29 Ağustos 2009 Cumartesi

MANCHESTER CİTY 2009-2010

No.PositionPlayer
1Flag of IrelandGKShay Given
2Flag of EnglandDFMicah Richards
3Flag of EnglandDFWayne Bridge
4Flag of EnglandDFNedum Onuoha
5Flag of ArgentinaDFPablo Zabaleta
6Flag of EnglandMFMichael Johnson
7Flag of IrelandMFStephen Ireland
8Flag of EnglandMFShaun Wright-Phillips
10Flag of BrazilFWRobinho
12Flag of EnglandGKStuart Taylor
14Flag of ParaguayFWRoque Santa Cruz
15Flag of SpainDFJavier Garrido
16Flag of BrazilDFSylvinho
No.PositionPlayer
17Flag of BulgariaMFMartin Petrov
18Flag of EnglandMFGareth Barry
19Flag of EnglandDFJoleon Lescott
22Flag of IrelandDFRichard Dunne (captain)
25Flag of TogoFWEmmanuel Adebayor
26Flag of IsraelDFTal Ben Haim
27Flag of ZimbabweFWBenjani
28Flag of Côte d'IvoireDFKolo Touré
32Flag of ArgentinaFWCarlos Tévez
33Flag of BelgiumMFVincent Kompany
34Flag of the NetherlandsMFNigel de Jong
39Flag of WalesFWCraig Bellamy
40Flag of SlovakiaMFVladimír Weiss

Valla ne yalan söyleyelim 3. formalarıını beğendim. Back to the future kit olarak adlandırılmış.( Geleceğe dönüş forması ).Takımın yıldızı Robinho görülüyor şehir tarafından. Harika bir kadro kurdular bu kadronun teknik adamı yıldızlarla daha iyi olan biri olabilirdi.Amaçları ilk 4'e girmek. İyi bir hava yakalarlarsa olabilir.
Benim 11' im (4-3-3)
Given - Bridge - Toure - Lescott - Micah Richards - Barry - İreland - Kompany - Robinho - Tevez - Adebayor

28 Ağustos 2009 Cuma

MALDINI AİLESİ MONACO'DA


İşte mutlu aile tablosu. Soldan sağa;
Paolo, Daniel, Christian ve Adriana. Christian Milan'ın genç takımında oynuyor. Tıpkı babası gibi bir defans oyuncusu. A takıma yükseldiğinden 3 numaralı forma O'nun olacak.

RESİMDE KAÇ KEL VAR?


Fotoğraf Şampiyonlar Ligi kura çekiminden. Messi ödülünü alıyor. Tepe kamerasından böyle yansıyor ekranlara. İlk bakışta siz kaç kel sayabildiniz?

KARIM BENZAMA JUNIOR


Ortada minik Karim 10 yaşında henüz. Saçına yaptıracağı o biçimsiz çizgiden haberi bile yok. Solundaki ise şu an Olympique Lyon'un sportif direktörlüğünü yapan Bernard Lacombe. O'nu 10 yaşında görmüş ve izlemeye devam etmiş. Karim 14 yaşına gelince başkana O'nu mutlaka takımda tutmasını söylemiş. Bilge adammış vesselam.

HAFTASONU MAÇLAR



28 Ağustos Cuma

21.00 Beşiktaş-Gaziantepspor / Lig Tv
21.30 M.Gladbach-Mainz / Trt 3
21.45 Barcelona-Shahktar / Star
29 Ağustos Cumartesi
14.45 Chelsea-Burnley / Spormax
16.30 Schalke 04-Freiburg / Trt 3
17.00 Bolton-Liverpool / Spormax
17.00 Rangers-Hamilton / Futbol Smart
19.15 Manchester United-Arsenal / Spormax
19.30 Bayern Münih-Wolfsburg / Trt 3
20.45 Az Alkmaar-Willem / Futbol Smart
21.00 Real Madrid-Deportivo / Ntv
22.00 Tottenham-Birmingham / Spormax
22.00 Lyon-Nancy / Kanal A
23.00 Zaragoza-Tenerife / Ntv Spor
23.15 Naval-Porto / Futbol Smart
30 Ağustos Pazar
00.30 Flamengo-Santa Andre / Spormax
15.30 Porstmouth-M.City / Spormax
16.30 Hertha Berlin-Werder Bremen / Trt 3
17.00 Hibernian-Celtic / Futbol Smart
18.00 Aston Villa-Fulham / Spormax
18.00 A.Bilbao-Espanyol / Ntv Spor
18.30 Hamburg-Köln / Trt 3
20.00 Valencia-Sevilla / Ntv
21.00 Fenerbahçe-Manisaspor / Lig Tv
21.00 Trabzonspor-Bursaspor / Spormax
22.00 Marsilya-Bordeaux / Kanal A
23.00 S.Moskova-R.Kazan / Spormax
31 Ağustos Pazartesi
01.00 Sao Paulo-Palmerias / Spormax
14.15 Everton-Wigan / Spormax
21.00 Ankaraspor-Galatasaray / Lig Tv
23.00 Barcelona-Sporting Gijon / Ntv Spor

AVRUPA LİGİ YENİLİKLER


Uefa Kupasının kaybettiği değerlerden sonra Uefa kupanın oynanış şeklini ve verilen maddi desteği arttırması gerektiğine karar verdi. Maddi yönden olan ve çoğu kişinin yanlış bildiği değişimleri yazıyorum. Fiyatlar Euro üzerinden.İlk yazan geçen yıl ikinci yazan bu yılın maddi getirileri.
Katılım payı : 115 bin- 600 bin
Maç primi : 25 bin - 50 bin
Galibiyet primi : 40 bin - 120 bin
Beraberlik primi: 20 bin - 60 bin
İkinci tur : 70 bin - 180 bin
Üçüncü tur : 70 bin - 270 bin
Çeyrek final : 300 bin - 360 bin
Yarı final : 600 bin - 630 bin
Finalist : 1.5 milyon - 2 milyon
Şampiyon : 2.5 milyon - 3 milyon

27 Ağustos 2009 Perşembe

DUA OLAYI


Benjamin Balima ve Florent Rouamba. Sheriff Tiraspol'da oynuyorlar. İkisi de Burkina Faso'lu. Sepp Blatter'in dua açılımından etkilenmiş olacaklar ki,Olympiacos-Sheriff maçında takımlar sahaya çıkarken onlar sahayı sınırlayan çizgilerin dışında kalıp dualarını öyle yapmayı uygun görmüşler. Hani saha dışındayken ofsayta kalınmadığını görmüştük ama bunu belkide hiç kimse düşünememiştir şimdiye kadar.
Merak edenler için. Duaları kabul olmadı bu arkadaşların. Olympiacos maçı 1-0 kazanarak Şampiyonlar Ligi hanesiine yazdırdı ismini.

PAVEL NEDVED VEDA ETTİ

Futbol hayatında 600'e yakın maça çıkan Pavel Nedved'te Juventus'tan yeni kontrat önerisi gelmeyince futbolu bıraktı. Nedved futbolu bırakırken ailesine daha fazla zaman ayırmak istediğini söylese de sanki 1 yıllık kontrat önerseler oynardı gibime geldi. Büyük oyuncuydu 2003'te ki performansı hala akıllarda. Ne vururdu uzaktan iki ayağı da iyiydi.Bazı kaynaklarda Juventus ona Ferrara'nın yanında bir iş verdi yazıyor ama doğrulayamadım.

26 Ağustos 2009 Çarşamba

UEFA YILIN FUTBOLCUSU


Adaylar belli oldu. İspanyol basını yılın futbolcusu ödülünün Messi'ye değil, Xavi'ye verileceğini iddia ediyor. Bakalım bir sürpriz olacak mı hep birlikte göreceğiz. Yarın saat 19.00'dan itibaren STAR ekranlarında görüşmek üzere.

UEFA Yılın Kalecisi
Petr Čech (Chelsea FC)
Víctor Valdés (FC Barcelona)
Edwin van der Sar (Manchester United FC)

UEFA Yılın Savunma Oyuncusu
Gerard Piqué (FC Barcelona)
John Terry (Chelsea FC)
Nemanja Vidić (Manchester United FC)

UEFA Yılın Ortasaha Oyuncusu
Steven Gerrard (Liverpool FC)
Xavi Hernández (FC Barcelona)
Andrés Iniesta (FC Barcelona)

UEFA Yılın Forvet Oyuncusu
Samuel Eto'o (FC Barcelona)
Lionel Messi (FC Barcelona)
Cristiano Ronaldo (Manchester United FC)

Cristiano Ronaldo ve Eto'o'nun yanındaki takımları görüp yanlış yazdığım düşünülmesin. Geçtiğimiz sezon forma giydiği takımlardaki performanslar dikkate alınıyor oylamada. Şampiyonlar Ligi'ne katılan takımların teknik direktörlerinin oylarıyla belirleniyor her kategorinin ve Avrupa'nın en iyi futbolcusu.

J'TAIME


Sabri Ugan ağabeyimin özellikle blogumda görmek istediği bir parça. Tüylerinizi diken diken etme garantili. Lara Fabian'ın canlı performansı. J'taime...

TATİL ANILARI - 3


Daha önceki Marmaris anılarımda Liverpool, Celtic ve Rangers için barların olduğundan ve Liverpool'un barından bahsetmiştim. Bu da tıpkı Anfield Bar'da olduğu gibi Manchester United'ın barı. Bir Liverpool'lu olarak Manchester United'tan haz etmediğim için buranın dışından sadece sizler için resim çekmeyi uygun gördüm. Eğer United'ı seviyorsanız ve yolunuz Marmaris'e düşerse bara herşeye rağmen özellikle bir maç gününde uğramanızı tavsiye ederim...

25 Ağustos 2009 Salı

TOPUN KARİZMASI GİDERSE


Eski topları hatırlarım. Futbol toplarını, hani şu 5'te devre 10'da biter maçlarında hunharca vurduğumuz toplar. Maç başlarken normal olan topun 10. golden sonra evrim geçirdiğini görürdük. Her seferinde üzerinden bir deri daha soyulurdu, aşınırdı, yıpranırdı. Çoğu dandik top, üzerinden sarkan deri parçasıyla ters yöne kavisler bile çizerdi. Az öyle gol yemedik zamanında.
Ama şimdi öyle değil ki. Teknoloji var. İnsan eli değmeden yapılıyor. Dikişsiz nakışsız üstelik. Bugün o tez de çürüdü.
Athletico Madrid-Panathinaikos Şampiyonlar Ligi Play Off 2. maçı. 16. dakikada Simao Sabrosa yerde kalıyor. Karar serbest vuruş. Alıyor topu eline ama o da ne. Topun yüzeyindeki deri kalkmış. Hakeme gösteriyor ''yırtıyorum bak sonra bıdı bıdı etme'' diye. Hakem Pieter Vink de ''yırt evladım onlardan daha çok var'' gibisinden yanaşıyor yanına.
Adidas bu sezon için üretmişti Finale'yi oysa. İlk maçta yırtılıp, çatlıyorsa bir daha gözden geçirsinler. Şampiyonlar Ligi bu, Avrupa'nın hatta dünyanın en büyük futbol organizasyonu. Maçlar 5'te devre 10'da bitmiyorki.

DONBASS ARENA


Fotoğrafta Sivasspor maçı öncesi Shakhtar'ın stadı görünüyor. Arka planda UFO gibi gözüken ise Shakhtar Donetsk'in yeni stadı Donbass Arena. Projenin yapımına 2006 yılında başlandı. Üstelik inşaatı bir Türk firması ENKA üstleniyor.

Projenin maliyeti kağıt üzerinde 250 milyon $. 50.000 kapasiteli olacak yeni stat. Aynı zamanda Ukrayna'nın Polonya ile birlikte düzenleyeceği 2012 Avrupa Şampiyonası için en önemli göstergesi. Henüz bitmeden UEFA'nın elit statlar kategorisine girdi bile.

29 Ağustos'ta bir Shakhtar maçıyla değil de Beyonce konseriyle açılışı yapılacak. Belki Shakhtar Donetsk de Süper Kupa'yı alıp bu keyife eşlik eder belli mi olur. 29 Ağustos aynı zamanda Donetsk'te ''Madenciler Günü'' olarak kutlanıyor. Shakhtar kelimesi ''kömür madencisi'' anlamına geldiği için açılışı anlamlı bir günde yapmak istemişler.

Stat aynı zamanda konser mekanı olarak da hizmet verecek. Bunun yanında stadın içinde Shakhtar Donetsk müzesi ve kulübün resmi alışveriş mağazası da bulunuyor.
Stadın yapımından itibaren günbegün takip edilmesi için stadı dışarıdan gösteren bir kamera sistemi de mevcut. Buyurun buradan takip ediniz. Kimbilir belki Cumartesi günü Beyonce'u da görebilirsiniz.

O DA ARTIK NOTTS COUNTY'Lİ


3 yıl önce Şampiyonlar Ligi finalinde takımının tek golünü atan bir ismin şu an 2. ligdeki Notts County'e transfer olması günümüz futbolunda artık garibimize gitmiyor. Yaşlandı da artık 35'ine merdiven dayadı Magpieslerin yeni ismi. Bir zamanlar İngiltere milli takımındaki patronu, şimdiki Magpieslerin sportif direktörü Sven Goran Eriksson istedi Sol'u.
O futbola başladığında doğanlar Premier Lig'i inletiyor şimdi. 32 numaralı formayı giyecek yeni takımında. Ne diyelim hayırlı olsun bari. Hatırlayanınız varmıdır bilmiyorum Guy Ritchie'nin Snatch filminin boks sahnesinde arkadaki fedai Sol Campbell'dan başkası değildi. Nereden aklıma geldiyse şimdi.

ANFIELD MI OLD TRAFFORD MU?


Arjen Robben. Babası Hans bir Alman Yahudisi, ama Hollanda vatandaşı. Aynı zamanda menajeri. Baba Hans mikseri aldı eline karıştırmaya başladı bu aralar ortalığı. Real Madrid'deki kadro zenginliğinin ardından oğlunun kolay kolay ilk 11'e giremeyeceğini düşünüyor tabi normal olarak. Real Madrid'e gider yapmış ''Ne Arsenal'ler, ne Galatasaray'lar istedi de vermedik'' diye. Liverpool'dan Rafa Benitez ısrarla istiyor O'nu şu an. Manchester United da girdi devreye. Ferguson sever böyle isimleri. Babasının gönlünde eskiden beri taraftarı olduğu Tottenham yatıyormuş. Ada vapuru yandan çarklı yani.
25 yaşında henüz genç Robben. Yani çoğu yıldız isme göre oldukça erken bir yaş. Bu zaman dilimine büyük takımları sığdırması O'nun ne kadar kaliteli olduğunun bir ispatı zaten.

HEPİMİZ IAN RUSH'IZ


Öndeki ufaklığa da bıyık taksalar tam olacakmış. 2006-2007 sezonu Galatasaray-Fenerbahçe maçında Song forması giyip, Song maskesi takan 50 kişilik taraftar grubu geldi aklıma.

24 Ağustos 2009 Pazartesi

SON CITY'Lİ


Sylvinho da katıldı Manchester City kervanına. Yüzü genç gösterse de yaşı 35. Arsenal'de oynarken Kopenhag'da canı yanan tayfadan. Yolu yarıladı ama zenginlerin takımına katıldı. 1 yıllık imzaladı sözleşmeyi. Kimbilir belki orada bırakır. Bu saatten sonra daha ne kadar gezecek ki.

SÖZ PATO'DA


Yılların Milan'ı bu ufaklığa kaldı artık. Yok ki başka yıldız doğru dürüst. Her takım gençleştirme operasyonuna gider, Milan tam tersini uygular her sene. Hala şaşırıyorum bu yaşıyla nasıl hala Milan'da barınabiliyor yine. Ama gitgide O'nsuz olmuyor anlaşıldı. Takımının 2 golüne imza attı bu hafta az iş değil. Ama tek başına nereye kadar gider orası bilinmez.

ROMA YANIYOR


Onlar da İtalya'nın Trabzonspor'u. Kösice'den 3 gol yemeleri kötü şans derken, 3 gün geçmeden bir 3 daha yediler ama bu kez Genoa'dan. Ola ki Avrupa Ligi'nden elenir, önümüzdeki hafta da bir puan kaybı yaşanırsa Spaletti, St. Pietro meydanında bir bidon benzini kel kafasından aşağı boca edip intihar şov yapabilir.

23 Ağustos 2009 Pazar

TATİL ANILARI - 2


Tatil anılarımı gün be gün sizlere aktaracağımı söylemiştim. Marmaris'te Liverpool, Manchester United, Rangers ve Celtic'in barlarını görünce ister istemez hepsine bir uğrama durumu söz konusu oldu. Zaten Premier Ligde çocukluğumdan bu yana Liverpool'u destekliyor olmamdan dolayı da Anfield Bar bir anda önceliği kendisinde gördü. Bir Liverpool efsanesi olan Fowler Tshirtümle İngiltere-Hollanda hazırlık maçını izlemek için Anfield Bar'e gittim. Munüler oldukça güzel ve neşeli. Tüm yemekler Liverpool'da oynamış ya da halen daha oynayan oyuncuların isimlerini taşıyor. Harry Kewell ve Milan Baros'ta halen daha menüde yer alan isimler. Fiyatlar ve serviste oldukça güzel. Maça gelince Hollanda Kuyt ve van der Vaart'ın golleriyle ilk yarıyı 2-0 yapınca İngilizler bira tüketimini maç hazırlık maçı olsa da biraz devre arasında abarttılar. İkinci yarıda benim beğenmediğim forvetlerden Defoe maçı 2-2'ye getirdiğinde ise İngilizler oldukça sevindiler. Benden size tavsiye yolunuz Marmaris'e düşerse Uzunyalı mevkiinde yer alan bu mekanları mutlak şekilde bir uğrayın...

STEVİE G


Anketimizde en büyük kaptan seçilen Gerrard birşeyler anlatmaya çalışırken.. (video)

21 Ağustos 2009 Cuma

TATİL ANILARI - 1


Gazetelerdeki köşe yazarları tatile çıktıklarında köşeslerinde '' ...... ...... senelik izninin bir bölümünü kullandığı için 1 hafta aramızda olmayacaktır '' şeklinde yazıları görürüz ve ne hikmettir ki o yazar tatilden döndüğü zaman ülke meseleleri için '' Tatil Anıları 1-2-3.... '' adı altında tatilde gittiği yerlerde halkla konuştuklarını yazıya döker. Bende bunun bir ekmeğini blogta bir yemek istedim. Tatilden döndükten sonraki ilk yazımda belirtmiştim, tatil için Marmaris'e gittim ve yaklaşık 12 gün Marmaris'te kaldım. Marmaris aslında halen daha Bodrum-Çeşme-Antalya ve çevresi gibi çok fazla keşfedilmediği ve genellikle turistlerin geldiği bir yer olduğu için sanki Türkiye değilmiş gibi görünse de yukarıdaki manzarayı görünce Türkiye'de olduğumu hemen anladım. İngiliz turistlerin sayısının bir hayli fazla olduğu Marmaris'te bizimkiler hemen kafayı çalıştırmış ve Manchester United'lılar için '' Red Devils of Manchester Bar '', Liverpool'lular için '' Anfield Bar '' Glasgow Rangers'lılar için '' Ibrox Bar '', Celtic'liler içinde '' Park Bar '' hemen kurulmuş. Bunun yanı sıra Glasgow Rangers'ın GS Store, Kartal Yuvası ve Fenerium'a benzer ufakta bir mağazasıda bulunuyor. Barlarda genellikle maçlar izleniyor ve maç zamanı barlarda yer bulmak hakikaten çok zor oluyor. Neyse tamamına uğramışlığım olduğu için hep ile ilgili ayrıntılı bilgileri de kısa sürede sizlerle paylaşacağım.

20 Ağustos 2009 Perşembe

O ŞİMDİ NEREDE #6


Youssouf Falikou Fofana

Galatasaray Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Monaco ile eşleştiğinde Weah ile birlikte korkulu rüyaydı. Fakat Küçük Bülent görev aldığı ilk maçta O'nu muma çevirmesini bilmişti. Tam 8 sezon forma giydi Monaco'da. Futbol hayatının sonlarında yolu Ege'ye de düştü. Karşıyaka'da sadece 6 maç forma giyebildi ama o 6 maça 3 gol sığdırmayı da başardı. Gazeteye verdiği bir beyanatta ''pas almazsam boşuna koşmam'' demişti.
Memleketi Fildişi Sahilleri'nde şimdi. Drogba'ların, Kone'lerin, Sanogo'ların yetiştiği ASEC Abidjan'da sportif direktörlük yapıyor.

MAJID MUSISI

Futbola 15 yaşında ikinci lig takımı Mulago'da başladı.

1992'de Stade Rennes'e transfer olarak Uganda tarihinin Avrupa'da oynayan ilk futbolcusu oldu.

Musisi 1994–95 sezonunda Bursaspor’a geldi.Bursaya ilk geldiğinde beyaz kıyafetleriyle ulucamiden çıkmayan ve sık sık gazetecilere pozlar veren Mususi ‘ye ne olduysa havasından mı suyundan mı Ülkemizde alkol e inanılmaz bağımlı olan maç ve antrenmanlara çıkmadan önce bile kutularca kırmızı bira içen bir insan haline geldi.Bu arada aslında Bursaspor yönetiminin hedefi Mususi den önce Mali'li Fernand Coulibaly'di. Ancak bu futbolcuyla yapılan görüşmeler çıkmaza girince Mususi’de karar kılındı 1995'te UEFA tarafından ilk kez düzenlenen UEFA İntertoto Kupası'nda takımının büyük başarılar kazanmasına yardım etti. Penaltıyla elendikleri Karlsruhe maçında tarihe geçen oyuncu "timsah yürüyüşü" adlı gol sevincini buldu. Bursaspor’dan ilk Gaziantep’e gitmesi gündemde olan Mususi bu haberi uçakta alır hemde Gaziantep deplasmanına giden Bursaspor uçağında hemen hostesten 1 şişe viski isteyen kara bela inene kadar içip Gaziantepli yöneticilerin yanına ağlaya ağlaya o halde çıkınca Gaziantep transferi bir anda biter .İyice zıvanadan çıkan majid 1997'de 16 yaşındaki baldızına tecavüzden hapis yatar ve onun için Bursaspor defteri kapanır.. Aynı yıl Türkiye'ye dönüp Bursaspor’un ardından Çanakkale Dardanelspor'a giden oyuncu ordada çok uzun ömürlü olmaz. Bursaspor’un emektar malzemecisi Davut kozan bir röportajda onun için şu satırları söler futbol hayatının son yıllarında tekrar Türkiye’ye döner ve İstanbulda’yım bana malzeme gönder diye telefon açar orda buluşurlar .Tam anlamıyla sıfırı tüketen mususi orda zenci birinin evinde kalmaktadır evinde kalığı adamın eşi tarafından da o evde istenmemektedir.Malzemeciler tarafından Bursa’ya davet edilen Mususi tesiste idman yapar ve malzemeciler hoca Nejat Biyedic’in yanına girerler hocam Mususi burada onun adına bir şans isterler; ama Nejat hocanın cevabı nettir,istemiyorum.Ve Mususi malzemecilerden aldığı borç parayla yine meçhule gider.

Daha sonra Vietnam takımı Dà Nang F.C.'de futbol oynadı ve burada da gollerini sürdürdü. Bu dönemde AIDS virüsünü kaptı.

Mususi 13 Aralık 2005'te akşam saat 20-00'de bakım merkezinden hastaneye taşınırken hayatını kaybetti. Ölüm nedeni AIDS'e bağlı böbrek yetmezliğiydi Mususi'nin .

Mususi ölmeden 1 gün önce Bursaspor’un malzemecisi ve top oynadığı dönemlerde en samimi arkadaşı olan Davut Kozanı arayıp Türkçe hakkını helal et kardeş demesi de Türkiye yi ve Bursa’yı ne kadar sevdiğinin göstergesiydi. annesiyle beraber Amerika'da yaşayan iki çocuğu olmak üzere toplam sekiz çocuğu olmuştur efsanenin.Ruhun şad olsun imparator hızlı yaşa genç öl akımının fırsatçı santraforu...

Yazan: Trainer


KADRO DERİNLİĞİ


Böyle bir şey olsa gerek.

CHELSEARMANI


Hep forma giymeyecekler ya bu kez de yeni sezon Armani cicileri için geçti objektif karşısına Chelseali futbolcular. Çok şık çok başarılı.

19 Ağustos 2009 Çarşamba

ARAP USULÜ BARÇA FORMASI


REAL'İN ŞAMPİYONLUK ŞANSI


İki haftalık tatilin ardından pazartesi günü işe başladım. Tatil için Marmaris'e gittim ve iki hafta boyunca ne gazete okudum ne de televizyon izledim. Sadece dinlendim ve Liverpool'un Aquilani'yi, Real Madrid'in Xabi Alonso'yu, Wolfsburg'un da Martins'i transfer ettiğini daha yeni öğrendim. Tavsiye ediyorum futbolla çok ilgiliyseniz ve doğal olarak yıllık izninizi yazın kullanıyorsanız bunu yapın. Geldiğinizde bazı şeylerin değiştiğini görünce şaşırmak çok güzel oluyor. Neyse Marmaris anılarıma yakın zamanda başlayacağım. Fotoğraflarla birlikte çok ilginç görüntülerle özellikle İngilizlerin Marmaris'ta nasıl kendilerini ülkelerinden uzakta hissetmediklerini anlatacağım. Dönelim Salgado'nun Balckburn'e transferine. Real Madrid sezon başında inanılmaz transferlere imza attı ve bence yapılan en önemli transfer Salgado'nun Blackburn'e olan transferi. Takımdan ayrılması ile birlikte savunmada ve sağ kanattan yapılan atak başlangıçlarında takımı yıllardır sabote eden Salgado'nun olmadığı Real Madrid daha iyi işler yapacaktır. La Liga ve Şampiyonlar Liginde halen daha şampiyonluk favorim Barcelona ama Real Madrid, Michel Salgado'nun takımdan ayrılması ile birlikte şansını bence arttırdı.

DAMAGES

Bundan sonra arada bir böyle izlediğim ve beğendiğim dizi, filmlere yer vereceğim. Mutlaka izleyenler olmuştur. Avukatlıkla alakalı olan Damages öyle her zamanki avukatlık filmlerine benzemiyor. Komplolar , cinayetler , davalar belli olan bir konu üzerinden devam ediyor. Kopukluk yok , oyuncular çok iyi. 10 üzerinden 8.5 veririm. İmdb de 8.8'le oylamış.

O'NUN ARABASI VAR


Tuhaf adam Stephen Ireland. Canı sıkılır kaynak peruk yapar, arkadaşları dalga geçti diye ertesi gün çıkartır. Gol atar, tribünlere şortunu indirir, formasının altına Superman tişörtü giyer. Arabası da normal olmayacaktı elbette. Manchester City'de oynuyorsun, mavileri çekmişsin üstüne. Ne işin olur senin morla pembeyle. Maksat farklı olmak ya, çok iyi başarıyor bunu İrlandalı.

18 Ağustos 2009 Salı

Sylvia Meis

Bayan Sneijder'in kız arkadaşı , Real Madrid onu istemese ne olur ki...

BABASININ OĞLU #5


Xabi Alonso'nun oğlu Jon pek bir rahatsız objektiflerden. Hemen de geçirmiş sırtına Real formasını. 1.5 yaşında henüz. Babası geçen sezon Liverpool formasıyla Inter deplasmanındayken hayata gözlerini açtı. Babasının adı Xabier fakat Xabi deniliyor. Kendi ismi de aslında Jontxu. Bu yaşta ayak bastı çimlere Real Madrid formasıyla. Devamı gelecek mi bakalım.

EN ŞİŞMAN KALECİ


William Henry Foulke

Nam-ı diğer Fatty. Sheffield'ın gururu. 1897 yılında sadece 1 kez bile olsa İngiltere milli takım kalesini bile korudu. Futbola da doğduğu şehir olan Sheffield United takımında başladı. Tam 9 sene kalesini korudu Sheffield'ın. Akabinde 1 yıllık bir Chelsea macerası. Petr Cech yokken O vardı yani. İşin ilginç yanı aktfi sporculuk hayatına 141 kilo olarak başlamış, jübilesini de 165 kiloda yapmış. Oysa biz spor yapmak zayıflatır bilirdik. Boyu da 1.93. Yani uzaktan bakınca kalede bir çam yarması izlenimi veriyor. O'nunla çarpışan forvetler haritadan siliniyordu galiba.

17 Ağustos 2009 Pazartesi

BATI-POLO


Genç Batistuta henüz 22'sinde bu resimde. Tüyü bitmemiş yetim modunda. 9 yıllık Fiorentina maratonunun henüz başında. ''Sus'' işaretinden çok uzak ellerini bağlamış ardında. Keşke yolu Roma'ya hiç düşmeseydi de kendini rezil etmeseydi. Roma Olimpiyat stadındaki olaylardaki çirkefliğiyle hayli eksi puan almıştı Türk hayranlarından. Sonrasında zaten değirmen Inter'de tamamladı kariyeri. Al Arabi'yi saymıyorum bile, para olmazsa olmazı insanın. Gitti memleketine, bıraktı ayaktopunu. Bindi atına verdi kendini poloya. Bir dönem O'nunla büyüdü. İyiki de vardı.

UNUTULMAZ


Gönüllerin tahtına yerleştiği yetmiyor bir de Romanya'nın gönüllü turizm elçisi olmuş Gheorghe Hagi. Sana her yakışır be Gica. Özledik valla.

MAVİLER


Chelsea'li futbolcular koro halinde kulübün marşı ''Blue Is The Colour''u seslendiriyorlar. Sene 1972. O zamanlar Roman Abramovich 6 yaşında henüz ve muhtemelen Chelsea diye bir kulübün varlığından bile haberdar değil.

BLUE IS THE COLOUR

Blue is the colour, football is the game
We're all together and winning is our aim
So cheer us on through the sun and rain
Cos Chelsea, Chelsea is our name.

Here at the Bridge, whether rain or fine
We can shine all the time
Home or away, come and see us play
You're welcome any day

Blue is the colour, football is the game
We're all together and winning is our aim
So cheer us on through the sun and rain
Cos Chelsea, Chelsea is our name

Come to the Shed and we'll welcome you
Wear your blue and see us through
Sing loud and clear until the game is done
Sing Chelsea everyone

Blue is the colour, football is the game
We're all together and winning is our aim
So cheer us on through the sun and rain
Cos Chelsea, Chelsea is our name.

Blue is the colour, football is the game
We're all together and winning is our aim
So cheer us on through the sun and rain
Cos Chelsea, Chelsea is our name.

16 Ağustos 2009 Pazar