFALAR'da hitap edecek sevdiklerine...

Aramıza hoşgeldin sevgili Sabri Ugan...

4 Ekim 2009 Pazar

SEGA ZENGA


Çocukluğumuza inelim biraz da. Bizim jenerasyon iyi hatırlar hem Sega'yı hem de Zenga'yı. Artık piyasada o dönemler ortalığı kasıp kavuran Sega da yok, İtalya 90'ın karizma abidesi Zenga da. Gerçi Zenga halen Palermo'nun teknik direktörlük görevini sürdürüyor ama bu saçları ve karizmasından eser yok. Şimdilerde PES fırtınası var. Oynadığım ilk futbol oyunu, Commodore 64'te Manchester United isimli oyundu. Kulüp kendisi piyasaya sürmüş ve o zamanın en çok tercih edilen futbol oyunlarından biri haline gelmişti. Menajer de tabiki Sir Alex Ferguson'du. O dönemden bu döneme değişmeyen tek şey de O zaten.

HOŞGELDİN MEHMET ALİ BEBEK


Bloga genelde futbol yazarım, kişisel mevzulara pek girmem. Ama bu kez durum farklı, amca oldum. Ailemize yeni bir fert daha katıldı. Mehmet Ali bebeği görebilme fırsatına aradan bir gün geçse de bu akşam nail olabildim. Sağlıklı ve vatanına milletine bağlı bir evlat olabilmesi dileğiyle. Okuyucularıma asker selamını çakmış bile :) Yorumlar için şimdiden çok teşekkürler.