24 Ağustos 2009 Pazartesi

SÖZ PATO'DA


Yılların Milan'ı bu ufaklığa kaldı artık. Yok ki başka yıldız doğru dürüst. Her takım gençleştirme operasyonuna gider, Milan tam tersini uygular her sene. Hala şaşırıyorum bu yaşıyla nasıl hala Milan'da barınabiliyor yine. Ama gitgide O'nsuz olmuyor anlaşıldı. Takımının 2 golüne imza attı bu hafta az iş değil. Ama tek başına nereye kadar gider orası bilinmez.

ROMA YANIYOR


Onlar da İtalya'nın Trabzonspor'u. Kösice'den 3 gol yemeleri kötü şans derken, 3 gün geçmeden bir 3 daha yediler ama bu kez Genoa'dan. Ola ki Avrupa Ligi'nden elenir, önümüzdeki hafta da bir puan kaybı yaşanırsa Spaletti, St. Pietro meydanında bir bidon benzini kel kafasından aşağı boca edip intihar şov yapabilir.

23 Ağustos 2009 Pazar

TATİL ANILARI - 2


Tatil anılarımı gün be gün sizlere aktaracağımı söylemiştim. Marmaris'te Liverpool, Manchester United, Rangers ve Celtic'in barlarını görünce ister istemez hepsine bir uğrama durumu söz konusu oldu. Zaten Premier Ligde çocukluğumdan bu yana Liverpool'u destekliyor olmamdan dolayı da Anfield Bar bir anda önceliği kendisinde gördü. Bir Liverpool efsanesi olan Fowler Tshirtümle İngiltere-Hollanda hazırlık maçını izlemek için Anfield Bar'e gittim. Munüler oldukça güzel ve neşeli. Tüm yemekler Liverpool'da oynamış ya da halen daha oynayan oyuncuların isimlerini taşıyor. Harry Kewell ve Milan Baros'ta halen daha menüde yer alan isimler. Fiyatlar ve serviste oldukça güzel. Maça gelince Hollanda Kuyt ve van der Vaart'ın golleriyle ilk yarıyı 2-0 yapınca İngilizler bira tüketimini maç hazırlık maçı olsa da biraz devre arasında abarttılar. İkinci yarıda benim beğenmediğim forvetlerden Defoe maçı 2-2'ye getirdiğinde ise İngilizler oldukça sevindiler. Benden size tavsiye yolunuz Marmaris'e düşerse Uzunyalı mevkiinde yer alan bu mekanları mutlak şekilde bir uğrayın...

STEVİE G


Anketimizde en büyük kaptan seçilen Gerrard birşeyler anlatmaya çalışırken.. (video)

21 Ağustos 2009 Cuma

TATİL ANILARI - 1


Gazetelerdeki köşe yazarları tatile çıktıklarında köşeslerinde '' ...... ...... senelik izninin bir bölümünü kullandığı için 1 hafta aramızda olmayacaktır '' şeklinde yazıları görürüz ve ne hikmettir ki o yazar tatilden döndüğü zaman ülke meseleleri için '' Tatil Anıları 1-2-3.... '' adı altında tatilde gittiği yerlerde halkla konuştuklarını yazıya döker. Bende bunun bir ekmeğini blogta bir yemek istedim. Tatilden döndükten sonraki ilk yazımda belirtmiştim, tatil için Marmaris'e gittim ve yaklaşık 12 gün Marmaris'te kaldım. Marmaris aslında halen daha Bodrum-Çeşme-Antalya ve çevresi gibi çok fazla keşfedilmediği ve genellikle turistlerin geldiği bir yer olduğu için sanki Türkiye değilmiş gibi görünse de yukarıdaki manzarayı görünce Türkiye'de olduğumu hemen anladım. İngiliz turistlerin sayısının bir hayli fazla olduğu Marmaris'te bizimkiler hemen kafayı çalıştırmış ve Manchester United'lılar için '' Red Devils of Manchester Bar '', Liverpool'lular için '' Anfield Bar '' Glasgow Rangers'lılar için '' Ibrox Bar '', Celtic'liler içinde '' Park Bar '' hemen kurulmuş. Bunun yanı sıra Glasgow Rangers'ın GS Store, Kartal Yuvası ve Fenerium'a benzer ufakta bir mağazasıda bulunuyor. Barlarda genellikle maçlar izleniyor ve maç zamanı barlarda yer bulmak hakikaten çok zor oluyor. Neyse tamamına uğramışlığım olduğu için hep ile ilgili ayrıntılı bilgileri de kısa sürede sizlerle paylaşacağım.

20 Ağustos 2009 Perşembe

O ŞİMDİ NEREDE #6


Youssouf Falikou Fofana

Galatasaray Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Monaco ile eşleştiğinde Weah ile birlikte korkulu rüyaydı. Fakat Küçük Bülent görev aldığı ilk maçta O'nu muma çevirmesini bilmişti. Tam 8 sezon forma giydi Monaco'da. Futbol hayatının sonlarında yolu Ege'ye de düştü. Karşıyaka'da sadece 6 maç forma giyebildi ama o 6 maça 3 gol sığdırmayı da başardı. Gazeteye verdiği bir beyanatta ''pas almazsam boşuna koşmam'' demişti.
Memleketi Fildişi Sahilleri'nde şimdi. Drogba'ların, Kone'lerin, Sanogo'ların yetiştiği ASEC Abidjan'da sportif direktörlük yapıyor.

MAJID MUSISI

Futbola 15 yaşında ikinci lig takımı Mulago'da başladı.

1992'de Stade Rennes'e transfer olarak Uganda tarihinin Avrupa'da oynayan ilk futbolcusu oldu.

Musisi 1994–95 sezonunda Bursaspor’a geldi.Bursaya ilk geldiğinde beyaz kıyafetleriyle ulucamiden çıkmayan ve sık sık gazetecilere pozlar veren Mususi ‘ye ne olduysa havasından mı suyundan mı Ülkemizde alkol e inanılmaz bağımlı olan maç ve antrenmanlara çıkmadan önce bile kutularca kırmızı bira içen bir insan haline geldi.Bu arada aslında Bursaspor yönetiminin hedefi Mususi den önce Mali'li Fernand Coulibaly'di. Ancak bu futbolcuyla yapılan görüşmeler çıkmaza girince Mususi’de karar kılındı 1995'te UEFA tarafından ilk kez düzenlenen UEFA İntertoto Kupası'nda takımının büyük başarılar kazanmasına yardım etti. Penaltıyla elendikleri Karlsruhe maçında tarihe geçen oyuncu "timsah yürüyüşü" adlı gol sevincini buldu. Bursaspor’dan ilk Gaziantep’e gitmesi gündemde olan Mususi bu haberi uçakta alır hemde Gaziantep deplasmanına giden Bursaspor uçağında hemen hostesten 1 şişe viski isteyen kara bela inene kadar içip Gaziantepli yöneticilerin yanına ağlaya ağlaya o halde çıkınca Gaziantep transferi bir anda biter .İyice zıvanadan çıkan majid 1997'de 16 yaşındaki baldızına tecavüzden hapis yatar ve onun için Bursaspor defteri kapanır.. Aynı yıl Türkiye'ye dönüp Bursaspor’un ardından Çanakkale Dardanelspor'a giden oyuncu ordada çok uzun ömürlü olmaz. Bursaspor’un emektar malzemecisi Davut kozan bir röportajda onun için şu satırları söler futbol hayatının son yıllarında tekrar Türkiye’ye döner ve İstanbulda’yım bana malzeme gönder diye telefon açar orda buluşurlar .Tam anlamıyla sıfırı tüketen mususi orda zenci birinin evinde kalmaktadır evinde kalığı adamın eşi tarafından da o evde istenmemektedir.Malzemeciler tarafından Bursa’ya davet edilen Mususi tesiste idman yapar ve malzemeciler hoca Nejat Biyedic’in yanına girerler hocam Mususi burada onun adına bir şans isterler; ama Nejat hocanın cevabı nettir,istemiyorum.Ve Mususi malzemecilerden aldığı borç parayla yine meçhule gider.

Daha sonra Vietnam takımı Dà Nang F.C.'de futbol oynadı ve burada da gollerini sürdürdü. Bu dönemde AIDS virüsünü kaptı.

Mususi 13 Aralık 2005'te akşam saat 20-00'de bakım merkezinden hastaneye taşınırken hayatını kaybetti. Ölüm nedeni AIDS'e bağlı böbrek yetmezliğiydi Mususi'nin .

Mususi ölmeden 1 gün önce Bursaspor’un malzemecisi ve top oynadığı dönemlerde en samimi arkadaşı olan Davut Kozanı arayıp Türkçe hakkını helal et kardeş demesi de Türkiye yi ve Bursa’yı ne kadar sevdiğinin göstergesiydi. annesiyle beraber Amerika'da yaşayan iki çocuğu olmak üzere toplam sekiz çocuğu olmuştur efsanenin.Ruhun şad olsun imparator hızlı yaşa genç öl akımının fırsatçı santraforu...

Yazan: Trainer


KADRO DERİNLİĞİ


Böyle bir şey olsa gerek.

CHELSEARMANI


Hep forma giymeyecekler ya bu kez de yeni sezon Armani cicileri için geçti objektif karşısına Chelseali futbolcular. Çok şık çok başarılı.

19 Ağustos 2009 Çarşamba

ARAP USULÜ BARÇA FORMASI


REAL'İN ŞAMPİYONLUK ŞANSI


İki haftalık tatilin ardından pazartesi günü işe başladım. Tatil için Marmaris'e gittim ve iki hafta boyunca ne gazete okudum ne de televizyon izledim. Sadece dinlendim ve Liverpool'un Aquilani'yi, Real Madrid'in Xabi Alonso'yu, Wolfsburg'un da Martins'i transfer ettiğini daha yeni öğrendim. Tavsiye ediyorum futbolla çok ilgiliyseniz ve doğal olarak yıllık izninizi yazın kullanıyorsanız bunu yapın. Geldiğinizde bazı şeylerin değiştiğini görünce şaşırmak çok güzel oluyor. Neyse Marmaris anılarıma yakın zamanda başlayacağım. Fotoğraflarla birlikte çok ilginç görüntülerle özellikle İngilizlerin Marmaris'ta nasıl kendilerini ülkelerinden uzakta hissetmediklerini anlatacağım. Dönelim Salgado'nun Balckburn'e transferine. Real Madrid sezon başında inanılmaz transferlere imza attı ve bence yapılan en önemli transfer Salgado'nun Blackburn'e olan transferi. Takımdan ayrılması ile birlikte savunmada ve sağ kanattan yapılan atak başlangıçlarında takımı yıllardır sabote eden Salgado'nun olmadığı Real Madrid daha iyi işler yapacaktır. La Liga ve Şampiyonlar Liginde halen daha şampiyonluk favorim Barcelona ama Real Madrid, Michel Salgado'nun takımdan ayrılması ile birlikte şansını bence arttırdı.

DAMAGES

Bundan sonra arada bir böyle izlediğim ve beğendiğim dizi, filmlere yer vereceğim. Mutlaka izleyenler olmuştur. Avukatlıkla alakalı olan Damages öyle her zamanki avukatlık filmlerine benzemiyor. Komplolar , cinayetler , davalar belli olan bir konu üzerinden devam ediyor. Kopukluk yok , oyuncular çok iyi. 10 üzerinden 8.5 veririm. İmdb de 8.8'le oylamış.

O'NUN ARABASI VAR


Tuhaf adam Stephen Ireland. Canı sıkılır kaynak peruk yapar, arkadaşları dalga geçti diye ertesi gün çıkartır. Gol atar, tribünlere şortunu indirir, formasının altına Superman tişörtü giyer. Arabası da normal olmayacaktı elbette. Manchester City'de oynuyorsun, mavileri çekmişsin üstüne. Ne işin olur senin morla pembeyle. Maksat farklı olmak ya, çok iyi başarıyor bunu İrlandalı.

18 Ağustos 2009 Salı

Sylvia Meis

Bayan Sneijder'in kız arkadaşı , Real Madrid onu istemese ne olur ki...

BABASININ OĞLU #5


Xabi Alonso'nun oğlu Jon pek bir rahatsız objektiflerden. Hemen de geçirmiş sırtına Real formasını. 1.5 yaşında henüz. Babası geçen sezon Liverpool formasıyla Inter deplasmanındayken hayata gözlerini açtı. Babasının adı Xabier fakat Xabi deniliyor. Kendi ismi de aslında Jontxu. Bu yaşta ayak bastı çimlere Real Madrid formasıyla. Devamı gelecek mi bakalım.

EN ŞİŞMAN KALECİ


William Henry Foulke

Nam-ı diğer Fatty. Sheffield'ın gururu. 1897 yılında sadece 1 kez bile olsa İngiltere milli takım kalesini bile korudu. Futbola da doğduğu şehir olan Sheffield United takımında başladı. Tam 9 sene kalesini korudu Sheffield'ın. Akabinde 1 yıllık bir Chelsea macerası. Petr Cech yokken O vardı yani. İşin ilginç yanı aktfi sporculuk hayatına 141 kilo olarak başlamış, jübilesini de 165 kiloda yapmış. Oysa biz spor yapmak zayıflatır bilirdik. Boyu da 1.93. Yani uzaktan bakınca kalede bir çam yarması izlenimi veriyor. O'nunla çarpışan forvetler haritadan siliniyordu galiba.

17 Ağustos 2009 Pazartesi

BATI-POLO


Genç Batistuta henüz 22'sinde bu resimde. Tüyü bitmemiş yetim modunda. 9 yıllık Fiorentina maratonunun henüz başında. ''Sus'' işaretinden çok uzak ellerini bağlamış ardında. Keşke yolu Roma'ya hiç düşmeseydi de kendini rezil etmeseydi. Roma Olimpiyat stadındaki olaylardaki çirkefliğiyle hayli eksi puan almıştı Türk hayranlarından. Sonrasında zaten değirmen Inter'de tamamladı kariyeri. Al Arabi'yi saymıyorum bile, para olmazsa olmazı insanın. Gitti memleketine, bıraktı ayaktopunu. Bindi atına verdi kendini poloya. Bir dönem O'nunla büyüdü. İyiki de vardı.

UNUTULMAZ


Gönüllerin tahtına yerleştiği yetmiyor bir de Romanya'nın gönüllü turizm elçisi olmuş Gheorghe Hagi. Sana her yakışır be Gica. Özledik valla.

MAVİLER


Chelsea'li futbolcular koro halinde kulübün marşı ''Blue Is The Colour''u seslendiriyorlar. Sene 1972. O zamanlar Roman Abramovich 6 yaşında henüz ve muhtemelen Chelsea diye bir kulübün varlığından bile haberdar değil.

BLUE IS THE COLOUR

Blue is the colour, football is the game
We're all together and winning is our aim
So cheer us on through the sun and rain
Cos Chelsea, Chelsea is our name.

Here at the Bridge, whether rain or fine
We can shine all the time
Home or away, come and see us play
You're welcome any day

Blue is the colour, football is the game
We're all together and winning is our aim
So cheer us on through the sun and rain
Cos Chelsea, Chelsea is our name

Come to the Shed and we'll welcome you
Wear your blue and see us through
Sing loud and clear until the game is done
Sing Chelsea everyone

Blue is the colour, football is the game
We're all together and winning is our aim
So cheer us on through the sun and rain
Cos Chelsea, Chelsea is our name.

Blue is the colour, football is the game
We're all together and winning is our aim
So cheer us on through the sun and rain
Cos Chelsea, Chelsea is our name.

16 Ağustos 2009 Pazar

15 Ağustos 2009 Cumartesi

*MES QUE UN UNIFORME


Nike 19 Ağustos Çarşamba günü oynanacak olan Joan Gamper Kupası öncesi özel bir forma tasarladı ve satışa sundu. Kuruluş yılı olan 1899 formayla kısıtlı bu setin fiyatı 120 Euro. Barça kendi sahasında Manchester City'i ağırlayacak. Bu aynı zamanda son şampiyonun sezon açılışı. Kadrosunda Messi olan bir takım için '' Mes Que'' yani ''fazlası'' demek gayet normal.
Bu arada Barça'nın kurucusu olan Joan Gamper'ın FC Basel'in ilk kaptanı olduğunu ve Barcelona'yı kurarken renklerin FC Basel'den esinlenildiğini belirtmekte fayda var.

*Mes Que Un Uniforme=Bir Formadan Fazlası

SU MOLASI


Sezon başladı bizim de yoğunluk başladı. Programlar, Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi derken belki eskisi kadar sık yazamayacağım ama yine de futbolun içinde olduğum için bir yanım hep burada. Takımlar bile su molası veriyor artık maçlarda bizim neyimiz eksik.

14 Ağustos 2009 Cuma

HAFTASONU FUTBOL

15 Ağustos Cumartesi
14:45 Chelsea - Hull City (Spormax)
14:45 Aberdeen - Celtic (Futbol Smart)
16:30 Bayern Münih - Werder Bremen (TRT 1)
17:00 Blackburn Rovers - Manchester City (Spormax)
17:00 Ipswich Town - Leicester City (Euro Futbol)
17:00 Rangers - Falkirk (Futbol Smart)
19:20 Newcastle United - Reading (Euro Futbol)
19:30 Everton - Arsenal (Spormax)
19:30 Trabzonspor - Diyarbakırspor (Lig TV)
19:30 Köln - Wolfsburg (TRT 1)
20:00 Lyon - Valenciennes (Kanal A)
21:30 Lokomotiv Moskova - CSKA Moskova (Spormax)
21:45 Galatasaray - Denizlispor (Lig TV)
22:00 Toulouse - St.Ettienne (Kanal A)
16 Ağustos Pazar
00:30 Palmerias - Botafago (Spormax)
13:30 PSV Eindhoven - Ajax (Futbol Smart)
15:30 Manchester United - Birmingham City (Spormax)
16:30 Borissia Mönchengladbach - Hertha Berlin (TRT 1)
18:00 Tottenham Hotspur - Liverpool (Spormax/Lider TV)
18:00 Nice - Rennes (Kanal A)
18:30 Schalke 04 - Bochum (TRT 1)
20:00 Spartak Moskova - FC Moskova (Spormax)
21:00 Fenerbahçe - Sivasspor (Lig TV)
22:00 Gremio - Flamengo (Spormax)
22:00 Marsilya - Lille (Kanal A)
17 Ağustos Pazartesi
21:00 Beşiktaş - Antalyaspor (Lig TV)

sporx.com

13 Ağustos 2009 Perşembe

CENI GİDİ CENI


Arkadaşın ismi Marcio Luiz Silva. Brezilya 2. liginde Atletico Goianiense'nin kalesini koruyor. Ne özelliği var peki? Hemen söyleyeyim. Haftasonu oynanan Ipatinga maçında frikikten attığı enfes gol, ağların tozunu aldı. Bu Güney Amerika'da havasından mıdır suyundan mıdır herkeste bir gol atma hastalığı var. Dünyanın en golcü kalecisi Sao Paolo'lu Rogerio Ceni suskun bu aralar. Marcio Luis Silva da boş buldu ortalığı haliyle. 1. ligde oynayıp o golün aynısından Ceni'ye atsın isterdim doğrusu.

FERNAND COULIBALY


Türkiye’ye ilk Bursaspor tarafından getirilen uzun pazarlıklar yapılan ama anlaşılamayan Malili futbolcu bir anda Adana Demir sporla anlaşmıştır.(Rivayete göre gerekçesi de havaların Adana’da daha sıcak oluşuymuş.) Bursaspor da boş durur mu onunla anlaşamayınca daha sonra Bursa’da efsaneleşen timsah yürüyüşünün mucidi Majid Mususi’yi kadrosuna katmıştır.
Ligimizde üç büyüklerde top koşturmuş futbolcular tanımlamasının yanına üç büyükler harici tüm takımlarda oynamış futbolcular tanımını eklemeyi başarmış bir kişiliktir çamaşır değiştirir gibi takım değiştirirdi kendisi. Paraya olan düşkünlüğüyle de bilinen oyuncuyu Celal Doğan’ın motivasyon şeklide bir hayli ilginçmiş. Gaziantepspor’da oynadığı dönemlerde, başkan bu oyuncuyu motive etmek için, önemli maçlardan önce, gol atıp atamayacağına dair ortaya bahis koyarmış ve çoğunu da Coulibaly kazanırmış. Essahtan da dini imanı paraymış adamın. Futbolu Diyarbakırspor formasıyla bırakmış ismi ve görüntüsünden dolayı kötü bir imaja sahip olsa da Türk vatandaşlığına geçip Muhammed Doğan ismini almış neşeli forvet. Muhammed isminde bir Hıristiyan'ı da ilk defa duymamıza sebep olan insan. Futbol emekçisi Kompelanın kankası memleketinde ‘’Birtanem’’ isimli diskoteği olan seyyah seni unutmadık…

Trainer

ESPANYOL


Espanyol sezon açılışı. Muhteşem bir koreografi.

BULUŞMA


Pep Guardiola ve Terry Venables. Yıllar sonra karşılaşınca böyle bir tablo çıkıyor ortaya. Pep henüz 13 yaşında 1984'te geçti O'nun eline. Venables o sıralar Barcelona A takımı çalıştırıyordu fakat yıllar sonra verdiği bir röportajda gözlerinin hep minik takımda oynayan o çelimsiz çocukta olduğunu söylüyordu. Yıllar geçti Venables 1987'de ayrıldı fakat Pep hep Barça'da kaldı. Kalmakla yetinmedi A takıma yükseldi, kaptan oldu, sonrasında da teknik direktör.
Eski hocasıyla hasret giderdi yıllar sonra genç teknik adam. Yıllar birinin saçlarına aklar düşürmüş, birinde olanı da götürmüş.
Bu arada gereksiz bir bilgi; Guardiola, Kuzey Meksika'da bir bitki çeşidine verilen bir isim.

GENÇ CESC


Çocuk zaten 22 yaşında ama yıllardır vitrinde olduğu için koca adam sananlar var. La Masia yıllarından bir kare. Zafer işareti yapmayı da unutmamış. Arsenal'de yaşlılar kategorisine girdi bile. Bence yuvasına dönmesi lazım ama Xavi ya da Iniesta grip bile olmuyorlar ki.

CANAVAR O


Dile kolay tam 127 kez milli formayı giymiş Cannavaro. Bir de EURO 2008 öncesi sakatlanmayıp da turnuvada forma giyebilseydi bu rekoru çok daha erkenden ele geçirebilecekti elbet ama olsun. 45 sene oynayan Maldini'yi sollamak da her babayiğidin harcı değildir.
Maradona Napoli'yi şampiyon yaparken saha kenarında top toplayıcılık yapıyordu Cannavaro. O'nu her gördüğümde aklıma, antrenmanda sakatlanmasının ardından sedyede ambulansa binerken, kırılan bacağına bakıp attığı enteresan tebessümü gelir.

SUSAMAK


Real Madrid fena halde susamış anlaşılan. Biz onları Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna susamış sanıyorduk oysa.

VELEZ SARSFİELD

Velez Sarsfield'ın forma tanıtımı. 11 as oyuncu + 3 yedek bu takım bu sene de şampiyon olur

12 Ağustos 2009 Çarşamba

YAŞ 35 KARİYERİN BAŞLARI


Eğer kaleciyseniz, yaşınız 34 ise hala Milan'da oynamak için bir şansınız var demektir.
Eğer kaleciyseniz, yaşınız 35 ise ve Milan'daysanız kariyeriniz başlamış demektir. Eğer hala kaleciyseniz, yaşınız 36'ya gelmişse bi zahmet Milan'ı bırakabilirsiniz.

BİR ZAMANLAR FIRTINALAR ESTİRİRDİM


Newcastle United ve Leeds United desem heralde fazlasıyla anlatmış olurum. O tribünler tıklım tıklımdı bir zamanlar. Ah bir düşmeyegör. Anında satarlar adamı. Bu ülkenin en vefakar taraftarı bile zamanında sırtını dönmedi mi takımına!

11 Ağustos 2009 Salı

TOPLAYIN ORTALIĞI


Adam Madrid'i mesken tuttu artık ama hala unutulamadı belli.

ENGLAND 2018

PM Joins stars in world cup bid
Yine dünya şampiyonu olmak istiyorlar heralde. Başka türlü olmayacak çünkü bu gidişle.

BENİM REAL MADRID'İM

4-1-3-2 oynatıyorum keyif benim değil mi? O kadar transfer yapmış başkan, onca para harcamış bir tek Arbeloa'yı dışarıda bırakmışım ama yapacak bir şey yok. Pellegrini bu takıma biraz hafif kaçacak gibime geliyor.

BİR BU EKSİKTİ


Bayan futbol takımları kuruldu, bayan hakemler maç yönetti, bayan spikerler futbol programı sundu, bayan spikerler maç anlattı. Bir Barbie'miz eksikti o da tam oldu. Yanlış anlaşılmasın bayanların futbolda ne işi var demiyorum tabiki. Ama ne bileyim, yani futbol erkek oyunu bence. Daha bir yakışıyor erkeğin ağzına. Yani nasıl diyeyim bir bayanın futboldan bahsetmesi, araba kullanması gibi bir şey. Feministler topa tutar şimdi beni :)

10 Ağustos 2009 Pazartesi

ÖZLÜYORUM


Tam 12 yıl olmuş. Nasıl geçmiş habersiz o güzelim yıllarım. 16 mblık bilgisayarda açılmasını beklerken, bir sevgiliyi beklermiş gibi heyecandan ölürdüm neredeyse her seferinde. Woo Hoo müziği eşliğinde giren introyu her seferinde sebebi belli olmayan bir inatla izler, oyunun ayarlarını takılan mouseum eşliğinde hızlıca yapmaya çalışır, oyuna başladıktan sonra da transa geçerdim. En çok da İngiltere milli takımının sağ açığı Batty'le, taç çizgisi kenarından geriye dönüp aniden kaleye vurarak attığım golleri özlüyorum.

9 Ağustos 2009 Pazar

ANKET SONUÇLARI


Başkan dev anketi 1. sırada tamamladı. Katılan katılmayan herkese teşekkürler.
Bu onur Steve G'nin.

Sonuçlar şöyle;

1-Gerrard (32%)

2-Totti (24%)

3-Del Piero (18%)

4-Raul (16%)

5-Puyol (8%)

6-Terry (2%)

FUTBOLİG


Bu gece 00.30'da STAR'da!

DANİEL JARQUE

İspanya Ligi'ni yakından takip edenler bu futbolcuyu tanır. 26 yaşındaki geçen sezonun kaptanı kız arkadaşıyla telefonla konuşurken fenalaşmış. Espanyol otelde kamptayken yemeğe inmeyince arkadaşları olayın farkına varmış.Kalp krizinden ölen bir futbolcu daha. Allah ailesine ve sevenlerine sabır versin.

8 Ağustos 2009 Cumartesi

FORMA NOSTALJİ #5 MALTA


Malta milli takımının 1990 yılında giydiği forma. Malta'lı olsam, ülkemi ölümüne sevsem bile milli takıma çağırılsam hayatta giymezdim bu formayı.

FA'DAN BECKHAM'A

L.F



7 Ağustos 2009 Cuma