
29 Ağustos 2009 Cumartesi
MANCHESTER CİTY 2009-2010

28 Ağustos 2009 Cuma
MALDINI AİLESİ MONACO'DA
RESİMDE KAÇ KEL VAR?
KARIM BENZAMA JUNIOR

Ortada minik Karim 10 yaşında henüz. Saçına yaptıracağı o biçimsiz çizgiden haberi bile yok. Solundaki ise şu an Olympique Lyon'un sportif direktörlüğünü yapan Bernard Lacombe. O'nu 10 yaşında görmüş ve izlemeye devam etmiş. Karim 14 yaşına gelince başkana O'nu mutlaka takımda tutmasını söylemiş. Bilge adammış vesselam.
HAFTASONU MAÇLAR

21.00 Beşiktaş-Gaziantepspor / Lig Tv
21.30 M.Gladbach-Mainz / Trt 3
21.45 Barcelona-Shahktar / Star
29 Ağustos Cumartesi
14.45 Chelsea-Burnley / Spormax
16.30 Schalke 04-Freiburg / Trt 3
17.00 Bolton-Liverpool / Spormax
17.00 Rangers-Hamilton / Futbol Smart
19.15 Manchester United-Arsenal / Spormax
19.30 Bayern Münih-Wolfsburg / Trt 3
20.45 Az Alkmaar-Willem / Futbol Smart
21.00 Real Madrid-Deportivo / Ntv
22.00 Tottenham-Birmingham / Spormax
22.00 Lyon-Nancy / Kanal A
23.00 Zaragoza-Tenerife / Ntv Spor
23.15 Naval-Porto / Futbol Smart
30 Ağustos Pazar
00.30 Flamengo-Santa Andre / Spormax
15.30 Porstmouth-M.City / Spormax
16.30 Hertha Berlin-Werder Bremen / Trt 3
17.00 Hibernian-Celtic / Futbol Smart
18.00 Aston Villa-Fulham / Spormax
18.00 A.Bilbao-Espanyol / Ntv Spor
18.30 Hamburg-Köln / Trt 3
20.00 Valencia-Sevilla / Ntv
21.00 Fenerbahçe-Manisaspor / Lig Tv
21.00 Trabzonspor-Bursaspor / Spormax
22.00 Marsilya-Bordeaux / Kanal A
23.00 S.Moskova-R.Kazan / Spormax
31 Ağustos Pazartesi
01.00 Sao Paulo-Palmerias / Spormax
14.15 Everton-Wigan / Spormax
21.00 Ankaraspor-Galatasaray / Lig Tv
23.00 Barcelona-Sporting Gijon / Ntv Spor
AVRUPA LİGİ YENİLİKLER

27 Ağustos 2009 Perşembe
DUA OLAYI

Benjamin Balima ve Florent Rouamba. Sheriff Tiraspol'da oynuyorlar. İkisi de Burkina Faso'lu. Sepp Blatter'in dua açılımından etkilenmiş olacaklar ki,Olympiacos-Sheriff maçında takımlar sahaya çıkarken onlar sahayı sınırlayan çizgilerin dışında kalıp dualarını öyle yapmayı uygun görmüşler. Hani saha dışındayken ofsayta kalınmadığını görmüştük ama bunu belkide hiç kimse düşünememiştir şimdiye kadar.
Merak edenler için. Duaları kabul olmadı bu arkadaşların. Olympiacos maçı 1-0 kazanarak Şampiyonlar Ligi hanesiine yazdırdı ismini.
PAVEL NEDVED VEDA ETTİ
Futbol hayatında 600'e yakın maça çıkan Pavel Nedved'te Juventus'tan yeni kontrat önerisi gelmeyince futbolu bıraktı. Nedved futbolu bırakırken ailesine daha fazla zaman ayırmak istediğini söylese de sanki 1 yıllık kontrat önerseler oynardı gibime geldi. Büyük oyuncuydu 2003'te ki performansı hala akıllarda. Ne vururdu uzaktan iki ayağı da iyiydi.Bazı kaynaklarda Juventus ona Ferrara'nın yanında bir iş verdi yazıyor ama doğrulayamadım.
26 Ağustos 2009 Çarşamba
UEFA YILIN FUTBOLCUSU

Adaylar belli oldu. İspanyol basını yılın futbolcusu ödülünün Messi'ye değil, Xavi'ye verileceğini iddia ediyor. Bakalım bir sürpriz olacak mı hep birlikte göreceğiz. Yarın saat 19.00'dan itibaren STAR ekranlarında görüşmek üzere.
UEFA Yılın Kalecisi
Petr Čech (Chelsea FC)
Víctor Valdés (FC Barcelona)
Edwin van der Sar (Manchester United FC)
UEFA Yılın Savunma Oyuncusu
Gerard Piqué (FC Barcelona)
John Terry (Chelsea FC)
Nemanja Vidić (Manchester United FC)
UEFA Yılın Ortasaha Oyuncusu
Steven Gerrard (Liverpool FC)
Xavi Hernández (FC Barcelona)
Andrés Iniesta (FC Barcelona)
UEFA Yılın Forvet Oyuncusu
Samuel Eto'o (FC Barcelona)
Lionel Messi (FC Barcelona)
Cristiano Ronaldo (Manchester United FC)
Cristiano Ronaldo ve Eto'o'nun yanındaki takımları görüp yanlış yazdığım düşünülmesin. Geçtiğimiz sezon forma giydiği takımlardaki performanslar dikkate alınıyor oylamada. Şampiyonlar Ligi'ne katılan takımların teknik direktörlerinin oylarıyla belirleniyor her kategorinin ve Avrupa'nın en iyi futbolcusu.
TATİL ANILARI - 3
Daha önceki Marmaris anılarımda Liverpool, Celtic ve Rangers için barların olduğundan ve Liverpool'un barından bahsetmiştim. Bu da tıpkı Anfield Bar'da olduğu gibi Manchester United'ın barı. Bir Liverpool'lu olarak Manchester United'tan haz etmediğim için buranın dışından sadece sizler için resim çekmeyi uygun gördüm. Eğer United'ı seviyorsanız ve yolunuz Marmaris'e düşerse bara herşeye rağmen özellikle bir maç gününde uğramanızı tavsiye ederim...
25 Ağustos 2009 Salı
TOPUN KARİZMASI GİDERSE
Eski topları hatırlarım. Futbol toplarını, hani şu 5'te devre 10'da biter maçlarında hunharca vurduğumuz toplar. Maç başlarken normal olan topun 10. golden sonra evrim geçirdiğini görürdük. Her seferinde üzerinden bir deri daha soyulurdu, aşınırdı, yıpranırdı. Çoğu dandik top, üzerinden sarkan deri parçasıyla ters yöne kavisler bile çizerdi. Az öyle gol yemedik zamanında.
Ama şimdi öyle değil ki. Teknoloji var. İnsan eli değmeden yapılıyor. Dikişsiz nakışsız üstelik. Bugün o tez de çürüdü.
Athletico Madrid-Panathinaikos Şampiyonlar Ligi Play Off 2. maçı. 16. dakikada Simao Sabrosa yerde kalıyor. Karar serbest vuruş. Alıyor topu eline ama o da ne. Topun yüzeyindeki deri kalkmış. Hakeme gösteriyor ''yırtıyorum bak sonra bıdı bıdı etme'' diye. Hakem Pieter Vink de ''yırt evladım onlardan daha çok var'' gibisinden yanaşıyor yanına.
Adidas bu sezon için üretmişti Finale'yi oysa. İlk maçta yırtılıp, çatlıyorsa bir daha gözden geçirsinler. Şampiyonlar Ligi bu, Avrupa'nın hatta dünyanın en büyük futbol organizasyonu. Maçlar 5'te devre 10'da bitmiyorki.
DONBASS ARENA

Fotoğrafta Sivasspor maçı öncesi Shakhtar'ın stadı görünüyor. Arka planda UFO gibi gözüken ise Shakhtar Donetsk'in yeni stadı Donbass Arena. Projenin yapımına 2006 yılında başlandı. Üstelik inşaatı bir Türk firması ENKA üstleniyor.

Projenin maliyeti kağıt üzerinde 250 milyon $. 50.000 kapasiteli olacak yeni stat. Aynı zamanda Ukrayna'nın Polonya ile birlikte düzenleyeceği 2012 Avrupa Şampiyonası için en önemli göstergesi. Henüz bitmeden UEFA'nın elit statlar kategorisine girdi bile.

29 Ağustos'ta bir Shakhtar maçıyla değil de Beyonce konseriyle açılışı yapılacak. Belki Shakhtar Donetsk de Süper Kupa'yı alıp bu keyife eşlik eder belli mi olur. 29 Ağustos aynı zamanda Donetsk'te ''Madenciler Günü'' olarak kutlanıyor. Shakhtar kelimesi ''kömür madencisi'' anlamına geldiği için açılışı anlamlı bir günde yapmak istemişler.

Stat aynı zamanda konser mekanı olarak da hizmet verecek. Bunun yanında stadın içinde Shakhtar Donetsk müzesi ve kulübün resmi alışveriş mağazası da bulunuyor.
Stadın yapımından itibaren günbegün takip edilmesi için stadı dışarıdan gösteren bir kamera sistemi de mevcut. Buyurun buradan takip ediniz. Kimbilir belki Cumartesi günü Beyonce'u da görebilirsiniz.
O DA ARTIK NOTTS COUNTY'Lİ

3 yıl önce Şampiyonlar Ligi finalinde takımının tek golünü atan bir ismin şu an 2. ligdeki Notts County'e transfer olması günümüz futbolunda artık garibimize gitmiyor. Yaşlandı da artık 35'ine merdiven dayadı Magpieslerin yeni ismi. Bir zamanlar İngiltere milli takımındaki patronu, şimdiki Magpieslerin sportif direktörü Sven Goran Eriksson istedi Sol'u.
O futbola başladığında doğanlar Premier Lig'i inletiyor şimdi. 32 numaralı formayı giyecek yeni takımında. Ne diyelim hayırlı olsun bari. Hatırlayanınız varmıdır bilmiyorum Guy Ritchie'nin Snatch filminin boks sahnesinde arkadaki fedai Sol Campbell'dan başkası değildi. Nereden aklıma geldiyse şimdi.
ANFIELD MI OLD TRAFFORD MU?

Arjen Robben. Babası Hans bir Alman Yahudisi, ama Hollanda vatandaşı. Aynı zamanda menajeri. Baba Hans mikseri aldı eline karıştırmaya başladı bu aralar ortalığı. Real Madrid'deki kadro zenginliğinin ardından oğlunun kolay kolay ilk 11'e giremeyeceğini düşünüyor tabi normal olarak. Real Madrid'e gider yapmış ''Ne Arsenal'ler, ne Galatasaray'lar istedi de vermedik'' diye. Liverpool'dan Rafa Benitez ısrarla istiyor O'nu şu an. Manchester United da girdi devreye. Ferguson sever böyle isimleri. Babasının gönlünde eskiden beri taraftarı olduğu Tottenham yatıyormuş. Ada vapuru yandan çarklı yani.
25 yaşında henüz genç Robben. Yani çoğu yıldız isme göre oldukça erken bir yaş. Bu zaman dilimine büyük takımları sığdırması O'nun ne kadar kaliteli olduğunun bir ispatı zaten.
HEPİMİZ IAN RUSH'IZ
24 Ağustos 2009 Pazartesi
SON CITY'Lİ
SÖZ PATO'DA

Yılların Milan'ı bu ufaklığa kaldı artık. Yok ki başka yıldız doğru dürüst. Her takım gençleştirme operasyonuna gider, Milan tam tersini uygular her sene. Hala şaşırıyorum bu yaşıyla nasıl hala Milan'da barınabiliyor yine. Ama gitgide O'nsuz olmuyor anlaşıldı. Takımının 2 golüne imza attı bu hafta az iş değil. Ama tek başına nereye kadar gider orası bilinmez.
ROMA YANIYOR
Onlar da İtalya'nın Trabzonspor'u. Kösice'den 3 gol yemeleri kötü şans derken, 3 gün geçmeden bir 3 daha yediler ama bu kez Genoa'dan. Ola ki Avrupa Ligi'nden elenir, önümüzdeki hafta da bir puan kaybı yaşanırsa Spaletti, St. Pietro meydanında bir bidon benzini kel kafasından aşağı boca edip intihar şov yapabilir.
23 Ağustos 2009 Pazar
TATİL ANILARI - 2
21 Ağustos 2009 Cuma
TATİL ANILARI - 1
20 Ağustos 2009 Perşembe
O ŞİMDİ NEREDE #6

Youssouf Falikou Fofana
Galatasaray Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Monaco ile eşleştiğinde Weah ile birlikte korkulu rüyaydı. Fakat Küçük Bülent görev aldığı ilk maçta O'nu muma çevirmesini bilmişti. Tam 8 sezon forma giydi Monaco'da. Futbol hayatının sonlarında yolu Ege'ye de düştü. Karşıyaka'da sadece 6 maç forma giyebildi ama o 6 maça 3 gol sığdırmayı da başardı. Gazeteye verdiği bir beyanatta ''pas almazsam boşuna koşmam'' demişti.
Memleketi Fildişi Sahilleri'nde şimdi. Drogba'ların, Kone'lerin, Sanogo'ların yetiştiği ASEC Abidjan'da sportif direktörlük yapıyor.
MAJID MUSISI
Futbola 15 yaşında ikinci lig takımı Mulago'da başladı.
1992'de Stade Rennes'e transfer olarak Uganda tarihinin Avrupa'da oynayan ilk futbolcusu oldu.
Musisi 1994–95 sezonunda Bursaspor’a geldi.Bursaya ilk geldiğinde beyaz kıyafetleriyle ulucamiden çıkmayan ve sık sık gazetecilere pozlar veren Mususi ‘ye ne olduysa havasından mı suyundan mı Ülkemizde alkol e inanılmaz bağımlı olan maç ve antrenmanlara çıkmadan önce bile kutularca kırmızı bira içen bir insan haline geldi.Bu arada aslında Bursaspor yönetiminin hedefi Mususi den önce Mali'li Fernand Coulibaly'di. Ancak bu futbolcuyla yapılan görüşmeler çıkmaza girince Mususi’de karar kılındı 1995'te UEFA tarafından ilk kez düzenlenen UEFA İntertoto Kupası'nda takımının büyük başarılar kazanmasına yardım etti. Penaltıyla elendikleri Karlsruhe maçında tarihe geçen oyuncu "timsah yürüyüşü" adlı gol sevincini buldu. Bursaspor’dan ilk Gaziantep’e gitmesi gündemde olan Mususi bu haberi uçakta alır hemde Gaziantep deplasmanına giden Bursaspor uçağında hemen hostesten 1 şişe viski isteyen kara bela inene kadar içip Gaziantepli yöneticilerin yanına ağlaya ağlaya o halde çıkınca Gaziantep transferi bir anda biter .İyice zıvanadan çıkan majid 1997'de 16 yaşındaki baldızına tecavüzden hapis yatar ve onun için Bursaspor defteri kapanır.. Aynı yıl Türkiye'ye dönüp Bursaspor’un ardından Çanakkale Dardanelspor'a giden oyuncu ordada çok uzun ömürlü olmaz. Bursaspor’un emektar malzemecisi Davut kozan bir röportajda onun için şu satırları söler futbol hayatının son yıllarında tekrar Türkiye’ye döner ve İstanbulda’yım bana malzeme gönder diye telefon açar orda buluşurlar .Tam anlamıyla sıfırı tüketen mususi orda zenci birinin evinde kalmaktadır evinde kalığı adamın eşi tarafından da o evde istenmemektedir.Malzemeciler tarafından Bursa’ya davet edilen Mususi tesiste idman yapar ve malzemeciler hoca Nejat Biyedic’in yanına girerler hocam Mususi burada onun adına bir şans isterler; ama Nejat hocanın cevabı nettir,istemiyorum.Ve Mususi malzemecilerden aldığı borç parayla yine meçhule gider.
Daha sonra Vietnam takımı Dà Nang F.C.'de futbol oynadı ve burada da gollerini sürdürdü. Bu dönemde AIDS virüsünü kaptı.
Mususi 13 Aralık 2005'te akşam saat 20-00'de bakım merkezinden hastaneye taşınırken hayatını kaybetti. Ölüm nedeni AIDS'e bağlı böbrek yetmezliğiydi Mususi'nin .
Mususi ölmeden 1 gün önce Bursaspor’un malzemecisi ve top oynadığı dönemlerde en samimi arkadaşı olan Davut Kozanı arayıp Türkçe hakkını helal et kardeş demesi de Türkiye yi ve Bursa’yı ne kadar sevdiğinin göstergesiydi. annesiyle beraber Amerika'da yaşayan iki çocuğu olmak üzere toplam sekiz çocuğu olmuştur efsanenin.Ruhun şad olsun imparator hızlı yaşa genç öl akımının fırsatçı santraforu...
Yazan: Trainer
CHELSEARMANI
19 Ağustos 2009 Çarşamba
REAL'İN ŞAMPİYONLUK ŞANSI

DAMAGES
Bundan sonra arada bir böyle izlediğim ve beğendiğim dizi, filmlere yer vereceğim. Mutlaka izleyenler olmuştur. Avukatlıkla alakalı olan Damages öyle her zamanki avukatlık filmlerine benzemiyor. Komplolar , cinayetler , davalar belli olan bir konu üzerinden devam ediyor. Kopukluk yok , oyuncular çok iyi. 10 üzerinden 8.5 veririm. İmdb de 8.8'le oylamış.
O'NUN ARABASI VAR

Tuhaf adam Stephen Ireland. Canı sıkılır kaynak peruk yapar, arkadaşları dalga geçti diye ertesi gün çıkartır. Gol atar, tribünlere şortunu indirir, formasının altına Superman tişörtü giyer. Arabası da normal olmayacaktı elbette. Manchester City'de oynuyorsun, mavileri çekmişsin üstüne. Ne işin olur senin morla pembeyle. Maksat farklı olmak ya, çok iyi başarıyor bunu İrlandalı.
18 Ağustos 2009 Salı
BABASININ OĞLU #5

Xabi Alonso'nun oğlu Jon pek bir rahatsız objektiflerden. Hemen de geçirmiş sırtına Real formasını. 1.5 yaşında henüz. Babası geçen sezon Liverpool formasıyla Inter deplasmanındayken hayata gözlerini açtı. Babasının adı Xabier fakat Xabi deniliyor. Kendi ismi de aslında Jontxu. Bu yaşta ayak bastı çimlere Real Madrid formasıyla. Devamı gelecek mi bakalım.
EN ŞİŞMAN KALECİ

William Henry Foulke
Nam-ı diğer Fatty. Sheffield'ın gururu. 1897 yılında sadece 1 kez bile olsa İngiltere milli takım kalesini bile korudu. Futbola da doğduğu şehir olan Sheffield United takımında başladı. Tam 9 sene kalesini korudu Sheffield'ın. Akabinde 1 yıllık bir Chelsea macerası. Petr Cech yokken O vardı yani. İşin ilginç yanı aktfi sporculuk hayatına 141 kilo olarak başlamış, jübilesini de 165 kiloda yapmış. Oysa biz spor yapmak zayıflatır bilirdik. Boyu da 1.93. Yani uzaktan bakınca kalede bir çam yarması izlenimi veriyor. O'nunla çarpışan forvetler haritadan siliniyordu galiba.
17 Ağustos 2009 Pazartesi
BATI-POLO

Genç Batistuta henüz 22'sinde bu resimde. Tüyü bitmemiş yetim modunda. 9 yıllık Fiorentina maratonunun henüz başında. ''Sus'' işaretinden çok uzak ellerini bağlamış ardında. Keşke yolu Roma'ya hiç düşmeseydi de kendini rezil etmeseydi. Roma Olimpiyat stadındaki olaylardaki çirkefliğiyle hayli eksi puan almıştı Türk hayranlarından. Sonrasında zaten değirmen Inter'de tamamladı kariyeri. Al Arabi'yi saymıyorum bile, para olmazsa olmazı insanın. Gitti memleketine, bıraktı ayaktopunu. Bindi atına verdi kendini poloya. Bir dönem O'nunla büyüdü. İyiki de vardı.
MAVİLER

Chelsea'li futbolcular koro halinde kulübün marşı ''Blue Is The Colour''u seslendiriyorlar. Sene 1972. O zamanlar Roman Abramovich 6 yaşında henüz ve muhtemelen Chelsea diye bir kulübün varlığından bile haberdar değil.
BLUE IS THE COLOUR
Blue is the colour, football is the game
We're all together and winning is our aim
So cheer us on through the sun and rain
Cos Chelsea, Chelsea is our name.
Here at the Bridge, whether rain or fine
We can shine all the time
Home or away, come and see us play
You're welcome any day
Blue is the colour, football is the game
We're all together and winning is our aim
So cheer us on through the sun and rain
Cos Chelsea, Chelsea is our name
Come to the Shed and we'll welcome you
Wear your blue and see us through
Sing loud and clear until the game is done
Sing Chelsea everyone
Blue is the colour, football is the game
We're all together and winning is our aim
So cheer us on through the sun and rain
Cos Chelsea, Chelsea is our name.
Blue is the colour, football is the game
We're all together and winning is our aim
So cheer us on through the sun and rain
Cos Chelsea, Chelsea is our name.












