19 Kasım 2009 Perşembe

DİKKAT ET DÜŞECEKSİN


Cezayirli Yahia, Mısır'a 40. dakikada attığı golle ülkesini ihya etti. Karşılıklı 2-0 sonuçlanan maçların ardından kozlar playoff maçında paylaşıldı. Tarafsız olması için Sudan'da oynandı maç. Belli ki Cezayirli oyuncular Mısır'da yedikleri dayağı unutup tamamen maça iyi konsantre olmuşlar. Bu motivasyon onlara aldıkları 1-0'lık galibiyetin ardından Güney Afrika biletini getirdi.
Maç sonunun en güzel görüntülerinden biri de Cezayirli kaleci Fawzi Chaouchi'nin fotoğrafçılara verdiği pozdu.
''Önünde de olsam, üstünde de olsam kale emin ellerde'' diyor heralde.
Daha önce de belirttim. Tek temennim gruplarda Fransa ile eşleşmeleri.

KİM BU ÇOCUK?


Eski yıllardan kalma siyah beyaz bir fotoğraf. Peki kim bu Küçük Hüsamettin?

Doğru cevap Gabriel Batistuta. İlk doğru yanıt Serkan Utlu'dan geldi. Tebrikler.

GEMİ DİYORUM SOLDA İYİ Mİ?


Portekizli milliler, futbolcudan çok uzay gemisi mürettebatını andırıyorlar.

RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI


Robbie Keane ve Keith Andrew. Erkek adam ağlamaz tezini itinayla çürütüyorlar. Ne geliyorsa hep şu Adalıların başına geliyor zaten. Maradona da 23 sene önce - o kadar oldu mu ya???- İngiltere maçında el atmıştı olaya. Şimdi de Fransa, İrlanda'yı elden geçirdi. Yaşayan futbol efsanem David Ginola ''Utanıyorum!'' diyor. Haksız sayılmaz. Güney Afrika'da vuvuzela sesleri yankılanırken golü hazırladıkları ellerle kulaklarını tıkarlar heralde.
Fransızlar İrlanda'nın ahını aldılar, umarım başka bir yeşil-beyaz, geçmişte fazlasıyla kalplerini kırdıkları Cezayir ile aynı gruba düşerler. Çok uç olabilir belki ama Fransa aslında sırf şu formanın güzelliği için bile kupaya katılmaya hak kazanmıştı bana göre.

MİKROFONLARIMIZ HAGI STADYUM'UNDA


Eski adıyla Ghoerghe Hagi Stadı yeni adıyla Stadionul Farul büyük ustanın futbola başladığı Constanta'da bulunuyor. Farul Constanta takımı maçlarını bu sahada oynuyor. Stadın ismi neden değişti bilinmez -bilen varsa aydınlatırsa sevinirim- ama en azından şu uyduruk tabelayı kaldırmışlardır umarım.

ELLER GÜNAHKAR


Yumurta mı tavuktan çıktı, tavuk mu yumurtadan?
Kim en çok bilir? Çok okuyan mı, çok gezen mi?
Ya da;
Top mu ele değdi, el mi topa?
''Ben hakem değilim'' diyor Henry açıklamasında. Olayın ayrıntısına girmeyeceğim, kısaca özetlemek gerekirse;Fransa-İrlanda maçının uzatmalarında Henry'nin son çizgi üzerinde eliyle düzeltip içeri çevirdiği topa Gallas omzuyla dokundu (Evet omzuyla attı golü, çünkü öyle bir kafa vurma şekli yok). Bu gol de Fransa'nın dünya kupası bileti oldu dolayısıyle.
Tepkiler çok, İrlandalı futbolcular çılgına döndüler neredeyse. Haksız da sayılmazlar hani. Elin adamı eliyle kendi ülkesinin biletini kesip, senin yolunu keserse buna çıldırmak gayet normal.
Hugo Lloris ve Henry rolleri değiştiler aslında bir bakıma dün gece. Fransız kaleci uzatmalarda bir İrlanda tehlikesini ayaklarıyla önlerken, Henry de eliyle Güney Afrika vizesini getiren isim oldu. ''Dürüstçe söylüyorum, top elime değdi'' diyen Henry kendisi bile inandı mı söylediklerine bilemiyorum ama gerçek olan şu ki Fransa Güney Afrika'da kalacağı otele rezervasyonunu yaptırmıştır bugün itibariyle.
İyi oynayan kazanmak zorunda ama çoğu zaman kural bu değil.
Futbol;garip şey.

17 Kasım 2009 Salı

THE MASK


Önce Enke, ardından De Nigris'in ölümü, tüm futbol camiasını derinden sarstı. İkisinin de ortak özelliği bir zamanlar aynı topraklarda aynı havayı solumamızdı. Evet belki Enke'nin macerası çok uzun sürmedi, hoş olmayan hatıralar bıraksa da adı geçtiğinde şöyle bir dudak büküldü zamanında. Fakat kimse de kötü olarak anmamıştır eminim. De Nigris de sessiz sedasız giden, ama acı haberi tez gelenlerden. Her futbolcunun gizli dünyası vardır elbet.
Ekvadorlu Kaviedes de bunlardan biri. Neyseki hala hayatta ve profesyonel futbol hayatında 10'dan fazla takımda forma giydi. 2008 yılından beri de Ekvador'un LDU Qito takımının formasını terletiyor. Milli takımda görev aldığı 2006 Dünya Kupası'nda Ekvador, Polonya'yı 2-0 mağlup ederken Ivan Kaviedes attığı ilk golün ardından sarı bir Spiderman maskesi takıyor ve bu golü de 1 sene önce bir trafik kazasında kaybettiği aşağıda resmi bulunan eski takım arkadaşı Otilino Tenorio'ya armağan ediyordu.

16 Kasım 2009 Pazartesi

GÜLE GÜLE MASKELİ ADAM


İlk olarak Championship Manager'ın 2001/2002 versiyonunda kendisini tanıma fırsatı bulmuştum çünkü finishing'i 20'ydi. Sonra Gaziantepspor'a geldi ve önemli maçlardaki iyi futboluyla dikkat çekti. Geçen sezon sonunda yanlış hatırlamıyorsam yapılan kontroller sonrasında Kalp kapakçıklarında kalınlaşmadan dolayı futbol oynama yasağı getirilmişti kendisine ama bir şekilde oynatılmış sanırım..... Güle güle De Nigris, Toprağın bol olsun.....

13 Kasım 2009 Cuma

RAULISMO


Raul demek Real Madrid demek. Çok özel görüntüleri eşliğinde UEFA Magazin programına konuk oldu bu hafta Raul Gonzalez. Kendisini Athletico Madrid'de keşfeden hocası Emilio Mauri dahil herkes O'nu konuşuyor bu programda. Kaçırmamanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Ben bile hazırlarken heyecan içinde kaldım.
Şampiyonlar Ligi Özel bu Cumartesi saat 12.30'da Star'da.

12 Kasım 2009 Perşembe

SIRADAKİ GELDİ


Sezona üç kupa hedefiyle başlayan Real Madrid'in hedefini 2'ye indiren Alcorcon, İspanya Kral Kupasında bu kez Barcelona'yla eşleşti. İlk maç 5,6 ya da 7 Ocak'ta Alcorcon'un Real Madrid'i 4'lediği Santo Domingo Stadında oynanacak. Alcorcon Real Madrid'i elememiş olsaydı Barcelonalı oyuncular belki maça daha rahat çıkabilirlerdi ama bu durum Barcelona'nın işini zorlaştıracaktır. Bakalım Alcorcon bir sürprize daha imza atabilecek mi. Bekleyip göreceğiz. Bu arada kupada diğer eşleşmelerde ön plana çıkanlar, Atletico Madrid-Sevilla ve Valencia-Villareal eşleşmeleri....

HANGİSİ DAHA BÜYÜK


Di Stefano, Messi ve Maradona... Sanırım sorunun cevabı için M.T.'nin anket düzenlemesi daha mantıklı olacak. Fikrimi sorarsanız çaktırmayın ama sağdaki sağdaki....

11 Kasım 2009 Çarşamba

EFSANELER


Soru: 3 efsane bir kareye sığar mı?
Cevap: Bal gibi de sığar.

Collina, Hierro ve Bülent Korkmaz. Üçü de yaşayan efsanelerden. 2000-2001 sezonunda o tarihi Galatasaray-Real Madrid maçından ilginç bir kare. Sempatik kel hakem almış karşısına nutuk atıyor kaptanlara. Onlar da eller belde kuzu kuzu dinliyorlar. Bir İtalyan, bir İspanyol ve bir Türk hangi ortak dilde anlaşırlar bilemedim. Muhtemelen sağlam bir İngilizce parçalanıyordur Ali Sami Yen semalarında.
Pierluigi Collina şu an İtalya Hakem Kurulu'nda görev yapıyor. Bülent Korkmaz'ın Azerbaycan serüveni devam ediyor. Fernando Hierro nerelerde bilen var mıdır?

10 Kasım 2009 Salı

HAYAT KISA


Robet Enke. 32 yaşındaydı. Futbolunun en güzel çağındaydı. Milli takıma bile çağrılmıştı. Şimdi gördüm vefat haberini. Ruhu şad olsun.

LUCHO'NUN HAYALİ


Lucho Gonzalez:
-''Buradan sallasam skorboardu vurabilir miyim acaba?''

PEP SAMİ YEN'E GELMİŞ


Tarih 23 Kasım 1994. Çok değil 12 gün sonra 15. senesi dolacak. Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki peşpeşe 2. senesi. Takımlar seremoniye çıkıyor. Önde Kaptan Bülent, hemen ardında Steauce, saçsız kral Suat ve rahmetli Sedat Balkanlı. Pep Guardiola'nın yüzünde ''maç bitse de evimize gitsek'' ifadesi. Önündeki kaleci bozuntusu da şimdiki öğrencisi Sergio Busquets'in babası Carles Busquets.

Akın Göksu'nun eşsiz! anlatımı ve Hayri Hiçler'in doyumsuz yorumları maçı cehenneme çevirse de Galatasaray ilk yarıyı 1-0 geride tamamlamasına rağmen Hakan Şükür'ün penaltısı ve Arif'in enteresan golüyle Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk galibiyetini alarak Katalanları 2-1 mağlup etmeyi başarmıştı.
Rubin Kazan gibi Galatasaray da Şampiyonlar Ligi'nde ilkleri Barcelona'da yaşamıştı zaten. İlk maçını Barcelona'ya karşı oynamış, ilk galibiyetini de yine Barcelona'ya karşı almıştı Sarı Kırmızılılar

YA TUTARSA?


Rubin Kazan bu sezon Şampiyonlar Ligi'ne en çok tat veren yeni takım. Mahalleye yeni taşındı ama mahallenin büyük abisini alaşağı etti iki haftada. Kazanlı gazeteci Aleksandr Medvedev; Rubin'in Rusya Premie Lig'e yükseldiği ilk sezon Centralnyı Stadı'nın duvarına ''Rubin Kazan:3 - Barcelona:0'' yazıldığını aktarıyor. Belki 3 tane atmadılar ama Barça'yı Camp Nou'da devirmekle kalmayıp kendi sahalarında 1 puan almayı da başardılar.
Taraftar takımlarına olan inançlarını pankartlara taşımış Kazan'da.
''RUBIN FOR THE FINAL IN MADRID'' diyorlar. Bu kadarı abartı elbette. Ama onların Camp Nou'da Barcelona'yı devireceğine de kimse ihtimal vermiyordu. Ya tutarsa?

Bu arada bir türlü milli oldurtulmayan Gökdeniz Karadeniz milli gururumuz olmaya devam ediyor. Takımı ikinci kez Rusya'da şampiyonluğa koşarken, O'nu izleyen Türklerin şanlı Türk bayrağımızla tribünlerdeki yerlerini almaları göğsümüzü kabartıyor.

ASLA UNUTMAYACAĞIZ


6 Kasım 2009 Cuma

ŞAMPİYONLAR LİGİ MD #4'ÜN ARDINDAN


Bu hafta blog olarak gol kısırlığı çektik. Malum Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi haftası. Buna haber bültenleri, gece programları vs eklenince iş içinden çıkılmaz bir hal alıyor ve uykuya ayrılan kısacık zamanın ardından işlere ancak koşturabiliyor bu bünye. Fazla birşey yazamadım. Telafisi mümkündür.
Bugün Kale Arkası blogunun sahibi Coşkun ağabey geldi de kendimi bahçeye atabildim bir nebze. Bir fincan kahvenin ve iki cümle sohbetin belini kırabildik çok şükür.
Neyse günlük moduna dönmeden Şampiyonlar Ligi'nde geçtiğimiz maç gününden notları aktarıyorum;
* Rubin Kazan bu sezon Barca'dan en çok puan alan takım. İki maçta 4 puan. Ayrıca Barcelona'ya tek iç saha mağlubiyetini yaşatan takım Rubin Kazan.
* Ukrayna'da salgın olan domuz gribi nedeniyle Dinamo Kiev-Inter maçı ertelenme tehlikesiyle karşı karşıyaydı.
* Shevchenko kariyerinde Inter ağlarını bu hafta 15. kez havalandırdı.
* Drogba 3 maçlık cezasının ardından sahalara Athletico Madrid karşısında 2 golle dönüş yaptı.
* Athletico Madrid Şampiyonlar Ligi'nde 4. maç gününde ilk golüne Agüero'nun ayağından kavuştu.
* Chelsea, Porto, Sevilla, Manchester United, Lyon, Bordeaux ve Arsenal gruplarında bir üst turu garantileyen takımlar oldular.
* Fiorentina ve Debreceni arasında oynanan son iki maçta toplam 14 gol atıldı.
* E grubundan çıkabilmesi için Liverpool’un iki maçı da kazanması ve Fiorentina’nın Lyon’u bu ayın sonunda yenmemesi gerekiyor.
* Maccabi Haifa ve Debreceni takımları geride kalan 4 maçta puanı bulunmayan iki takım.
* CSKA Moskova 3-1 öne geçtiği maçta Manchester United'ı devirmeye çok yaklaştı. Kırmızı Şeytanlar kendi sahasında en son Şubat 2005'te Milan'a 1-0'la boyun eğmişlerdi.
* Michael Owen Şampiyonlar Ligi'nde 5 yıl sonra golle buluştu.
* Pele, İnönü Stadı için ‘Avrupa’nın en güzel stadyumu’ açıklamasını yaptı.
* Liverpool'dan Babel ve Unirea'dan Onofras'ın golleri izlenmeye değer.
* 2 Fransız takımı Lyon ve Bordeaux gruptan çıkmayı garantilerken Marsilya da kendi sahasında Zurich'i 6-1 mağlup ederek büyük avantaj sağladı.
* Milan ve Real Madrid, iç sahada oynayacakları maçları kazanırsa, iki takım birlikte gruptan çıkacak.
Bu arada, Şampiyonlar Ligi Özel programı Cumartesi günü saat 12.25'te Star'da. Kaçırmayın...

HAFTASONU MAÇ YAYINLARI

6 Kasım Cuma
20:00 Bursaspor-Gençlerbirliği / Lig TV
21:30 Leverkusen-E.Frankfurt / TRT 3
21:45 Derby County-Coventry / Futbol Smart
14:45 Swansea-Cardiff / Futbol Smart
7 Kasım Cumartesi
16:30 Bayern Münih-Schalke / TRT 3
17:00 Manchester City-Burnley / Spormax
19:30 Wolverhampton-Arsenal / Spormax
20:00 Trabzonspor-Beşiktaş / Lig TV
20:00 PSG-Nice / Kanal A
21:00 Barcelona-Real Mallorca / NTV
21:45 Atalanta-Juventus / NTV Spor
22:00 Sochaux-Lens / Kanal A
22:30 Atletico PR-Goias / Spormax
23:00 Atletico Madrid-Real Madrid / NTV
8 Kasım Pazar
13:00 CSKA Moskova-Rubin Kazan / Spormax
13:30 Giresunspor-Altay / D Spor
14:45 Falkirk-Celtic / Euro Futbol
15:30 AZ Alkmaar-Feyenoord / Futbol Smart
16:00 Sivasspor-Kayserispor / Lig TV
16:00 Lazio-Milan / NTV Spor
16:30 Hannover 96-Hamburg / TRT 3
17:30 Twente-Ajax / Futbol Smart
18:00 Toulouse-Rennes / Kanal A
18:00 Chelsea-Manchester United / Spormax

20:00 Fluminense-Palmeiras / Spormax
20:00 Lille-Bordeaux / Kanal A
20:00 Diyarbakırspor-Galatasaray / Lig TV
21:45 Inter-Roma / NTV Spor
22:00 Lyon-Marseille / Kanal A
22:00 Sevilla-Villareal / NTV

Birbirinden güzel maçlar bekliyorum bu hafta

DUA AÇILIMI


Twente-Sheriff maçı öncesi futbolcular seremoniye çıkarken Sheriffli 3 isim saha kenarında dualarını yapıyor. Balima ve Ruamba'yı önceden de biliyordum ama bu kez onlara Mamah da eklenmiş. FIFA sahaiçi duayı yasaklayınca onlar da böyle bir çözüm bulmuşlar. Bir zamanlar ''şapkasız çıkmam abi'' modaydı. Şimdi de ''duasız çıkmam abi'' moda anlaşılan.

5 Kasım 2009 Perşembe

AVRUPA'NIN KRALI


Kolay değil yüzyılın takımı olmak. Real Madrid'in efsane isimleri koreografilerde ölümsüzleşiyor Santiago Bernabeu'da. Di Stefano, Puskas en sağdaki de Raul olsa gerek.

DONAR KAZAN


Şampiyonlar Ligi'nde F grubu tam bir kaynar kazan. Ama bu sezonun flaş takımı da F grubundan Rubin Kazan. Var mıdır Guardiola yönetiminin Barcelona'sından iki maçta 4 puan alabilen babayiğit bilmiyorum ve sanmıyorum da. Bunun için kapsamlı bir araştırma gerekli. Fakat bu hafta futbolseverler için her ne kadar ziyafetse bizim için de bir o kadar eziyet. Uykusuz geceler, full mesailer, maçlar, yayınlar vs derken çoğu bitti azı kaldı diyelim.
Sabri ağabeyden dün bahsetmiştim Kazan'da donuyordur şimdi diye. Yanılmamışım. Devre arasında verdiği görüntülere bakılırsa İstanbul'a buzdan heykel durumunda dönmesine ramak kalmış. O keyifli anları izlemek için tıklayın.

THOMSON NEREYE BAKIYOR?


Sizleri bilmiyorum ama ben ilk kez böyle bir santra gördüm. Yani orta yuvarlaktaki santrayı yapacak olan futbolculara yakın bir oyuncu pek olmaz genelde. Unirea Urziceni-Glasgow Rangers maçının başlama düdüğü öncesinde Thomson aksine tam da diplerinde, elleri belinde. Sanki acı bir haber almış gibi başını eğmiş hakemin düdüğünü bekliyor. Ya yere bakıyor ya da formasına.

İçine mi doğmuş nedir maçın ilerleyen dakikalarında gözlerini diktiği yerden yırtılıyor forması.

4 Kasım 2009 Çarşamba

SARI NİNJA


Zlatan Ibrahimovic'in taekwondoda siyah kuşak olduğunu bilirdik ama ninjalık mertebesine eriştiğinden henüz haberimiz yoktu. Fotoğraf Barcelona'nın, Centralnyı Stadı'nda yaptığı antrenmandan. Hava sıcaklığı -gerçi sıcaklık demeye de bin şahit lazım- fena halde eksilerde.
Sabri ağabey de maçı anlatmak için Kazan'da şu an.
Allah kolaylık versin, ses tellerine zeval gelmesin, kat kat giyinmiştir şimdi kesin.
İnsan fotoğrafı görünce bile üşüyor yahu.

KİMSEYİ KOYAMADIM YERİNE


TRT 2'de canlı röportajı var şu an. Tekirdağ'a gidince köfte, Maraş'a gidince dondurma, Adana'ya gidince nasıl akla kebap gelirse Bükreş'e gidince de Hagi'yle röportaj yapmak gelir.
Tekrarı da gün içinde yayınlanır mutlaka. Golleri ekrana geldikçe ben eskilere gittim. Yok be abi. Gelemedi kimse yerine. Geleni de istesek de koyamadık yerine. Öyle bir yer etti ki bu yüreklerde...

2 Kasım 2009 Pazartesi

HORTO MAGICO


Panathinaikos'un o efsane Horto Magico marşını bilmeyen yoktur. Buyrun efendim işte sözleri. Videosu da var. Eşlik etmeye çalışın, ben denedim çok zevkli oluyor.
Not: Mümkünse tek başınızayken deneyin :)

In ena horto magico
dhoste mou ligho ghia na pio
ton PAO mou na onirefto ke na fonaks os to Theo
Panatha mou
se aghapo
san heroini sa skliro narcotico
san to hashish
to lsd
ghia me sena PAO mastouroni ol i ghi ol i ghi.
Panatha mou
Panatha mou
se aghapo
se aghapo
opou ki an pezis panda tha s akoloutho
s akoloutho
PAO edho
PAO edho
PAO eki
PAO eki
opou ki an pezis panda tha maste mazi
panda mazi.



25 yıllık kadim dostum Özgür Keskin'e sözleri yazıp yolladığı için teşekkürü borç bilirim.

1 Kasım 2009 Pazar

ŞAMPİYONLAR LİGİ MD #4 ÖNCESİ


* Camp Nou'da oynanan Barcelona-Rubin Kazan karşılaşmasının 2. dakikasında 35 metreden attığı golle Rubin Kazan'ı 1-0 öne geçiren Aleksandr Ryzantsev daha önce hiç bir maçta uzaktan şut çekme girişiminde bulunmamış.
* Arsenal'in Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı son 24 maçında sadece 1 mağlubiyeti var. Geçtiğimiz sezon Manchester United'a 2-1 yenilmişlerdi.
* Stuttgart'ın kalecisi Jens Lehmann 10 Kasım'da 40 yaşına basacak. Lehmann aynı zamanda Güney Afrikalı bir teknik adamın genç bir futbolcuyu takip ettiği, dünya kupası konulu bir filmde rol alıyor.
* Fiorentina'nın genç futbolcusu Stevan Jovetic kendisine efsane isim Gabriel Batistuta'yı örnek aldığını açıkladı.
* Real Madrid Ronaldo’nun oynamadığı son 5 maçta sadece 1 kez kazandı.

BEBECK


Bu da oldu sonunda. Gündeme gelmediği, sansasyon olmadığı, boy göstermediği yer yok Beckham'ın. Bebeği de çıktı piyasaya. Bakalım sırada ne var...

İKİZ MİSİNİZ KARDEŞİM?


Ajax-Feyenoord maçı öncesi seremoni. Para atışı yapılmış, top-kale seçilmiş, kaptanlar tokalaşıyorlar.
Solda Feyenoord kaptanı Gio van Brockhoorst, sağda Ajax kaptanı Luis Suarez. İkiz olsalar bu kadar benzemezler birbirlerine.

31 Ekim 2009 Cumartesi

*EYE OF THE CAT

Sezon öncesi klasik medya geyiklerindendir Futbolig programı için ligin falına baktırmak üzere soluğu ünlü astrolog Rezzan Kiraz'ın yanında almıştım. Bu konuya ayrıntılı olarak Fala İnanma Falsız Kalma yazımda değinmiştim daha önce zaten.
Baros konusu dikkatimi çekti. Noktasına virgülüne değmeden aktarıyorum;
Murat Türker: ''Milan Baros. O'nun için herhangi bir sakatlık veya 2009'da performansını etkileyecek bir durum olabilir mi?''
Rezzan Kiraz: ''Tabi Terazi burcu. Terazi burcunun 29 Ekim'e kadarki olan şansı biraz daha iyi. Ama 29 Ekim'den sonra Terazi burçları zor bir dönem bekliyor onları. Terazi burcuna gelecek olan Satürn kemik yapısı demektir zaten, iskelet demektir. Bu noktada kırılmalar olabilir.''
Rezzan ablamız 29 Ekim demiş ama Baros'un ayak kemiğinin kırılması 25 Ekim'e tekabül ediyor. Yüzde yüz tutturamasa da yaklaşmış. Zaten asıl demek istediği Ekim'in ikinci dönemi, yani sonlarına doğruydu. İlginç... Videosu burada.


Bu arada kedisi de bana takmıştı kafayı o gün. Dikmiş gözlerini dik dik bakıyor. Hiç hazetmem. Zaten röportaj sırasında dışarıya çıkarttırdım ne olur ne olmaz diye.

*eye of the cat:kedinin gözü

30 Ekim 2009 Cuma

FRANSA'DA BİR GARİP MAÇ


Fransa 2. ligi genelde az gollü geçer. Hatta çoğu maç alt biter. Ama bu gece öyle bir maç oynandı ki akıllara zarar. Dijon-Chateauroux'u ağırladı kendi sahasında. Hatta 3. dakikada Ribas'la da 1-0 öne geçti. Sonrasında Chateauroux koydu ağırlığını maça. 15 dakikada bulduğu 3 golle ilk yarıyı da 1-3 önde tamamladı konuk ekip. İkinci yarıda Nsame ile de farkı 3'e çıkardılar hatta(1-4). Ama Dijonlu futbolcuların zoruna gitmiş olacak ki Ribas olaya el koydu ve farkı ikiye indirdi. Sonrasında Dijon'un golleri yağmur gibi gelmeye başladı. Son dakikaya 4-4 berabere girilirken ilk golü atan Ribas 90'da son sözü söyledi ve Dijon karşılaşmadan 5-4 galip ayrıldı.
Ne diyelim. Bu maçı izleyememek büyük şanssızlık.

3. KÖPRÜ


Henry, Messi ve Cristiano Ronaldo. Castrol Rankings'de ilk 3 sırayı alan isimler. Barcelonalıların hegomonyası var ilk 6'da. Bizim oğlan da kaynamış araya. 3. sırada bulunuyor kendisi. Diğerlerinin mankenleri varken ''işte geldim buradayım'' bakışları atıyor objektiflere. Bir defans oyuncusu olarak o kadar hücumcunun arasında Pique'nin 4. sırada yer alması ilginç. Portekizli de kollarını dayamış Messi'ye ama içi gidiyor bir yandan besbelli.

MAÇ YAYINLARI

30 Ekim Cuma
17:00 Arjantin-Nijerya / TRT 3 (U17 Dünya Kupası)
21:30 Borussia Dortmund-Hertha Berlin / TRT 3
31 Ekim Cumartesi
13:00 FC Moskova-Zenit / Spormax
13:30 Dardanelspor-Hacettepe / D Spor
14:45 Arsenal-Tottenham / Spormax
16:00 Antalyaspor-Bursaspor / Lig TV
16:30 Wolfsburg-Mainz / TRT 3
17:00 Fulham-Liverpool / Spormax
17:00 Celtic-Kilmarnock / Euro Futbol
17:00 West Brom-Watford / Futbol Smart
19:00 Juventus-Napoli / NTV Spor
19:00 Real Madrid-Getafe / NTV
19:30 Manchester United-Blackburn / Spormax
20:00 Bordeaux-Monaco / Kanal A
20:00 Beşiktaş-Ankaragücü / Lig TV
20:00 Yeni Zelanda-Türkiye / TRT 3 (U17 Dünya Kupası)
20:45 PSV-Vitesse / Futbol Smart
21:00 Osasuna-Barcelona / NTV Spor
22:00 St Etienne-Lyon / Kanal A
22:30 Flamengo-Santos / Spormax
23.00 A.Bilbao-Atl.Madrid / NTV Spor
23.15 Braga-Benfica / Euro Futbol
1 Kasım Pazar
13:30 Ajax-Feyenoord / Futbol Smart
13:30 Bucaspor-Giresunspor / D Spor
14:45 Dundee United-Rangers / Euro Futbol
16:00 Galatasaray-Sivasspor / Lig TV
16:00 Livorno-İnter / NTV Spor
16:30 Freiburg-Hoffenheim / TRT 3
18:00 Birmingham-Manchester City / Spormax
18:30 E.Frankfurt-Bochum / TRT 3
19:00 Cardiff City-Nottingham/ Futbol Smart
20:00 Palmeiras-Corinthians / Spormax
20:00 Kayserispor-Fenerbahçe / Lig TV
20:30 İtalya-Uruguay / TRT 3 (U17 Dünya Kupası)
22:00 Sochaux-Paris / Kanal A

29 Ekim 2009 Perşembe

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN


''Benim naciz vücudum birgün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktir.''
Mustafa Kemal ATATÜRK

28 Ekim 2009 Çarşamba

KUTU KUTU PENSE


Ciro Ferrara'nın antrenmanlara getirdiği ilginç değişiklik. Juventus'un her idmanında görmeye aşina olduğumuz kareler artık bunlar. Ortada bir top, etrafında sınırsız futbolcu elele.

ATKI BABA TÜRBESİ


En sağdaki Bayern Münih taraftarı abimiz atkı olayını biraz abartmış.

BU KOLLAR KİMİN?


Hep ayak mı soracağız? Bu seferki soru koldan geldi. Evet kabul kol gibi bir soru. Ama futbolcuları iyi tanıyan bu kolların sahibini de bilir. Dövmeden görünmüyor neredeyse ama yine de kolay. Kim bu futbolcu? Bilene Tadelle adresine postalanacaktır =)



Doğru cevap: Lucho Gonzalez

İlk doğru tahmin ''ömer''den geldi. Tebrikler... Tadelle için açık adres alalım please:)

MINIATURCO


Sebastian Giovinco. Juventus'un Torino doğumlu,gelecek vadeden yıldızı. Yani ''bizim evladımız'' kategorisinden. Juventus antrenmanında dikkat ettim. Boyu minyatür kaleyle aynı neredeyse. Tabi perspektif farkı var biraz. O kadar da acımasız olmamak lazım. Ama çocuk da 1.64 kardeşim, pek de haksız sayılmam.

27 Ekim 2009 Salı

PUYOL NE YAPIYOR?


a) Açma germe
b) Hayat maximumda
c) Kaleye geçmiş
d) Kendisine doğru koşan Alves'e kollarını açmış

25 Ekim 2009 Pazar

ANKET SONUÇLARI


Derbiyi kim kazanır anketi sonuçlandı.

Fenerbahçe: 32 (36%)

Galatasaray: 59 (64%)

Kullanılan oy sayısı: 91

GENÇ TANJU


Nostalji havamdayım bu aralar. Eskileri özledim. Yeniler tat vermiyor çünkü. Önceden bir derbi maça başlamadan önce, o maçın havasına 5 gün önceden giren ben, bu akşam sanki Soma Linyitspor-Yeni Salihlispor maçını bekler gibiyim.
Dün Johnson'ın golünde Emre Belözoğlu'nun -muhtemelen bu akşam gol atacak Galatasaray'a, öyle hissediyorum nedense- Galatasaray'a attığı ilk golü! anlatmıştım.
Arşivleri karıştırırken Tanju Çolak ilişti gözüme yine. O'nun golleriyle büyüdük, gol kavramını ondan öğrendik. Sadece ben değil, bizim jenerasyon elbette. Samsun'da oynadığı yıllar henüz. Tabii ki o sezon da gol krallığına koşuyor. Maç müthiş bir kar yağışı altında oynanıyor. Rakip Adanademir Spor. Tanju bir de penaltı kaçırıyor maçta. Maç sonunda spiker Ercan Taner kapıyor mikrofonu ve soluğu genç kralın yanında alıyor. O da anlatıyor bir şeyler dili döndüğünce. Ayakları yere basıyor o yıllarda daha. Ne zaman boğaza yelken açtı, o zaman futbol hayatı da özel hayatı da daha bir hareketlendi zaten. Güzeldi o günler.