30 Eylül 2009 Çarşamba

SİNİRLERİNE HAKİM OL


Weidenfeller Bundesliga'nın en beğendiğim kalecisi. Geçen sezon özellikle 2. yarıda sergilediği üstün performansla takımı Borussia Dortmund'un galibiyet serisinde önemli pay sahibiydi. Bana kalsa milli takım kalesini çoktan hakediyor ama birtürlü giyemedi o formayı.
Gerrard'ı örnek almış kendine, O da kavgaya karışmış bir restoranda. İkiye tek hem de. Sahadaki hırsını başka yerlere yaymak moda oldu son zamanlarda futbol camiasında. Bizim ülkeden de bir bomba bekliyorum artık yakın zamanlarda. Futbolcu olmak zor iş. Her gittiğiniz yerde dikkat çekiyorsunuz ve insanlar size ya tapıyor ya saydırıyor. Ortası yok. Hele şu futbolcuları zorla öpen bıyıklı tipler yok mu gördüm mü deli oluyorum!

29 Eylül 2009 Salı

POLEKSIC'İN DUASI


Lyon 12. dakikada frikik kazandı, Debreceni kalecisi Poleksic açtı ellerini başladı duaya. Topun başındaki isim Boşnak Miralem Pjanic'ti. Sonuç? Harika bir gol.

MOURINHOCA BİLMEK


Adam ters belli. Yaradılış faktörü bunda fazlasıyla etken. Çıkıntı olduğunu kendi de kabul ediyor. Chelsea'ye ilk imza attığında -ki bizim basın terslik söz konusuysa İngiliz basınının ardından ancak nal toplar- ''I am the Special One'' demişti imza törenine katılan İngiliz gözlere inat. Özel birisi, kimse de inkar edemez. Başarısı azımsanmayacak düzeyde ki İtalyan şampiyonunun başında olması bunun açık bir göstergesi. Chelsea'de O'ndan sonra gelen 4 teknik direktör hala O'nun kurduğu kadronun ekmeğini yedi, yiyor.
Porto ile önce UEFA Kupası'nı kazandığında bazıları gibi takımlarından ayrılmayı tercih etmeyip, gözünü Şampiyonlar Ligi'ne dikmişti. Çünkü aynı futbol dilini konuşabildiği bir takımı vardı. İki biyografisini okudum. Biri Patrick Barclay'in, yazdığı - Chelsea-Barcelona maçı sonrası Ertem Şener sayesinde imzalatma fırsatım olmuştu- diğeri de çok yakın dostu Luis Lorenço'nun kaleme aldığı bir kitaptı.
Belki uzun yıllar futbol oynamadı ama futbolun içinde, futbolu bilenlerin yanındaydı. Sir Bobby Robson ve Louis Van Gaal bunun en bariz örnekleri. Kısa süren Benfica macerası ve ardından yarattığı Porto efsanesi. Jardel'i bile adam gibi oynatabilen tek teknik direktördü Jose.
Seveni çok ama sevmeyeni daha çok. Karizmatik duruşu rakibe gözdağı veriyor fazlasıyla. Kim ne derse desin Jose Mourinho kısa zamanda elde ettiği başarılarıyla adını dünya futbol tarihine çoktan yazdırdı bile.
O'nun hitabı, üslubu, ukalalığını ben seviyorum. Keşke herkes böyle başarılı olabilse, ukalalık o zaman çekilir bir hal alır ancak.
Bu arada üzerindeki sweatshirtü Türkiye'de nereden bulabileceğim konusunda beni bir aydınlatan olursa sevinirim. Çünkü bakmadığım Nike mağazası kalmadı.

28 Eylül 2009 Pazartesi

A.S

ÇOK AYIP


Annesi görse gömerdi kırmızı biberi ağzına. Küçükken biz böyle gördük. Ama Cesare Prandelli söz konusuysa olay değişir. Adam da enteresan bir karizma var. Ne yapsa yakışıyor. Deplasmanda 1-0 kazandıkları Livorno maçının son düdüğünün ardından sohbet ettiği bir Livornolu futbolcunun arkasından çıkarmış dilini. Einstein geldi aklıma. Beni andı galiba.

27 Eylül 2009 Pazar

SIR BOBBY ROBSON ANISINA


Dün İngiltere Championship'te İpswich Town-Newcastle United maçı oynandı. Maçın sonucundan çok devre arası önemliydi.

Sir Bobby Robson 1969-1982 yılları arasında Ipswich Town'ı, 1999-2004 yılları arasında da Newcastle United'ı çalıştıran isimdi.

Portman Road'da Bobby Robson'ın adı verilen tribünün sembolik açılışı vardı dün. Frank Sinatra'nın o ünlü ''My Way'' şarkısı eşliğinde 1981 yılında UEFA Kupası'nı kazanan o dönemin Ipswich Town futbolcuları önce saha kenarında kupalarla tur attı.

Sonra da Sir Bobby Robson'ın eşi sembolik kurdeleyi keserek tribünün açılışını yaptı.
Bu duygusal anlar maçın spikeri Sabri Ugan'ı da göz yaşlarına boğdu.

Bu arada Dynamo Kiev, maçlarını oynadığı Dinamo Stadı'na efsane teknik direktörü Valeriy Lobanovskyi'nin adını vermişti.

26 Eylül 2009 Cumartesi

BU KEZ YEN BARİ


Fotojenik adam şu Galiani. Ama yüzü gözükmediği zaman. Milan'ın hali 5 hafta sonunda içler acısı. Udinese'ye mağlup olmuşlardı en son deplasmanda. Çocukluğumun aşkı 11. sırada Serie A'da. Elbette ilerleyen haftalarda kalite farkı kendini gösterecek ve üst sıralara tırmanacaktır. Serie A'nın yeni takımı Bari'yi ağırlayacak yarın kendi sahasında. O Bari de 12. sırada, sıralamada Milan'ın bir gerisinde. İlk haftada şampiyon Inter'den 1 puan almayı başarmıştı. Milan o sıkıntılı günlerin ardından bu kez galip gelir sahasında heralde. Eğer aksi olursa hafta içi FC Zurich karşısında bile güzel günler uzakta gözüküyor.

ŞAMPİYONLAR LİGİ MATCHDAY 2



29 Eylül Çarşamba
E ACF Fiorentina 21:45 Liverpool FC
E Debreceni VSC 21:45 Olympique Lyonnais
F FC Rubin Kazan 19:30 FC Internazionale Milano
F FC Barcelona 21:45 FC Dynamo Kyiv
G FC Unirea Urziceni 21:45 VfB Stuttgart
G Rangers FC 21:45 Sevilla FC
H Arsenal FC 21:45 Olympiacos FC
H AZ Alkmaar 21:45 R. Standard de Liège

30 Eylül Perşembe
A FC Bayern München 21:45 Juventus
A FC Girondins de Bordeaux 21:45 Maccabi Haifa FC
B PFC CSKA Moskva 19:30 Beşiktaş JK
B Manchester United FC 21:45 VfL Wolfsburg
C AC Milan 21:45 FC Zürich
C Real Madrid CF 21:45 Olympique de Marseille
D APOEL FC 21:45 Chelsea FC
D FC Porto 21:45 Club Atlético de Madrid

* CSKA Moskova ile Beşiktaş tarihlerinde ilk kez karşılaşacak.
* Bayern Münih ve Juventus Şampiyonlar Ligi'nde 5’inci kez karşı karşıya gelecek. Galibiyetlerde Juventus’un 3-1’lik üstünlüğü bulunurken, Almanlar grup maçlarında iç sahadaki son mağlubiyetini 2004 yılında Juventus’tan almıştı.
* Eski Real Madrid'liler Gabriel Heinze ve Fernando Morientes bu kez Marsilya formasıyla Santiago Bernabeu'ya çıkacaklar.
* Kazan şehri tarihinde ilk kez bir Şampiyonlar Ligi maçına ev sahipliği yapacak.
* Liverpool geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi'nde deplasman maçlarında hiç maç kaybetmedi.
* Sevilla Glasgow Rangers'a konuk olacak. İspanyol ekibi, 2007 yılında UEFA Kupası'nı Glasgow'da kaldırmıştı.
* Glasgow Rangers kendi sahasında son 20 yıldır bir İspanyol takımını yenemedi.
* Arsenal geçen sezon yarı finalde kendi sahasında Manchester United'a kaybedene kadar 5 yıldır sahasında maç kaybetmiyordu.

HAFTASONU MAÇLAR

26 Eylül Cumartesi
13:00 Zenit-CSKA Moskova / Spormax
14:45 Portsmouth-Everton / Spormax
15:00 Zeytinburnuspor-Bozüyükspor / Dem TV
16:00 Wolfsburg-Hannover 96 / TRT 3
17:00 Stoke City-Manchester United / Spormax
19:00 Ç.Rizespor-Altay / D Spor
19:00 Real Madrid-Tenerife / NTV
19:30 Fulham-Arsenal / Spormax
20:00 Valenciennes-Marsilya / Kanal A
19:30 Ipswich-Newcastle / Euro Futbol
20:00 Antalyaspor-Fenerbahçe / Lig TV
21:00 Malaga-Barcelona / NTV Spor
22:00 Lyon-Toulouse / Kanal A
22:30 İngiltere (U20)-Uruguay (U20) / TRT 3
27 Eylül Pazar
00:30 Palmeiras-Atletico PR / Spormax
16:00 Orduspor-Konyaspor / D Spor
16:00 Friburg-M'Gladbach / TRT 3
16:00 Juventus-Bologna / NTV Spor
18:00 Lille-Nice / Kanal A
18:00 Sunderland-Wolves / Spormax
18:30 Hoffenheim-Hertha Berlin / TRT 3
20:00 Galatasaray-Eskişehirspor / Lig TV
20:00 Denizlispor-Manisaspor / Spormax
21:45 Milan-Bari / NTV Spor
22:00 Bordeaux-Rennes / Kanal A
22:00 Sao Paulo-Corinthians / Spormax
22:30 Honduras (U20)-Macaristan (U20) / TRT 3

25 Eylül 2009 Cuma

GELMESEYDİN!


Mahallenin delisi geri dönüyor! Pepe'den bahsediyorum elbette. 20 Nisan'da Getafe ile oynanan maçta ortalığı kan gölüne çevirmişti resmen. Casquero'ya attığı bu tekme kasten adam öldürmeye teşebbüstü aslında 10 maç az bile. Doldurdu cezasını geçtiğimiz Zurich maçında formasını giymişti. Şimdi La Liga'ya da dönüş yapıyor. Gelmeseydi daha iyiydi!

24 Eylül 2009 Perşembe

ARE YOU CONTE?


Tanıyamadım ilk bakışta. O da saç ektirmiş. Juventus defansının eski yıldızının futbolculuk döneminde de saçları varla yok arasındaydı zaten. Angelo Gregucci'nin yerine Atalanta'nın başına getirildi geçtiğimiz günlerde. Bari'yi Serie A'ya çıkardıktan sonra görevden ayrılmıştı. İmaj falan yapmış, saç ektirmiş. Yakışmış da hani. Walter Zenga'dan da bekliyoruz böyle bir hamle. Hatta Zenga'yı İtalya 90 Dünya Kupası'ndaki haliyle yeniden kalede görmek istiyoruz. Çok mu uçtum ne?

ANKET SONUÇLARI


'Hangisi En İyi Futbol Filmi?' diye sormuştuk, güzel bir ilgi oluştu ankete. Green Street Hooligans haricinde diğer filmler kafa kafaya yarıştılar. Benim tercihim bir Stallone hayranı olduğum için, ustaya saygımdan Zafere Kaçış'tı. Katılan katılmayan herkese teşekkürler. Anket sonuçları aşağıda;

Green Street Hooligans: 43 (34%)

Gol Kralı İnek Şaban: 20 (15%)

Dar Alanda Kısa Paslaşmalar: 17 (12%)

Zafere Kaçış: 16 (12%)

Taçsız Kral: 15 (11%)

Goal 1: 15 (11%)

Shaolin Soccer: 7 (5%)

Kullanılan oy sayısı: 133

23 Eylül 2009 Çarşamba

SEN SEN OL HEVES ETME


Robben'le Ribery kısa zamanda iyi kaynaştı. Hani okullar başladıktan, sınıflar belli olduktan sonra yeni kayıt olan uslu bir çocuğu en son sıraya sınıfın en yaramazının yanına koyarlar ya bu da o hesap oldu. İkili Bundesliga'yı sallıyorlar ama mühim olan Şampiyonlar Ligi'ndeki başarıdır elbette.
Robben de iyi uyum sağladı ve Ribery gibi bir kılla geçinnmeyi başardı. Hatta tavsiyeler bile veriyor artık. ''Sen sen ol heves etme, aklın varsa Real Madrid'e gitme'' demiş Hollandalı, Fransız futbolcuya. Bir bildiği var elbet ama düşünüyorum da futbolcu olup da Real Madrid'e gitmeyi istemeyen var mıdır acaba?

BENİM CITY


Yüzde 10'luk bir açık vardı onu da kapattı Şeyh Mansour. Paraya ne diyor bilmiyorum artık. Manchester City'nin tamamına sahip oldu artık. Ben olsam o Adebayor, Tevez falan maç ve antrenmanlar dışında da sarayda mutfakta çalıştırırdım. Zevk benim değil mi kardeşim?

22 Eylül 2009 Salı

21 Eylül 2009 Pazartesi

ESKİ TOPRAK


O'nu kel kafasıyla değil de lüle lüle saçlarıyla hatırıyorum 1996 yılından, EURO 96 çeyrek finalinden. Fransa-Hollanda maçında kaçırdığı penaltı hala hafızamda. Hollandalıların penaltı özürlü olduğunu dünya alem bilir. Sahanın heryerine yayılacak bir sistem yarattılar, ama yıllardır penaltı atışlarını gole çevirmeye bir çare bulamadılar. Seedorf da bu akımın başarılı! bir öncüsüydü zaten. Fransa'nın penaltı atışları sonrasında 5-4 kazandığı ve kendisinin penaltıyı kaçırmasının ardından Hollanda'nın elenmesinin akabinde akan gözyaşları çimlere damlayarak yeni bir başlangıç oldu O'nun için. Gerçi sağolsun Bursa'da oynanan ve Hakan Şükür'ün golüyle 1-0 kazandığımız Hollanda maçında da bir penaltıyı gole çeviremeyip sevince boğmuştu yurdum insanını. Sonrasında hep tırmanışa geçti O. Üç ayrı takımda Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan tek isim Clarence Seedorf. Bundan büyük bir onur olamaz heralde.
Dün yine baktı ne Pato'dan, ne Inzaghi'den, ne de Huntelaar'dan hayır var, 75. dakikada aldı sazı eline, indi çizgiye, yolladı topu filelere. 33 yaşına geldi ama hala taş gibi. 10 numara tartışmalarının yaşandığü dünya genelinde sırtında 10 numara olsa bile O daima 1 numara.

ŞAŞI BAK ŞAŞIRT

INTER-BARCELONA MANZARALARI



Zanetti'nin kaptanlık bandı günün anlam ve önemini yansıtıyor.





Eski dostlar düşman olmaz.



Messi Puyol'un şefkatli kollarının altında.



Roberto Baggio ve Pep Guardiola maç öncesi sohbet ediyor.


İbrahimovic ve Messi maç öncesi dua olayını abartıp namaza durmuşlar.

20 Eylül 2009 Pazar

BU AYAKLAR KİME AİT?


Tahminleri bekliyorum.

Doğru cevap ''en erken'' alessio cerci'den Zlatan Ibrahimovic olarak geldi. Bu kolaydı, ileride daha da zorlaşacak söyleyeyim.

BELLAMY'SİN KARDEŞİM?


Büyük takımın, büyük golcünün farkı burada işte. United kaçtı, City kovaladı. United attı, City attı. Bir Bellamy vardı sahada tam bir bela oldu Kırmızıların başına. Ama bir futbolcu 2 gol atar maçın kaderini değiştiremez, bir yıldız sonradan oyuna girer tek dokunuşuyla takımını uçurur. Michael Owen diyorum başka da bir şey demiyorum. Efsane geri döndü!Nihayet...

MANCHESTER DERBİSİ

Evet herkesin merakla beklediği maç geldi çattı. Ama City'de ki eksikler maçın havasını biraz sarstı. Ferguson bile Adebayor'un derbide oynamayacak olması çok kötü dedi. Tabii bu bir şanştı onun için aslında çok sevinmiştir ama açıklama bçyle yapılmalı. Tevez ve Robinho hatta Kompany,Michael Johnson,Santa Cruz, Benjani de yoklar. Hughes'e bu kadar forvet alınır mı diye soruluyordu sezon başı adam demekki haklıymış. Rahatsız Bellamy ile ilerde tek oynar Wright Philips ve Petrov ile destek vermeye çalışır diye tahmin ediyorum. Manchester United geçen seneki gibi iyi oynamasa da maçları kazanmayı biliyor. Haftaiçi de Beşiktaş karşısında güle oynaya, yürüyerek galibiyet alıp döndüler. Ferdinand ve Van der Saar önemli iki eksik olsa da haftalardır böyle oynuyorlar. Fletcher ortasaha da kendini çok geliştirmiş Anderson'u da Alan Smith gibi kullanıyor. Forvet arkası oyuncuyu daha geride oynatarak topa hakim olma çabası var. Maç 15:30'da Spormax'te. Allahtan yabancı spiker olayı yeniden açıldı. Umarım güzel bir maç olur.

19 Eylül 2009 Cumartesi

HAFTASONU MAÇLAR


19 Eylül Cumartesi
14:45 Burnley-Sunderland / Spormax
16:30 Bayern Münich-Nuremberg / TRT 3
17:00 Cardif City-QPR / Euro Futbol
17:00 Arsenal-Wigan / Spormax
17:00 Bolton-Stoke City / Spormax
19:30 West Ham-Liverpool / Spormax
20:30 Bucaspor-Boluspor / D Spor
21:00 Beşiktaş-Kayserispor / Lig TV
21:45 AZ Alkmaar-NEC Njimegen / Futbol Smart
22:00 Marsilya-Montpellier / Kanal A
23:00 Barcelona-A.Madrid /NTV Spor
23:15 Braga-Porto / Euro Futbol
20 Eylül Pazar
00:30 Vitoria-Internacional / Spormax
13:00 CSKA Moskova-Dinamo Moskova / Spormax
15:30 Manchester United-Manchester City / Spormax
15:30 Feyenoord-PSV / Futbol Smart
16:00 Milan-Bologna /NTV Spor
16:30 Eintracht Frankfurt-Hambourg / TRT 3
17:00 Celtic-Heart / Euro Futbol
18:00 Chelsea-Tottenham / Spormax
18:30 Leverkusen-Werder Breme / TRT 3
20:00 Real Madrid-Xerez /NTV Spor
20:30 Giresunpor-Çaykur Rizespor / D Spor
21:00 Fenerbahçe-İ.B.Belediyespor / Lig TV
21:45 Roma-Fiorentina /NTV Spor
22:00 PSG-Lyon / Kanal A
22:00 Santo Andre-Sao Paulo / Spormax
21 Eylül Pazartesi
20:30 Dardanelspor-Orduspor / D Spor
21:00 Kasımpaşa-Galatasaray / Lig TV

18 Eylül 2009 Cuma

DERSİMİZ TOP SEKTİRMEK


Kimine göre sessiz bir başlangıç yaptı Şampiyonlar Ligi'ne Manchester United. Temennimiz İnönü'den puansız göndermekti elbette ama olmadı. Gol silahlarını susturduk ama eski tüfek Scholes'a engel olamadık. Giggs, Ferdinand'ı Şampiyonlar Ligi maçlarında nadiren takım elbiseyle görürüz. Ya Alex Ferguson Beşiktaş'ı ciddiye almadı, ya da gerçekten dinlendirmek istedi. Onlar da saha kenarında Beşiktaş taraftarına poz verdiler bol bol.
Ronaldo'nun yokluğunda kan kaybettikleri kesin ama şu üçlünün olduğu bir takımın Şampiyonlar Ligi'ne ölüsü bile yeter. Bir tanesi bile Süper Lig'de bir takımı tek başına şampiyonluğa taşıyabilecek güçte. Bu arada top sektirme yarışmasını kim kazandı acaba?

ACI YOK!


Bir futbolcu-teknik direktör ilişkisinden çok, boksör-coach diyaloğunu andırıyor.

KUCAKLAŞMA


Zlatan Ibrahimovic ve Francesco Toldo. Maç öncesi hasret gideriyorlar. Ayrıntılar bu Cumartesi saat 12.30'da Star TV'deki Şampiyonlar Ligi Özel Programı'nda...

17 Eylül 2009 Perşembe

ANCELOTTI NEREYE BAKIYOR?


a) Skorboarda bakıyor
b) Yağmuru izliyor
c) Tribünlerden laf atıldı
d) Uçak geçiyor

NEREYE BİRADER?


Şampiyonlar Ligi maç değerlendirmeleri geliyor. Çok yakında...

16 Eylül 2009 Çarşamba

SPİKER GÖZÜYLE DEV MAÇ "SABRİ UGAN"


Aslında çoook önceden yayınlanırdı da bu yazı; Sabri Ugan nasıl başlayacağına karar veremedi!

Defterlere kenar süsü yaptğı zamanları çok gerilerde bırakmış olmasaydı ne edebiyat döşenirdi şu satırlara tahmin bile edemezsiniz.

Ve ama şimdi, şiirsel anlatımları bir yana bırakıp futbolun kendi doğası içindeki vahşi ormanların içine dalmanın doğru olduğunu düşünüyor.

Biliyorum, zeka pırıltılı gözlerine, hınzır gülüşlerini ekleyip “Nan daha nasıl edebiyat parçalanır?” diye geçirenleriniz vardır… Onlara tebessümle “Selam” edip, Atina’ya geçeyim…

Gökhan’a nazire yaparcasına ateşini yükselten bu nedenle Atina biletini yakan Servet muhtemeldir ki, Galatasaray defansına ekstra sıcaklık getirecek. Emregiller’in Aşık ve Güngör’ü bu sıkıntılı atmosferde bir puan balonu uçurmaya katkıda bulabilirler mi bilmem. İçimden “İnşallah” diyorum ama, mantığım burada Leo Franco’ya “Allah kolaylık versin” dileklerini iletiyor.

Orta saha ve forvetin beceri ve yeteneğinden en küçük kuşkum yok. Yeter ki futbol şansı onların yanında olsun. Ara pasları kendi renktaşlarıyla buluşsun, kaleye şutları o 3 direğin arasına konsun… Bilirsiniz, bazen 1 santim belirler futbolun kaderini. Bir santim içeri goldür de, bir santim dışarısı ahh vahhh…

Ben isterim ki; yıllar sonra anlatım maceralarımla oğlum Doruk’un kafasını ütülerken “Bir gün Atina’dayım. Ben diyim 30 metre, sen de 40 metre.. Elano öyle bir vurdu ki; ağır çekimde ben göremedim, kaleci nasıl görsün?” şeklinde bir cümle kurabileyim…

Arda’dan, Baroş’tan, Keita’dan, Kewall’dan “inanılması güç” efsanelerden sözedeyim…

Ne biliyim işte, Mustafa Sarp’ın bitmek bilmez enerjisinden, Mehmet Topal’ın uzaktan salladığı bir füzesinden sözedeyim çığlık çığlığa..

Hakan Balta’nın unutulmaz performansından, adaşımın bana da “inanılmaz” gelen, “hayretlere” düşüren futbol resitalinden falan…

Çok mu uçtum ne?

Tamam, ayaklarımı yere basayım da Karaguinis, Leto, Salpingitis, Gilberto falan diyim fısıltıyla…

“Neden fısıltı” sorularına da “uyuyan varsa uyandırmayım” diyerekten…

Bir de “Gate 13 diye bir taraftar grubu var. Aman kimse bulaşıp, hırlaşmasın” diye ekleyerekten…

Bu yazı burada bitsin, Sabri Ugan da maçı anlatmaya Atina’ya gitsin…

RAUL MADRID


Evet gözünü Real Madrid'de açmadı belki ama orada kapatacağı kesin (Allah gecinden versin tabi). Dün yine golünü attı, yüzüğünü öptü ve hamile eşine mesajını yolladı.
5. çocuk Jorge yolda. Bu ismi de çok değer verdiği, Real Madrid'in eski yıldız futbolcusu ve şu anda da kulübün genel direktörü olan Jorge Valdano'dan esinlendi. Zaten Raul Gonzalez'in ilk çocuğunun adı da Valdano.

RUN FERGUSON RUN


Maçın 2. yarısı başlayacak, takımlar sahaya çıkmış, top santrada, o meşhur 4. hakemin işareti bile gelmiş. Ama Sir Alex, hala salına salına, ağzında sakızı sallanıyor İnönü çimlerinde yedek kulübesine giderken. Sonradan kafasına dank etti elbet, vitesi artırdı koşar adımlarla yöneldi yerine. Beşiktaş tribünü bu, kayıtsız kalır mı manzaraya hiç? Alkışlarla uğurladılar yerine Alex Ferguson'ı.
Keşke evine giderken de gözyaşlarıyla uğurlayabilseydik.

GECENİN SPİKERLERİ


FC INTERNAZIONALE MILANO-FC BARCELONA: Ertem Şener
LIVERPOOL FC- DEBRECENİ VSC: Cem Yılmaz
OLYMPIQUE LYONNAIS-ACF FIORENTINA: Nebil Evren
FC DYNAMO KIEV-FC RUBIN KAZAN: Serhan Hayat (S.H)
VFB STUTTGART-RANGERS FC: Sabri Ugan
SEVILLA FC-AFC UNIREA URZICENI: Aykut Aydın
OLYMPIACOS FC-AZ ALKMAAR: Erdem Ulus
R.STANDARD DE LIEGE-ARSENAL FC: Güney Mergen

15 Eylül 2009 Salı

HOŞGELDİN YA ŞAMPİYONLAR LİGİ


Hasret bitiyor sonunda kavuşuyoruz sevgilimize. Çok uzun sürmüştü bu ayrılık zaten, kavga da,haset de yoktu içinde. Hep futbol sevgisi ve bol gol vardı. 21.45'te bozacağız orucu bu gece çalan ilk düdükle.
İki mübarek gece aynı güne nadir denk gelir. Bir yanda Kadir Gecesi, diğer yanda Şampiyonlar Ligi. Tüm Müslüman alemine ve futbolseverlere mübarek olsun.

HEDEF FİNAL


Şampiyonlar Liginde grup maçları heyecanı bu gece oynanacak maçlarla başlıyor. Hazır yeni bir turnuva başlarken aklıma nedeni belli olmayan ve sürekli yapılan bir açıklama geldi. Bir takım sezon başında iyi kurulduysa yani Avrupa Kupalarında iyi yerlere gelmek istiyorsa ya da şansının da yardımıyla bir anda kendisini çeyrek finalde bulduğunda o takımın teknik direktörü ya da başkanından şu açıklama gelir. '' Hedefimiz Final '' Neden Hedef final..... Şampiyonlar Liginde sadece grup maçlarından başlayan bir takım final maçına gelene kadar 12 maç, Avrupa Ligindeki bir takım ise play-off turundan başlayacağı macerada finale çıkmak için 16 maç oynamak zorunda kalıyor. Peki neden hedef final. E madem finale çıkacak kapasiteyi takımda buluyorsun neden finale çıkmakla yetiniyorsun, direk desene hedefimiz kupayı kazanmak....

14 Eylül 2009 Pazartesi

FERGUSON'U SUSTURMAK


Fotoğraf Ali Sami Yen Stadı'nın misafir takımı soyunma odasından. Karalar bağlamış olansa yakından tanıdığımız bir isim, Sir Alex Ferguson. 1993-1994 sezonunda Old Trafford'da 3-3 biten Şampiyonlar Ligi Öneleme turu maçının rövanşı 0-0 sonuçlanıyor. Ali Sami Yen Stadı maç sonunda bayram yerine dönerken, Manchester United soyunma odasında tam bir matem havası var.
Temennimiz aynı yüz ifadesinin yarın gece de İnönü Stadı'nın misafir takım soyunma odasında tekerrür etmesi. Neden olmasın?

ŞAMPİYONLAR LİGİ MAÇLARI


15 Eylül Salı
Beşiktaş-Manchester United 21:45 (Canlı) STAR TV
Zurich-Real Madrid 21:45 (Canlı) FUTBOL SMART
Chelsea-Porto 21:45 (Canlı) EURO FUTBOL
Wolfsburg-CSKA Moskova 21:45 (Bant) FUTBOL SMART
Maccabi Haifa-B.Münih 21:45 (Bant) FUTBOL SMART
Juventus-Bordeaux 21:45 (Bant) FUTBOL SMART
Marsilya-Milan 21:45 (Bant) EURO FUTBOL
Atletico Madrid-Apoel 21:45 (Bant) EURO FUTBOL

16 Eylül Çarşamba
Inter-Barcelona 21:45 (Canlı) STAR TV
Stuttgart-G.Rangers 21:45 (Canlı)FUTBOL SMART
S.Liege-Arsenal 21:45 (Canlı) EURO FUTBOL
Liverpool-Debreceni 21:45 (Bant) FUTBOL SMART
O.Lyon-Fiorentina 21:45 (Bant) FUTBOL SMART
Dinamo Kiev-Rubin Kazan 21:45 (Bant) FUTBOL SMART
Sevilla-U. Urziceni 21:45 (Bant) FUTBOL SMART
Olympiacos-AZ Alkmaar 21:45 (Bant) FUTBOL SMART

Gecenin tüm maçlarının özetlerini gece 00.05'te STAR TV'den naklen yayınlanacak olan ŞAMPİYONLAR LİGİ ÖZETLER programından izleyebilirsiniz.

AVRUPA LİGİ MAÇLARI


17 Eylül Perşembe 20:00
Panathinaikos-Galatasaray (Canlı)
Sturm Graz-Dinamo Bükreş (Bant)
Lille-Valencia (Bant)
Basel-Roma (Bant)

17 Eylül Perşembe 22:00
Fenerbahçe-Twente (Canlı)
Steaua Bükreş-Sheriff (Bant)
Everton-AEK (Bant)
Sparta Prag-PSV (Bant)
A.Bilbao-A. Wien (Bant)

Tüm maçlar D-SMART 42. Kanal EURO FUTBOL'da yayınlanacak.

BİZİM KÖYE OWEN GELMİŞ


Manchester United kafilesi Yeşilköy'de.

13 Eylül 2009 Pazar

HADİ BUYUR!


Dünkü maçın gollerinden çok Adebayor konuşuluyor İngiliz basınında. Yediği küfürlerin haddi hesabı yok o konuda tepkisinde haklıdır bunu tartışmıyorum bile. Kimse Avrupa'da küfür yok, ırkçılık yok demesin orada daha çok var.
Fakat Adebayor tepkisinde ne kadar haklıysa, eski takım arkadaşı Van Persie'ye yerdeyken yaptığı hareket o kadar aşağılıktı. Futbolcu milleti heryerde aynı demekki. Renkler değişince IQ'da bir eksilme olabiliyor demek mutlaka. Acaba ''doğuştan Manchester City'liyim'' demiş midir?

HAFTANIN SPİKERLERİ




Beşiktaş-Manchester United: Emre TİLEV

Panathinaikos-Galatasaray: Sabri UGAN

Fenerbahçe-Twente: Gökhan TELKENAR